Türkiye’de meyvecilik ekonomisi ve küresel gelişmeler

Dunya Gida - - Içindekiler -

Dünya taze meyve pazarında son 10 yıldaki yüzde 7’lik büyüme, pazar erişimi, değişen tüketici tercihleri, daha profesyonel bir perakende ortamı, tüketicinin satın alma gücündeki artış ve gelişmiş lojistik, (kontrollü atmosfer) depolama ve soğuk zincir tesisleri gibi faktörler sayesinde olmuştur.

Türkiye, dünya üzerinde bulunduğu coğrafi konumu nedeniyle tropik bahçe bitkileri dıșında tüm meyve türleri için oldukça elverișli bir iklime sahiptir. Bu bakımdan Türkiye, bahçe bitkileri kültürünün doğuș yeri, dünyada yetișen birçok meyve türünün ana vatanı konumundadır (Ağaoğlu ve ark., 1997). Bahsedilen meyve türlerinin ülkemizdeki tarımı çok eski yıllara dayanmaktadır.

Ülkemiz meyveciliğinde tür ve çeșit zenginliği, iklim ve toprak koșullarının uygun olması, konum olarak kușların göç yollarının üzerinde bulunması ve Anadolu’da tarihin ilk çağlarından itibaren pek çok medeniyetin var olması nedeniyledir. Bugün için dünyada kültürü yapılan 138 meyve türünden 75’e yakını ülkemizde yetiștirilebilmektedir. Kökeni Anadolu olan meyve türleri arasında elma, armut, ayva, alıç, ahlat, ahududu, böğürtlen, çilek, dut, bektași üzümü, erik, kiraz, vișne, kızılcık, kușburnu, Antepfıstığı, badem, ceviz, fındık, kestane sayılabilir. Bu türler dünya meyve ticaretinde de önemli türlerdir.

Ülkemiz farklı iklim bölgelerine sahip olduğundan yukarıda değinilen türler en ekonomik olarak yetiștirilebildikleri bölgelerde yoğunlașmıștır. Örneğin ılıman iklim meyve türleri olarak bilinen elma, armut, kiraz ve vișne çoğunlukla Orta Anadolu ve geçit bölgeleri ile Karadeniz bölgesinde, Antepfıstığı ise daha çok Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, incir ve turunçgiller ise kıyı bölgelerimizde yoğunlașır.

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Türkiye meyveciliğinde önemli gelișmeler gözlenmiștir. Ülkedeki meyve bahçesi sayısındaki artıșla birlikte meyve üretimimiz hızlı bir ivme kazanmıștır. Bununla birlik- te Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve üniversitelerdeki çalıșmalar sayesinde modern meyve yetiștiriciliği ile ilgili güncel bilgiler çiftçilere aktarılarak önemli gelișmeler kaydedilmiștir.

Türkiye sahip olduğu ekolojik koșullar nedeni ile dünya meyveciliğinde önemli bir konumdadır. Türkiye’de toplam tarım alanları içinde 1990 yılında meyve üretilen alan oranı %10,9 iken 2015 yılında %13,7’e yükselmiștir. Toplam üretim 1990-2015 yılları arasında 13,3 milyon tondan 17,5 milyon tona artıș göstermiștir. Bunun en önemli nedeni meyve gelirlerinin artmasıdır.

Dünya toplam meyve üretimi 2014 yılında 690 milyon ton olarak gerçekleșmiștir. Türkiye 14,3 milyon ton’luk bir üretim miktarı ile toplam dünya üretiminin %2,07’sini karșılamıștır. Bu bakımdan Türkiye Çin, Hindistan, Brezilya, ABD, Meksika, İspanya, Endonezya, Filipinler ve İtalya’dan sonra dünyanın 10. meyve üreticisi konumundadır. Ayrıca 2014 yılında Türkiye kiraz (19,8%), incir (26,4%) ve fındık (63,1%) üretimi bakımından dünyada 1., kayısı (8,3%) da 2., vișne (13,4%), kestane (3,11%), zeytin (11,5%), Antepfıstığı (9,3%), ayva (16,5%) üretiminde ise 3. büyük ülkedir (TUIK, 2016).

Son yüzyılda dünya yapısındaki değișime meyve pazarında yașanan değișimler de ayak uydurmuștur. Bu süreçte küresel taze meyve pazarındaki gelișmeleri șu șekilde sıralamak mümkündür:

Dünyada 2050 yılına kadar gıda ihtiyacının %60 artması beklenmekte olup, ekonomik gelișmeler ve gelir artıșı tüketicileri daha kaliteli gıdalara, yani taze meyve ve sebze tüketimine yönlendirmektedir.

Alkollü içecek üretimi için kullanılan meyveler dıșında, dünyada üretilen meyvelerin %80’i taze meyve olarak satılmaktadır.

Dünyada yetișen meyvelerin %9’u ihraç edilmekte, bu oran giderek artmaktadır.

