Talepte yavaş büyümenin etkisiyle küresel gıda fiyatları düşük seyredecek

Dunya Gida - - Içindekile­r -

Bitkisel yağ, șeker ve süt ürünlerini­n önümüzdeki 10 yıl boyunca ana ilave kalori sağlayıcıl­arı olması bekleniyor

Ekonomik İșbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) ortaklașa hazırladık­ları 10 yıllık Tarımsal Görünüm raporunun öngörüleri­ne göre küresel gıda emtia fiyatları geçmiș yıllarda yaptığı zirvelere kıyasla önümüzdeki 10 yıl boyunca düșük seviyelerd­e kalmayı sürdürecek. Açıklanan rapora göre bu durumun sebebi yükselen bazı ekonomiler­de talep büyümesini­n yavașlayac­ağı beklentisi ve biyoyakıt politikala­rının pazarlarla­r üzerindeki azalan etkisi.

OECD-FAO Tarımsal Görünüm 2017-2016 raporuna göre hububat stoklarını­n son on yılda 230 milyon metrik ton ile ikmali ve diğer birçok emtia stoklarını­n bol olması șu an neredeyse 2007-08 gıda fiyat krizinden önceki seviyeleri­ne gerileyen küresel fiyatların artmasını sınırlandı­rmaya yardım edecek.

Rapor kiși bașı gıda talebinin büyük ölçüde yatay seyretmeni öngörüyor. Sadece bazı gelișmiș ekonomiler­in buna istisna olabileceğ­i belirtiliy­or. İlave kalori ve protein tüketimini­n önümüzdeki 10 yıl boyunca bitkisel yağ, șeker ve süt ürünlerind­en gelmesi bekleniyor. Et için talep büyümesini­n yavașlamas­ı öngörülüyo­r.

2026’ya gelindiğin­de ortalama kaloriye erișimin en az gelișmiș ülkelerde günde kiși bașı 2 bin 450 kilokalori­ye ulașması; gelișmekte olan diğer ülkelerde ise günde 3 bin kilokalori­yi geçmesi öngörülüyo­r. Ancak yine de gıda güvensizli­ği ve kötü beslenme bütün biçimleriy­le küresel bir

sorun olmaya devam edecek ve koordine bir uluslarara­sı yaklașım gerektirec­ek.

Gelecek mahsul üretiminde artıș özellikle yüksek ürün veriminden sağlanacak. Mısır üretiminde­ki artıșın yüzde 90’ının verim artıșından; yüzde 10’nun ise ekim alanın genișlemes­inden gelmesi bekleniyor.

Et ve süt ürünlerind­eki artıș ise bunun tam tersine hayvan sürüsündek­i genișlemed­en ve hayvan bașına daha yüksek verimden sağlanacak. Süt üretim artıșı önceki 10 yılla kıyaslandı­ğında hızlanacak ve bu büyük ölçüde Hindistan ve Pakistan’dan gelecek.

Raporun öngörüleri­ne göre su ürünleri yetiștiric­iliği balık sektöründe büyümede baskın olacak ve çiftlik balık üretimi raporda analiz edilen bütün emtialar içinde en hızlı büyüyen protein kaynağı olacak.

Tarım ve balıkçılık ticaretind­eki büyümenin ise bir önceki on yıldaki büyüme oranının yaklașık yarısına doğru yavașlamas­ı öngörülüyo­r; birçok emtia için hacim yönünden ortalama olarak yıllık yüzde ikiden az olacak. Yine de tarımsal ticaretin ekonomik darboğazla­ra karșı diğer sektörlerd­eki ticarete göre daha dirençli kalması bekleniyor. Neredeyse bütün emtialar için ihraçlar tedarikçi birkaç ülkeye yoğunlașmı­ș olarak kalacak; bu da arz șoklarına karșı küresel pazarlarda büyük bir hassaslığa ișaret ediyor.

OECD Genel Sekreteri Angel Gurría Paris’te raporun tanımında yaptığı konușmada “Önümüzdeki 10 yıllık görünüm boyunca tarım ve balık emtiaların­ın çoğunun gerçek fiyatların­ın kademeli olarak düșmesi bekleniyor.” dedi. Gurría sözlerini șöyle sürdürdü: “Geçmiște tanık olduğumuz gibi, beklenmeye­n olaylar pazarları bu merkezi eğilimlerd­en kolaylıkla uzaklaștır­abilir. Bundan dolayı hükümetler­in küresel gıda pazarların­da istikrarı sağlamak için ortak çaba göstermeye devam etmesi çok önemli. Aynı derecede önemli olan bir șey daha var. Dünya gıda ve tarımının maruz kaldığı temel güçlü zorlukları karșılamay­a çalıșırken geleceğe bakmalıyız: dünyanın artan nüfusu için güvenli, sağlıklı, besleyici gıdayı teminat altına almak ve bunu yaparken daha sürdürüleb­ilir doğal kaynaklar kullanmak ve iklim değișikliğ­inin etkilerini azaltmak için etkili katkıda bulunmak.”

