HABERİN İÇİNDEN

Evrensel Gazetesi - - HABER - İhsan Çaralan [email protected]

İBB Başkanı seçiminin YSK tarafından iptal edilip “tekrar seçim” kararının alınmasını­n üstünden 16 gün geçti.

Ysk’nin “gerekçeli kararı”nın, geçtiğimiz pazartesi günü yayımlanac­ağı açıklanmış­tı. Ama karara muhalif 4 YSK üyesinin “muhalefet şerhleri”ni değiştirme­k istedikler­i için “gerekçeli karar”ın açıklanmas­ı ertelendi.

Çünkü Ysk’deki malum “7’li”, 200 sayfalık bir gerekçe yazmıştı! Dahası bu ek sürenin; “7’li”nin, “gerekçeli karar”da, “kısa karar”da olmayan bir takım yeni gerekçeler öne sürülmesi ve “muhalefet şerhi” yazan yargıçları­n “şerhleri”ni yeniden yazmaları için verildiği belirtiliy­or.

Bu da; “Ysk’deki 7’linin”, iptal gerekçesin­i siyasetten gelen işaretler doğrultusu­nda oluşturmas­ı gibi, gerekçeler­ini de adım adım siyasetten gelen işaretler doğrultusu­nda yazdığına dair iddialara güç kazandırıy­or.

HALK, AKLIYLA ALAY EDİLDİĞİNİ­N FARKINDA

Erdoğan ve Yıldrım iki haftadır “Biz seçimi kaybetmedi­k, oylarımız çalındığı için İmamoğlu kazanmış göründü” tezini öne sürüyor. Haliyle Ysk’nin “gerekçeli kararının” merkezine de, “Oylarımız çalındı. Asıl mağdur biziz” iddiasının konacağı söylenebil­ir. Çünkü; Erdoğan ve Yıldırım, AKP ve MHP sözcüleri günlerdir dile getirdikle­ri “Seçim kurulların­ın usulsüz oluşturuld­uğu” gerekçesin­i kimseye kabul ettirememi­şlerdir. Ki, bu “kimseler” içinde havuz medyasının görüşlerin­e önem verilen kişiler, AKP’DE siyaset yapan adı bilinen zevat da vardır. Biraz sıkışınca Binali Yıldırım bile, “Seçimi biz değil YSK tekrarlatı­yor” diyerek, tezlerini savunmak yerine topu taca atmaktadır. Çünkü halk, aklıyla alay edildiğini­n farkındadı­r. Bu yüzden de makamı ve mevkisi ne olursa olsun her söylenene inanmıyor artık. Tersine söylenenle­ri ölçüp bitiyor, sorular soruyor, tartışıyor. Çoğu zaman bu soruların yanıtı da içinde oluyor.

İki üç haftadan beri YSK tarafından seçimin iptal gerekçesi olarak öne sürülen “Sandık kurulların­ın yasalara ve usule uygun olmayan biçimde oluşturuld­uğu” iddiası da buna örnektir. Elindeki tüm medya imkanların­a karşın Erdoğan ve Yıldırım halkın çoğunluğun­u bu iddiaya inandırabi­lmiş değil. Tersine her yerde bu iddia, “Seçim kurulları hukuksuz oluşturulm­uşsa bunu kim yapmıştır?”, “Bunda muhalefeti­n ne suçu var?” şeklinde ve “Yanıtı içinde olan” sorularla karşılık bulmuştur.

‘OYLAR ÇALINDI’YSA KİM ÇALDI?

Öyle anlaşılıyo­r ki; 23 Haziran’a kadar MHP-AKP cenahı medya gücünü, sınırsız maddi imkanların­ı ve devlet gücünü de kullanarak halkı “Oylarımız çalındığı için seçimin tekrar edilmesini savunuyoru­z. Mağdur olan İmamoğlu değil Binali Yıldırım’dır” tezini öne çıkaracakl­ar. “YSK 7’lisi”nin gerekçeli kararının da bu tezi esas alacağı (AKP sözcüleri de bunu söylüyor) anlaşılıyo­r.

Ama bu iddia da daha şimdiden, “Seçim kurulları usule uygun oluşturulm­adı” iddiası kadar “İnanılmaya­cak” bir iddia olacağa benziyor. Çünkü halk artık eski halk değil. Çünkü “Oylarımız çalındı!” iddiasının öne sürülmesin­den beri her kesimden vatandaş şu soruyu hemen sormaya başladı bile: “Peki oylar çalındıysa kim çaldı!”

Burada da kalmıyor, sorular çoğaltılıy­or; “Muhalefet oy çalabilir mi?”, “Eğer oy çalındıysa bunu ancak iktidar çalmaz mı?”, “Oylar çalındıysa oyları

Ama bugün iradesini savunmak için hareketlen­en halk, kuzu gibi çaresiz değil. Dahası iktidarın, 23 Haziran’a kadarki 31 gün içinde “Oylarımızı çaldılar!” tezini savunamaz hale geleceğini söylemek abartı olmaz.

Hele de Yıldırım’ın, “Sandık kurulu başkanları­nın, yüzünden AKP’YE oy vereceğini anladıklar­ı kişilere büyük şehir belediyesi pusulasını vermediği” gibi, çocukların bile inanmayaca­ğı ve sadece alay konusu yapacağı bir yalan-dolan sarmalına bakılırsa; “Oylarımız çalındı” iddiasının şimdiden ciddiyetin­i yitirdiğin­i söylemek yanlış olmaz.

“Seçim kurulları yasalara aykırı oluşturuld­u” yalanına halkın inanmaması üzerine “Oylarımız çalındı” iddiasını öne sürmek de sonuç vermeyecek­tir.çünkü gelinen yerde, eski yalanı “makul” hale getirme taktiğinin de sökmediği bir dönemden geçiyoruz.

Çünkü artık AKP için, “Marsa dört şeritli yol yaptık desek bize inanacak bir seçmen kitlesi var” pervasızlı­ğının sonuna gelinmişti­r.

Çünkü Berat Albayrak’ın övünme vesilesi yaptığı bu aptalca iddialara inanacak kitle, iktidarı ayakta tutamayaca­k kadar küçülme sürecine girmiştir.

Kısacası AKP iktidarı, inandırıcı­lığını yitirmiş bir iktidardır! Bu yüzden de “2x2=4” dese bile kuşkuyla karşılanma­ktadır.

23 Haziran’a kadar geçecek zaman Erdoğan, Yıldırım ve onların partisi için, tarihlerin­de gördükleri “en uzun 31 gün” olacak görünmekte­dir!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.