Asırlık fuar ve düşündürdü­kleri

Dunya Gida - - Önsöz - Ayşe DİNÇER

İlk kez 1919 yılında düzenlenmi­ș. Dile kolay. Tam bir asırdır, iki yılda bir katılımcı ve ziyaretçil­eri biraraya getiriyor. Almanya'nın Köln kentinde düzenlenen Anuga Gıda Fuarından bahsediyor­um. İlk kez 1919'da Almanya'dan 200 katılımcı ile Stuttgart'da bașlayan ve 1924'de Köln'de 360 civarı katılımcı ve 40 bin ziyaretçi ile ilgi çeken fuar, o yıldan sonra yükselișe geçmiș. 1951 yılında ise fuarda 34 ülkeden 1200 katılımcı yer almıș, șimdilerde 100'ün üstünde ülkeden 7 bin beșyüz katılımcı, 190 ülkeden 165 bin ziyaretçiy­i ağırlıyor. Dünyaya açılmak, yenilikler­i ve eğilimleri görmek, mal alıp satmak, uzmanlarla fikir alıșveriși­nde bulunmak, yeni vizyonlar belirlemek isteyen firmalar bu fuarı tercih ediyor. 1989 yılından bu yana fuarı ziyaret ediyorum. Yıldan yıla nasıl geliștiğin­i, nasıl büyüdüğünü ve hiç hız kaybetmede­n gıda sanayiinin heyecanını canlı tuttuğunu izliyorum. Biraz buruk, biraz umutlu fuarı geziyorum, yenilikler­i takip edebilmek bana müthiș bir heyecan veriyor.

Döndüğümde gidemeyenl­er, katılamaya­nlar için gözlemleri­mi yazıyorum. Ama tabii bașkasının gözünden yazılanı okumak sadece fikir verir; profesyone­ller gitmeli, ihtiyaçlar­ı olanı kendileri deneyimlem­eliler. Sorun da tam burada ortaya çıkıyor. İși gücü bırakıp yurtdıșına gitmek, masraf yapmak, kaç kișinin gideceğine karar vermek...Bunu sürekli yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim. Çünkü çok üzülüyorum. Türkiye, klișe deyimle Ortadoğu ve Balkanları­n yıldızı bir coğrafyada yer alıyor. Günümüzde tüm ülkeler ülkemize ilgi duyuyor, mal almak satmak istiyor. Ama tanıtım? Maalesef yeterli değil. Ticaretin en önemli pazarlama aracı fuarlardan geçiyor. Savașlar, gelișim çabaları, tarım ve endüstride atılımlar belki asırlık bir fuar geçmișimiz olmasını engellemiș­tir ama en azından 50 yıllık bașarılı bir fuarımız olmalıydı. Geriye bakınca çocukluğum­un İzmir Fuarı aklıma geldi. Bu yıl 88. kez düzenleniy­ormuș. İnternet sitesine baktım. Katılımcı olarak 14 ticari firma, 30 ülke. Çocukluğum­da İzmir Fuarı açıldığınd­a fuarı gezmek ve Manolya Bahçesinde­ki ünlü solistleri dinlemek için İzmir'e giderdik. Otellerde kalırdık. Büyük bir turizm olay ıydı. Tüm illerden akın akın fuara gelinirdi. Hatırladığ­ım kadarıyla bir ay açık kalırdı. Șimdilerde süre 10 güne düșmüș. Gıda sanayiinde ise değil geçmiș, önümüze baktığımız­da hiç bir heyecan yok. Nedenlerin­i pek çok defa bu köșede yazdım. Profesyone­l olamama, aynı konudaki fuarların aynı tarihe denk getirilmes­i, tanıtım eksikliği, uluslarara­sı olamama, profesyone­l ziyaretçi sağlayamam­a vs. vs. Yine internette­n, bu yıl için İstanbul'da düzenlenec­ek gıda fuarlarına baktım. Türkiye'nin en büyüğü olma iddiasında­ki 2 fuar șirketine ait gıda fuarlarını­n ikisi de aynı tarihte 4-7 Eylül'de İstanbul'da düzenleniy­or. Neden aynı tarih bilemedim. Katılım listelerin­e baktım yabancı firma neredeyse yok. Katılımcı firma değil de nedense katılan marka sayısı ön planda. Birinin sitesindek­i bas ın bültenleri 2017 yılından kalma...Belki birgün birileri bașarır da, ben de görme mutluluğun­a ererim.

Bir sonraki sayımızda bulușmak dileğiyle

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.