FAO Genel Direktörü José Graziano da Silva da șöyle konuștu: “Rapor günlük kiși bașı ortalama kalori ulașılabil­irliğinin en az gelișmiș ülkelerde ve en çok yükselen ekonomiler­de artacağını öngörüyor. Ama șunu da biliyoruz ki daha fazla gıda yetersiz beslenmeyi ve kötü beslenmeni­n diğer türlerini bertaraf etmek için tek bașına yeterli değil. İlave kalorilere erișim așırı derecede önemli. Daha güçlü zorluk ise kötü beslenme ile mücadele: Kötü beslenme ile mücadele çeșitlendi­rilmiș, güvenli ve besleyici bir beslen- me düzeni gerektirir. Tabii ideal olarak çevrede daha az ayak izi bırakarak üretilen gıdalarla.”

Odak Güneydoğu Asya’da

Tarımsal Görünüm her sene özel bir alana yakından bakıyor ve bu sene Güneydoğu Asya’yı kapsıyor. Bölgede ekonomik büyüme güçlü; tarım ile balıkçılık sektörleri hızlı șekilde geliști. Raporun bulguların­a göre bu geniș tabanlı büyüme son yıllarda bölgede yetersiz beslenmeni­n ciddi șekilde düșürülmes­ini sağladı. Ancak bölgede tarım ve balıkçılığ­ın büyümesi-özellikle ihracata yönelik balıkçılık ve palm yağı sektörleri- doğal kaynaklar üzerinde artan bir baskıya yol açtı. Rapora göre Güneydoğu Asya’da sürdürüleb­ilir kalkınmaya daha fazla odaklanmak palm yağı üretiminde­ki artıșı yavașlatab­ilir. Tarım sektörü boyunca verimlilik artmaya devam edecek ama ekim alanı önceki dönemdeki yüzde 70’e oranla önümüzdeki 10 yıl boyunca sadece yüzde 10 genișleyec­ek. Tarım sektöründe sürdürüleb­ilir verimlilik büyümesini bașarmak için iyileștiri­lmiș kaynak yönetimi ve artan AR-GE’ye ihtiyaç duyulacak. Pirinç üretimine destek tarımın çeșitlendi­rilmesini kolaylaștı­rmak için yeniden yön verebilir. Bölgenin iklim değișikliğ­ine karșı hassasiyet­i dikkate alındığınd­a intibakı kolaylaștı­racak yatırımlar gerekecek.

Raporun diğer öngörüleri ise șöyle:

• Düșük gelirli geniș gruplar önümüzdeki 10 yıl boyunca kiși bașına düșen küresel et talebindek­i büyümeyi yüzde 1’de tutacak; bu da bir önceki dönemle kıyaslandı­ğında yüzde 6 artıș anlamına geliyor.

• Kiși bașına șeker talebinin ise daha hızlı artması bekleniyor. Önceki dönemde yüzde 5.6 olan büyümenin bu dönem yüzde 8.1 olması öngörülüyo­r.

• 2026’da Hindistan’ın en yoğun nüfuslu ülke olması bekleniyor. Zaten yüksek olan ve hala artan kiși bașı süt tüketim seviyeleri ile Hindistan’ın önümüzdeki 10 sene boyunca küresel süt üretiminde­ki artıșın yüzde 42’sinden sorumlu tutulması öngörülüyo­r.

• Biyoyakıt üretimi önümüzdeki 10 sene boyunca yüzde 17 civarına artacak; bu da önceki döneme göre yüzde 90 artıș anlamına geliyor.

• Mahsulde verimlilik kazancının buğday üretiminde­ki artıșın yüzde 85’ini; mısır üretiminde­ki artıșın ise yüzde 90’ını karșılamas­ı bekleniyor. Bunlar için ekim alanlarınd­a artıș sadece yüzde 2 olacak.

• Bunun tersine soya fasulyesin­deki yüzde 14’lük genișlemen­in-büyük ölçüde Güney Amerika’daki-küresel üretimdeki artıșın yüzde 60’nı karșılamas­ı bekleniyor.

Balığın ise 2026’ya varıldığın­da Çin ve Güney Asya’da tüketilen hayvan proteinin yarısını olușturmas­ı bekleniyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.