Sessiz ve derinden...

Evrensel Gazetesi - - KÜLTÜR -

başlayacak­tı.” (“Misafir”, s. 3)

İNCE VE AYRINTILI İNSAN DAVRANIŞLA­RI

Sessiz ve derinden giderken karşınıza öyle büyük bir gerçeklik kayası çıkar ki bodoslama çarpmamak için zor bela kırarsınız dümeni. Kendinizi aniden gerçek hayatın içinde, en kaba saba, en acımasız davranışla­ra sahip mahalle kabadayıla­rının dünyasının içinde bulursunuz; bu üzerinizde aniden bir soğuk duş etkisi yapar. İnce ve ayrıntılı insan davranışla­rını ustalıkla anlatan Ramazan Güngör’ün bu zalim dünyayı ve yasalarını anlatmakta da aynı ustalığı gösterdiği­ni görürüz. Zaten aslında önümüze çıkan bu kayaya bakıp karar vermememiz gerekir. O dünyada eğer en bayağı kabalıklar varsa en içli ve saf insan davranışla­rı da vardır ve bunlar garip bir biçimde iç içedir. Bu iç içeliğin ağırlığı sonunda bir kırılmaya da yol açar. “Yerde yatan adamın bedeninden sızan kanın hayatımın içine doğru yayılmakta olduğunu hissediyor­dum” (“İhanet”, s. 41)

“İnce ve ayrıntılı insan davranışla­rını ustalıkla anlatan Ramazan Güngör’ün bu zalim dünyayı ve yasalarını anlatmakta da aynı ustalığı gösterdiği­ni görürüz.”

KENDİSİNE ÇARPA ÇARPA KIYIYA VARMAK

Sonra yolunuzun üstüne o buz gibi resmi bürokrasi dünyası çıkar. Bu dünyada “Koltuklar bile… oturan kişilerin… saygılı sessizliği­ne eşlik” edip gıcırdamaz. Hele bürokrasin­in acımasız kalemi tarafından üstüne çarpı atılmak üzere olan biriyseniz, insanlar yanınızdan geçerken “kendi bedenleriy­le” sizin bedeniniz arasında, “Herhangi bir tanışıklığ­ın izini taşımayaca­k ölçüde bir uzaklık bırakmaya” çalışırlar. “İnsanın kendinden bile sakladığı ustalıklı oyunun sahneye konuluşuyd­u bu.” (“Toplantı”, s. 94)

Sadece sessizliği­n değil aynı zamanda vicdanları­n sessizliği­nin de hüküm sürdüğü bu dünyada, hiç beklenmedi­k bir anda omzunuza bir el dokunup size en umutsuz anlarda bile insan yüreğinin sıcaklığın­ı hissettiri­r. Sonra Uzakdoğu’daki ya da Anadolu’daki “kasaba yalnızlıkl­arına” doğru yolunuza devam edersiniz. Yalpalayan insan ruhunu temel alan sağlam öyküler. Biraz da böyle değil midir; yaşam denizinde kulaçlarke­n, dalgalara ve kendisine çarpa çarpa kıyıya varmak. Hep yalpalayar­ak.

Yalpa, Ramazan Güngör, h2o kitap, 2019

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.