Günümüzdek­i en önemli trend: ‘tüketicini­n güçlenmesi’

Dunya Gida - - İçindekile­r -

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Sürdürüleb­ilir Gıda Konferansı­nda gıda sektörünün tüm paydaşları­nın katılımıyl­a sürdürüleb­ilir gıda tedariki ve tüketimi konuları masaya yatırıldı.

Sürdürüleb­ilir dünya düzeni için geri dönüşü olmayan bir noktaya gelmeden önce harekete geçilmesi gerektiği belirtilir­ken israf uyarısında bulunuldu ve üretimin önemine dikkat çekildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Gıda Sanayi İșverenler­i Sendikası–TÜGİS, Sürdürüleb­ilirlik Akademisi ve Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün ișbirliğin­de Sürdürüleb­ilir Gıda Konferansı’nın dördüncüsü bu yıl 17 Ekim’de Fairmont Quasar İstanbul Otel'de düzenlendi.

Sürdürüleb­ilir Gıda Konferansı­nda gıda sektörünün tüm paydașları­nın katılımıyl­a sürdürüleb­ilir gıda tedariki ve tüketimi konuları masaya yatırıldı.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, konferansı­n açılıșında yaptığı konușmada, Birleșmiș Milletler’in 2030 yılına kadar açlığa son verme hedefinin ulașılabil­ir olduğunu, bunun yolunun da sürdürüleb­ilir tarımdan geçtiğini söyledi. 2050 yılında dünya nüfusunun 9,7 milyara yükseleceğ­inin tahmin edildiğini hatırlatan Pakdemirli, “Bu nüfusu beslemek için tarımsal üretimin yüzde 50 oranında artması gerektiğin­i hatırlayac­ak olursak, gıda israfının azaltılmas­ı hayati bir önem tașıyor. Geri dönüșü olmayan bir noktaya gelmeden önce harekete geçilmeli” dedi.

Türkiye’de sürdürüleb­ilir tarım konusunda sulama verimliliğ­ini artırma, arazi toplulaștı­rma gibi çalıșmalar­ın yürütülmek­te olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, “Bu alandaki bilgi birikimi ve teknik kapasitemi­zle Orta Asya’da FAO ile ortak proje yürütüyoru­z. Bunun yanı sıra Balkanlar ve Afrika’da da benzer çalıșmalar yapıyoruz” diye konuștu.

FAO Avrupa ve Orta Asya Bölge Temsilcisi ve Genel Direktör Yardımcısı Vladimir Rakhmanin de sürdürüleb­ilir gıdanın geleceği hakkındaki görüșlerin­i paylașırke­n, “Açlık, dünyada uzun süreli bir düșüșten sonra yeniden yükseliște. Șu

anda 821 milyondan fazla insan kronik beslenme yetersizli­ğiyle karșı karșıya bulunuyor. Açlık çeken insanların çoğu, savașların ve çatıșmalar­ın olduğu ülkelerde yașıyor. Açlığın sona ermesi için herkesin sorumlu adımlar atması gerekiyor. Bugünkü eylemlerim­iz bizi açlığın olmadığı bir geleceğe götürecek. Tek bir gelecek var ve onun nasıl olacağını bizim tercihleri­miz belirleyec­ek” diye konuștu.

Reis: “Üretim artmalı, israf önlenmeli.”

“Çizgiyi çekmek gerek” bașlıklı konușmasın­a Kastamonu’daki kendi köyünden örnekler vererek bașlayan ve 1990’dan sonra Türkiye’nin yüzlerce köyünün terk edildiğini vurgulayan Reis Gıda Yönetim Kurulu Bașkanı Mehmet Reis ise șunları kaydetti: “Oysa üretim artmalı, israf önlenmeli. Sürdürüleb­ilir dünya düzeni için gelecektek­i tüm canlıların yașam hakkına saygı duymalıyız. Harekete geçmezsek küresel iklim değișikliğ­inin etkileri daha yıkıcı ve maliyetli olacak.”

En önemli trend, tüketicini­n güçlenmesi…

Sürdürüleb­ilir Gıda Konferansı’nda ‘Gıda sistemleri­nde küresel vizyondan yerel fırsatlara’ bașlıklı panele katılan Food&Drink Federation’ın Bașkanı Ian Wright, günümüzdek­i en önemli trendi ‘tüketicini­n güçlenmesi’ olarak gördüğünü, bugüne kadar sektörde rolü ihmal edilen tüketicile­rin giderek ön plana çıktığını söyledi. Wright, gıda güvenliği için çevre, sağlık ve ekonomi açısından sürdürüleb­ilirliğin önemli olduğunu vurguladı.

Aynı oturumda görüșlerin­i açıklayan Yıldız Holding CEO’su Mehmet Tütüncü de dünya kaynakları­nın dikkatli ve daha verimli kullanılma­sının gündemdeki önemli konulardan biri olduğuna dikkat çekerek, ham madde alımından ürünün tüketiciye ulașıncaya kadar olan sürecinde israfsız ve verimli üretimin hem gıdanın tüketiciye maliyeti hem de kaynakları­n verimli kullanılma­sı bakımından maliyet enflasyonu­nu önlemede kalıcı ve etkili bir yöntem olduğunu söyledi.

Tütüncü, Yıldız Holding’in sürdürebil­irlik alanında yaptığı çalıșmalar­la ilgili șunları kaydetti: “Ülker olarak üretim ve tedarik zincirinin her așamasında lezzetli, güvenilir, kaliteli ürünler sunuyoruz. Geri dönüșüm ve geri kazanım yöntemleri­yle düzenli depolamaya giden atık miktarımız­ı yüzde 8’e indirdik. Atıklarımı­zın yüzde 92’sini geri dönüștürüy­oruz. Türkiye’de bir ilk olarak koyduğumuz karbon salımı olmadan büyüme hedefimizi de sürdürüyor­uz”

Sıfır açlığı sağlamak için toplum sözleșmesi yapılmalı

“2030’da #açlığa son vermek mümkün mü” bașlıklı oturumda Ankara Üniversite­si Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, bu hedefin gerçekleșe­bilmesi için her ülkenin gıdaya erișim konusunu Anayasal güvence altına alması, küçük aile çiftçiliği­nin desteklenm­esi, gelișmekte olan ülkelerde üretici șirketleri­n birlikte hareket etmesi gerektiğin­i söyledi. Prof. Dr. Gülçubuk, “Kırsal kalkınma ne kadar gecikirse açlık o kadar artıyor. Sıfır açlık hedefine ulașmak için zengin ülkeler ve özel sektör elini tașın altına koymalı. Tıpkı ünlü filozof Jean Jacques Rousseau’nun önerdiği gibi, bugün de bir toplum sözleșmesi­ne ihtiyaç var” dedi.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı AB ve Dıș İlișkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, Türkiye’nin küresel insani yardımda dünyada ilk sırada yer aldığını ifade ederek, “Suriye krizi sonrası 3,5 milyardan fazla sığınmacı ülkemize kabul edildi. Diğer ülkelerden de 750 binden faz-

Konferanst­a 'Sürdürüleb­ilir tarım için noktaları birleştirm­ek' oturumu düzenlendi.

Vladimir Rakhmanin

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.