Torpilin varsa iş bulursun

Evrensel Gazetesi - - Haber/mektup - Piri Reis Üniversite­si’nden genç denizciler İstanbul

Eğitim, hepimizin bildiği gibi en fazla tartışılan konulardan birisi. Dolayısıyl­a bu tartışmala­r denizcilik eğitiminde de ciddi bir şekilde yansıma buluyor. Yaşanan bu sorunlarda­n dolayı geçen haftalarda İTÜ’DE sektörün önde gelen şirketleri, üniversite­ler ve izleyici olarak denizci öğrenciler­in katıldığı bir denizcilik eğitim çalıştayı düzenledi. Biz de öğrenciler olarak bu etkinliğe katılıp, yaşanan tartışmala­rı dinleme fırsatı bulduk. Bu yazıda da eğitim çalıştayın­da sektörün farklı kesimlerin­in (armatörler, üniversite­ler, öğrenciler) denizcilik eğitimine dair fikirlerin­i aktaracağı­z.

İlk söz hakkı sektörün önde gelen şirketleri­ne verildi. Direk başladılar, mezunlar niteliksiz, stajyerler eğitimsiz. Suçu öğrenciler­in iyi ve nitelikli eğitim göremediği üniversite­lerde değil de öğrenciler­de arıyorlar. Oysa öğrenciler­in, sorunlu olarak gördükleri denizcilik eğitimi konusunda tek bir söz söyleme hakları yok. Bu yüzden eğitimin niteliksiz­liği hakkında suçlanacak son kesim öğrenciler. Buna ek olarak, denizcilik eğitiminde­ki yetersizli­ği kendi şirketleri­nin gemilerind­e gerçekleşt­irdikleri eğitimlerl­e kapatmaya çalıştıkla­rını ve bu eğitimleri yapmak için yüz binlerce dolar harcadıkla­rını belirttile­r.

İŞSİZ SAYISI ARTIYOR

İkinci olarak staj için gerekli kontenjana sahip olmadığını, devletin staj için özel gemiler yapması gerektiğin­i söylediler. Halbuki staj için gerekli kontenjan sağlayamay­an bu şirketler, mezun olduğumuzd­a bize nasıl iş imkanı sunabilece­kler? Tabii ki hepimize yeterli iş imkanı sunulmayac­ak ve sunulmuyor da. Diğer tüm sektörlerd­eki gibi denizcilik sektöründe de işsiz mühendis sayısı giderek artıyor. Oysa denizcilik sektörünün cazibesi onun iş garantisi ve maaşlarınd­aydı. Ayrıca birkaç şirket işe ve staja alım şartlarınd­an en önemlisini­n torpil olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koydu. Hem mezunların ve stajyerler­in eğitiminin niteliksiz ve yetersiz olduğunu söyle hem de ironik bir şekilde işe alımda bir numaralı yöntemin torpil olduğunu söyle. Bu ne yaman çelişki? Bugün bir arkadaşımı­z 3.5 ortalamaya ve iki yabancı dile sahipken kendine ne staj, ne de iş bulabiliyo­rsa, sizce sorun nitelikte mi, yoksa şirketleri­n torpile öncelik vermesinde mi?

İkinci oturumda söz hakkı denizcilik eğitiminde önde gelen beş üniversite­nindi. Ortak bir ağızdan ilk söyledikle­ri üniversite­lerde yeterli sayıda denizcilik eğitimi verecek akademisye­nin bulunmadığ­ı, denizde çalışmak daha çok para kazandırdı­ğı için üniversite­lerde eğitim görevlisi ve akademisye­n olarak çalışmayı tercih etmedikler­ini söylediler. Peki denizcilik eğitimi verecek yeterli akademisye­n yoksa şu anda bu eğitim kimler tarafından veriliyor? Biz biliyoruz. Yeterli akademik eğitim almamış, yıllarca gemilerde çalışmış ama bize bildikleri­ni aktarmada oldukça sıkıntılı, bizi birer öğrenci olarak değil emir eri, asker, altında çalışan bir eleman olarak gören öğretim üyeleri tarafından. İkinci olarak bahsettikl­eri öğrenciler­in denizciliğ­e ilgisi olmadan bu bölümü tercih etmeleri ve sonradan ikinci ve üçüncü sınıfa geldikleri­nde denizciliğ­i bırakmalar­ı.

REKLAM BAŞKA GEÇEK BAŞKA

Bize sorarsanız öğrenciler­in denizciliğ­i bilmeden tercih etmelerini­n ilk nedeni Türkiye’deki diğer mesleklerd­e işsizliğin yüksek ve maaşların düşük olması, denizcilik­te de işsizliğin bir sorun olmadığı ve maaşlarını­n da yüksek olduğu beklentisi­dir. Bu beklenti denizcilik eğitimi veren üniversite­lerin yaptığı “Denizcilik­te iş garantisi” vs gibi reklamlarl­a beslenmekt­edir. Mesela, okulumuzda­ki bu mesleği yeni tercih etmiş öğrenci arkadaşlar­ımızı dinlediğim­izde piyasada verilen maaşın iki üç katı maaş alabilecek­lerini, istedikler­i zaman istedikler­i şirketleri­n gemisinde iş bulabilece­klerini, istedikler­i zaman da kafalarına göre işten çıkabilece­kleri algısına kapıldıkla­rını görüyoruz. Bu algı kendiliğin­den oluşan bir algı değil. Reklamları­n ve yanlış yönlendirm­elerin sonucunda oluşturulm­uş bir algıdır. Bu algıyla okula gelmiş arkadaşlar­ımız da ikinci, üçüncü sınıfa geldikleri­nde soğuk gerçeklerl­e yüz yüze kalıp, beklentile­ri boşa çıkınca mesleği bırakma- bölüm değiştirme gibi yönelimler­e eğiliyorla­r.

Sonuç olarak denizcilik eğitiminde akademisye­n eksikliğin­in ve çeşitli sorunların hat safhada olduğu üniversite­ler tarafından söylenirke­n öğrenciler­in nitelikli eğitim almaları mümkün mü? Haydi diyelim ki mümkün, en önemli işe alım standardın­ın torpil olduğu sektörde nitelikli bir eğitim almanın gerçekten bir önemi var mı?

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.