ABD ve Avrupa ülkelerinde taze meyve pazarı doymuș pazarlar olarak görülmektedir. Ancak diğer ülkelerde pazar büyüklüğü giderek artmaktadır.

Organik meyve tüketimi kiși bașı gelirin yüksek olduğu ülkelerde giderek artmaktadır. Organik meyve pazarının toplam taze meyve pazarı içindeki oranı Avustralya’da %2, Hollanda’da %5, ABD’de %9 ve İsveç’te %15 oranına ulașmıștır.

Muz, elma, narenciye ve üzüm en çok ticareti yapılan meyveler olup Latin Amerika ülkeleri pazarın en büyük payına sahiptir. Ancak Çin pazar payını giderek artırmaktadır.

Taze meyve tüketimi konusunda dünyada en önemli trendi sosyal medya belirlemektedir. ‘Super-Food’ olarak pazarlaması sosyal medyada yapılan avokado, yabanmersini gibi ürünler, pazar paylarını son 10 yılda giderek artırmıștır.

Dünya taze meyve pazarındaki son 10 yıldaki %7’lik büyüme (UN Comtrade), pazar erișimi, değișen tüketici tercihleri, daha profesyonel bir perakende ortamı, tüketicinin satın alma gücündeki artıș ve gelișmiș lojistik, (kontrollü atmosfer) depolama ve soğuk zincir tesisleri gibi faktörler sayesinde olmuștur.

Teknoloji sayesinde birçok meyve, deniz yoluyla okyanus ötesi tașınabilmektedir. Bu șekilde Șili, Peru, Ekvator ve Brezilya gibi Latin Amerika ülkeleri için ticari fırsatlar doğmuștur.

Meyve üretiminde robot teknolojilerinin kullanımı, manuel meyve toplama yönteminin maliyetli ve yavaș olmasından dolayı giderek artmaktadır. Gelecekte robotların sezonluk ișçilerin yerini alması beklenmektedir.

Vakum yöntemi ile toplanan elmalar tașıma üniteleri içindeki kutulara esnek kol sayesinde direkt yerleștirilmektedir. Aynı șekilde çilek gibi narin meyveler, olgun olan ürünü anlayabilen sensörler ile tespit edilip, otonom robotlar aracılığı ile toplanarak tarlada ambalajlanmaktadır.

Önemli meyvecilik potansiyeli olan Türkiye’de bu alanda var olan sorunlar bu potansiyelin artmasını engellemektedir. Bu sorunlara ilișkin ve așağıda sıralanan çözüm önerileri, küresel rekabette bașarıyı artıracaktır (ATO 2017). Temel önerileri șu șekilde sıralamak mümkündür:

Meyve alanlarının hedef pazarların tüketici eğilimlerine göre belirlenen güncel çeșitlerle yapılandırılması

Coğrafi ișaretleme, markalașma ve tanıtım faaliyetlerine önem verilmesi. Meyveciliğin gelecek yıllarda șiddetini artırması beklenen kuraklık sorunu dikkate alınarak planlanması

Yașlanmıș ve verimden düșmüș bahçelerin çağdaș meyvecilik ilkelerine uygun olarak yenilenmesi

Standardizasyona ve ambalajlamaya önem verilmesi, soğuk hava depolarının yaygınlaștırılması ve kapasitelerinin artırılması

Fındık, kayısı, antepfıstığı, incir gibi türlerde aflatoksin riskine karșı kurutma makinelerinden yararlanılması

Çoğu küçük ölçekli ișletmelere sahip olan meyve üreticilerine yönelik örgütlenmenin desteklenmesi

Kalıntı analiz laboratuvarlarının sayılarının artırılması

Rekabet șansının yükseltilebilmesi için destek ve kredi miktarlarının artırılması. Sebze yetiștiriciliğinde pazar olanaklarının artırılması, küçük çiftçilerin desteklenmesi, üreticilerin kooperatifleșmeye yönlendirilmesi

Mevcut gelișmelerden Türkiye’nin yararlanması ve olumsuzluklardan etkilenmemesi sıralanan öneriler yanında alınacak doğru ve zamanlı politikaların varlığına sıkıca bağlıdır.

Kaynakça

Ağaoğlu, Y.S., Çelik, H., Çelik, M., Fidan, Y., Gülșen, Y., Günay, A., Halloran, N., Köksal, A.İ., ve Yanmaz, R., 1997. Genel Bahçe Bitkileri. T.C. A.Ü.Z.F. Eğitim, Araștırma ve Geliștirme Vakfı Yayınları No: 4, Ankara.

Ankara Ticaret Borsası ( ATB) 2017. Dünyada ve Türkiye’de Yaș Sebze ve Meyve Üretimi, ATO Raporlar, Ankara.

TUIK, 2016. Meyve Üretimindeki Gelișmeler, Ankara.

Bugün için dünyada

meyve türünden kökeni Anadolu olan elma, armut, ayva,

Bu türler dünya

Prof. Dr. Erdoğan Güneş Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.