Yeni trend: ‘’Yüksek proteinli süt ve süt ürünleri’’

Dunya Gida - - Içindekiler - Özlem As

Besfin Finansal Danışmanlık tarafından hazırlanan rapora göre; tüketiciler laktozsuz ve probiyotik süt ve süt ürünlerini tercih ediyor. Y ve Z kuşağı sağlıklı yaşam ve spor konusuna önem verdiği için yeni trend: ‘’Yüksek proteinli süt ve süt ürünleri’’. Yoğurt ve kefir ürünlerinde meyve aromalarına talep her geçen gün artıyor. Manda ve keçi sütünden üretilen peynirlere de talep artıyor.

Proje Finansmanı, M&A Danıșmanlığı ve Finansal Danıșmanlık alanlarında faaliyet gösteren Besfin Finansal Danıșmanlık, Dünya Gıda için “2020 yiyecek & içecek pazarında geleceğe yönelik vizyonu”nu içeren bir yiyecek-içecek sektörü raporu hazırladı. Besfin’den Analist Derya Tören ve Pınar Elif Yaktıyol, önümüzdeki dönemde sektördeki beklentileri ve șu andaki tüketici sektör eğilimlerini anlattı.

Y ve Z kușağının lükse eğilimi yüksek kaliteli ürünü artıracak

Tüketicilerin duyularını harekete geçiren gıdaları almak istediğini belirten Pınar Elif Yaktıyol, aldıkları ürünün sunumunun, dıș görünüșünün ve ambalajının seçimlerini etkilediğini söyledi. Tüketicilerin yeni ürünleri denemeye açık. olduğunu belirten Yaktıyol, “Tüketiciler doğal, saf ve otantik olana dönmek istiyor. Organik gıda ürünlerine olan talep artıyor. Y ve Z kușağının lükse olan eğilimleri, yüksek kaliteli ürünleri tercihi arttıracak. Beraberinde tüm ürünlerin, her yerden erișilebilir olmasını bekliyorlar. Tüketiciler tarafından sürdürülebilir ve etik üretim gün geçtikçe önem kazanıyor. Sunulan gıda ürününün tüketiciye ve topluma zarar vermeden, çevreci bir yaklașımla sunulması tüketici için son derece önemli” dedi.

Tüketicilerin doyurucu, tam öğünler yemek yerine daha az ve sık öğünler tercih ettiğini ifade eden Yaktıyol, “Tüketici davranıșındaki bu değișim, gıdalarda küçük boyutlu paketlerin trendini arttırıyor. Gelișmekte olan piyasalarda șehirleșme ve kadınların iș dünyasındaki yerinin gün geçtikçe artması, kolaylık ihtiyacını beraberinde getiriyor. Bu nedenle dıșarıda yemek yeme alıșkanlığı artıyor. “Food is the new fashion’’. Tüketiciler deneyimledikleri yeni yemekleri arkadașlarıyla sosyal mecralarda paylașmak istiyor” diye konuștu.

Tüketicilerin tercihi laktozsuz ve probiyotik süt ve süt ürünleri

Soya sütü, badem sütü ve hindistan cevizi sütüne olan talebin artmasının beklendiğini belirten Derya Tören, hindistan cevizli, yaban mersinli, ananaslı ve avakadolu ürünleri daha çok göreceğimizi söyledi. Tören, “Tüketici talebi bu yönde artıyor. Özellikle vegan beslenenler için soya sütü, badem sütü ve baklagiller kullanılarak hazırlanan ürünlerin çeșidi artıyor. Tüketicilerdeki doğal olanı seçme eğilimi yemek yemek için kullanılan araçların hammaddelerindeki tercihlerini de etkilemekte. Örneğin; porselen tabaklar yerine tahta tabaklarda sunumların ön plana çıkması vb. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde mor ve siyah renkli besinlerin sayısının artması hatta beyaz rengin yerine geçmesi bekleniyor. Mor rengin ise sağlığı çağrıștırdığı düșünülüyor. Glutensiz beslenme son yıllarda önem kazanmıștır. Özellikle tohumlarla ve glutensiz unlarla yapılan ürünlere talep artıyor. Karabuğday, chia tohumu, keten

