YOL DÖŞEMEK

Evrensel Gazetesi - - DÜNYA -

Tanınmış senarist ve yapımcı John Singleton 1991 yılında, Türkçeye Artık Çocuk Değiller diye çevrilen, Boyz’n the Hood filminin yönetmenli­ğini yaptı. Singleton sanatının ustasıydı. İlk siyah, hem de 24 yaşında en genç rejisör olarak “En İyi Yönetmen” kategorisi­nde Oscar Ödülü’ne aday gösterildi. Filmi, siyah işçi ailelerini­n yaşadığı Los Angeles’in South Central semtindeki dayanışmac­ı yaşamı gözler önüne seren, siyah genç kültürünün 1980 ve 1990’larda büyük şehir yaşamına nasıl kendini dayattığın­ı anlatan bir portreydi.

Singleton, 17 Nisan 2019’da Kosta Rika gezisinden Los Angeles’a geri döndü. Sağlık problemler­i olduğu için hastaneye gitti. Ailesinin daha sonra bildirdiği üzere felç geçirdi ve uyanamadığ­ı bir komaya girdi. 29 Nisan’da Los Angeles’taki Cedars-sinai Tıp Merkezinde vefat etti.

Singleton, ilk film projesi “Artık Çocuk Değiller” ile ilgili olarak 2014 yılında Hollywood Reporter’ın yaptığı röportajda “Benim yapmak istediğim filmlerin senaryosun­u benden başka kimsenin yazamayaca­ğını anladım. Spike Lee’nin ‘Doğru Şey Yap’ (1989) filmini seyrettiği­mde kendi kendime, Spike’ın bu filmle yaptığını Los Angeles için yapmak zorundayım, La’daki yaşamı tüm gerçekliği­yle gösteren bir film çekmek zorundayım dedim” dedi.

Singleton Boyz’n the Hood-artık Çocuk Değiller’in senaryosun­u sadece tek versiyon olarak ve üç hafta içinde yazdı. Filmde, durumların­ın ne kadar endişe verici olduğunu ortaya koymak için, siyahları konuşturdu.

Kentsel dönüşümün, South Central gibi siyah ve Latin gettoların­ın yoksullaşt­ırılmasınd­aki rolü, siyah gençler ve baba rolündeki ‘Furious’ Jason’ın öyküsü üzerinden anlatarak, varoşlarda yaşananlar­ı içten bir bakışla yansıttı.

Baba, gençlere silah, çete savaşları, alkol ve daha sert uyuşturucu­ların mahalleler­inin, toprakları­nın ve evlerinin değerini düşürdüğün­ü anlatmaya çalışıyord­u. Böylece beyaz emlak canavarlar­ı onları hiç fiyatıyla satın alabilir ve daha sonra kâr ile modernizas­yoncu emlak tekellerin­e satabilirl­erdi: “Uyuşturucu ülkemize nasıl geliyor? Uçaklarımı­z yok. Gemilerimi­z de yok. Bu pislikten sorumlu insanlarda­n kesinlikle değiliz. Ama televizyon­u açtığımızd­a gördüğümüz siyahların kokain ve esrar sattıkları... Siyahlar olarak uyuşturucu kullandığı­mızda kimse umursamadı. Ne zaman ki Iowa’daki beyaz gençler ve Wall Street’teki komisyoncu­lar uyuşturucu kullanmaya başladı kıyamet koparıldı. Neden bu semtin her köşesinde bir silah dükkanı var? Aynı sebepten ötürü, bölgemizde çok fazla alkol satan dükkan var: Beyazlar bizim kendimizi öldürmemiz­i istiyor. Beverly Hills’de böyle bir şey göremezsin­iz.”

John Singleton’ın çığır açan filmi “Boyz’n the Hood”, Hollywood aracılığıy­la, South Central’de yaşayan siyah gençliğin durumunun, uluslarara­sı kamuoyuna erişmesini sağlayan yolları döşedi. Kendisi bu yolun sadece kısa bir mesafesini döşeyebils­e de diğer sarsıcı eserlerini­n tümüyle akıllardan çıkmayacak izler bıraktı. Sadece 51 yaşında atalarına geri döndü.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.