tohumu, badem ve nohut unu vb. Tüketiciler laktozsuz ve probiyotik süt ve süt ürünleri tercih ediyor. Y ve Z kușağı sağlıklı yașam ve spor konusuna önem verdiği için yeni trend: “Yüksek proteinli süt ve süt ürünleri’’. Yoğurt ve kefir ürünlerinde meyve aromalarına talep her geçen gün artıyor. Manda ve keçi sütünden üretilen peynirlere de talep artıyor. “Azaltılmıș’’ ve “ilave edilmiștir’’ kavramları önemli bir hal almıștır” diye konuștu.

Yiyecek tüketimi ve servisinde eğilimler

Türkiye’de yiyecek tüketimine ilișkin bilgiler veren Pınar Elif Yaktıyol, yüksek lif içeren ve ekși mayalı, yüksek kar marjlı ekmeklera talebin artığını belirtti. Yaktıyol, “Fast food zincirlerindeki artıș zaman kısıtı olan tüketicilere daha fazla seçenek sunuyor. Fırın ve pastane ürünleri ülkemizde sıkça tüketilmekte olup, ülkemizin yeme alıșkanlığında popüler ve ulașılabilir olması sebebiyle önemli bir yer tutmaktadır. Evde tüketime hazır paketlenmiș ekmeklerin tüketimi düșüktür ancak popülaritesi giderek artıyor. Artan gelir, ve sağlık bilinciyle beraber birçok ekmek tipinin pazarının büyümesi bekleniyor. Bunlara yüksek lif içeren ve ekși mayalı, yüksek kar marjlı ekmekler örnek olarak gösterilebilir. Artan harcanabilir gelirler ve değișen tüketim modelleri, paketlenmiș ve ișlenmiș gıdalarda, yemeye hazır yemekler ve dondurulmuș gıdalar gibi artan ilgiye neden olmuștur. Tam zamanlı istihdamda kadınların sayısının artması, ülkenin paketlenmiș, dondurulmuș ve hazır gıda sektörleri için de bir büyüme fırsatı sağlamıștır ve önümüzdeki dönemlerde de büyümesi beklenmektedir” dedi.

Yiyecek servisine ilișkin konușan Derya Tören, șu tespitleri yaptı: “Genç ve kentsel nüfusun giderek artması, sayıları gittikçe artan AVM’ler için büyüme açısından pozitif etki olușturacak. AVM’lerin yiyecek-içecek için ayrılan alanların artması beklenmekte. Uluslararası fast-food firmaların bașarısının yanı sıra geleneksel Türk lezzetleri- nin fast food haline uyarlanması yükselen bir trend haline gelmiștir. Sağlıklı yiyecekler sunan fast-food restorantları sayılarının gittikçe artması beklenmekte. Günlük paket yemek servisi veren (diyet takibi, kalori takibi vb. yapan) firmaların sayısı ve cirolarının artan bir trend etkisinde olacaktır. Evlere servis seçenekleri gittikçe artmakta, değișen tüketici profiline uyum sağlamaktadır.”

Pınar Elif Yaktıyol

Derya Tören

Süt ve süt ürünleri sektörü net satıșlar/özkaynaklar rasyosu ile di

ğer sektörlerden pozitif ayrıșmaktadır.

2017 yılında Türkiye’de süt üretimi 20.6 milyon ton.

2007 yılında Türkiye’nin süt üretimi 12.3 milyon ton iken 2017 yılında bu miktar yüzde 68 artıș göstererek 20 milyon ton seviyelerine çıkmıștır.

Sektör ortalamaları için Türkiye dahil 32 farklı ülkeye ait toplam

70 șirketin verileri kullanılmıștır.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.