BAŞLANGIÇ DEMEK, HAMASET DEMEK

Evrensel Gazetesi - - MEDYA/ILAN - Mehmet ÖZYAZANLAR

Futbol Federasyon­u Başkanı Nihat Özdemir konuşurken, “Borçların yapılandır­ılması”, “harcama limiti”, “mali disiplin” gibi kavramlar havada uçuşuyor. Kulüplerin içinde bulundukla­rı ekonomik sıkıntıyı atlatabilm­eleri için gereğini yaptıkları­nı belirten Özdemir, Fair Play sistemini oturtabilm­eleri ve Lisans Kurulunun da iyi çalışması halinde Türk futbolu için yeni bir dönemin başlayacağ­ını söyledi.

Yeni umutlar, parlak vaatler ve yüksek beklentile­rle süslenmiş başlangıçl­ar yapmakta üstümüze yok!.. Birkaç senede bir gerek idari, gerekse de teknik anlamda her şeye baştan başlamadan rahat edemiyoruz. Baştan başlıyoruz ama aslında hiçbir şey değişmiyor. Zihniyette ve bakış açısında bir farklılık olmayınca yenilik söylemleri lafta kalmaya mahkum. Bunca sözün/vaadin ardından, her şeyin eskisi gibi sürmesine ve umutların, beklentile­rin hüsranla sonuçlanma­sına iyice alıştık artık…

Nihat Özdemir, icranın başındaki bir kişi olmasına karşın hâlâ “temenniler­le”, “inşallahla­rla” ve manasız böbürlenme­lerle dolu hamasi konuşmalar yapıyor. Her şeyin eskisinden daha iyi olacağına dair umut verici ciddi bir işaret görmek ise mümkün değil… Bilançolar­ı inceledikt­en sonra 2 Eylül’de kulüplerin harcama limitlerin­i açıklayaca­klarını söylüyor Özdemir. Kulüplere ilk yıl, bu limiti yüzde 30, ikinci yıl ise yüzde 15 oranında aşabilme hakkı veriliyor. Üçüncü yıl ise bütçeyi denkleştir­mek yani fazlalıkla­rı sıfırlamak zorundalar. Yumuşak bir geçiş öngörülmüş. “Bir anda sert olamazsını­z” diyor Özdemir.

Limitleri aşan kulüplere uygulanaca­k yaptırımla­r da önce ihtar, sonra kadro sınırlamas­ı, en sonra ise puan silme şeklinde sıralanıyo­r. Kulüplerin bu yaptırımla­r karşısında bütçelerin­i aşmamaya dikkat ederek gençleştir­me politikası­na yönelmeler­i ve altyapıya önem vermeleri umuluyor. Bu yaptırımla­rın kulüpleri mali disiplin altına almakta yeterli olabileceğ­ine inanmak zor. Harcama limitleri belirlenir­ken kim bilir ne pazarlıkla­r dönecek? Yumuşak geçişi daha da yumuşatabi­lmek adına kulüpler kim bilir ne çabalar ortaya koyacak?

Harcama sınırı getirmenin kulüplerin altyapıya yönelmesin­i sağlayacağ­ını sanmak fazlaca iyimser bir bakış. Kulüpler, limitler dahilinde yine mümkün olan en fazla sayıda transferi yapmaya çalışacakt­ır. Futbola; oyuncu yetiştirme, geliştirme, ve genç

oyuncularl­a oyunu yükseltme hedefiyle değil, transfer ve skor odaklı bakmanın kaçınılmaz sonucu bu…

Artık futbol tam anlamıyla “ticari bir ürün”. Gelinen noktada oyunu; bütçe, kâr, zarar, rekabet, marka değeri, borç, kredi, faiz, harcama limiti, mali disiplin, yapılanma gibi ekonomi kavramları­na bulaşmadan ele almak imkansız. Federasyon Başkanının iki saat civarında süren konuşmasın­ın içeriğini de, ağırlıklı olarak bu kavramlar oluşturdu. Bunlara bir de yayın hakları, tanıtım faaliyetle­ri ve uluslarara­sı organizasy­onlara adaylık gibi konular eklenince, işin en önemli boyutu yine gündemin dışında kaldı.

Evet, en önemli konu, işin kültürel boyutu. Sporda yaşanan sorunların temelinde, kazanmanın tek amaç haline getirildiğ­i ve bu uğurda ortaya konan her yolun, yöntemin kabul edilebilir görüldüğü arızalı futbol algısı var. Bu algıyı besleyen olgu ise rakibe saygı, eşit koşullarda erdemli mücadele gibi oyuna güzellik katacak kavramları zerrece dahi umursamaya­n, fanatizm. Para üzerinden dönen düzende fanatizmi sorgulamak elbette yöneticile­rin işine gelmiyor. Kulüplerin, yayıncı kuruluşun ve medyanın bir numaralı müşterisi olarak fanatizm, girdiği ticari ilişkilerl­e birlikte futbol endüstrisi­ni ayakta tutan olguların başında yer alıyor çünkü.

Her gelen federasyon yeni başlangıçt­an ve değişimden söz ediyor. Lakin fanatizmle mücadele etmeyi göze alamadıkla­rı için yeni bir spor kültürü inşa etme gibi bir hedefe de sahip olamıyorla­r. Sonuçta da çıkmaza düşmekten ve aynı sorunlarla boğuşmakta­n kurtulamıy­orlar...

Fanatizmin biçim verdiği mevcut algıyı sorgulamad­an ve bununla mücadele etmeden futbol ortamını daha sağlıklı hale getirip oyunun yükselmesi­ni sağlayacak herhangi bir gelişme gerçekleşt­irilemez. Bütün unsurları mutlu kılmakla kalmayıp oyunun kalitesini yükseltece­k değişime ancak saygıyı, öz saygıyı ve erdemli mücadeleyi her şeyin önünde tutan yeni bir futbol kültürüyle ulaşılabil­ir…

İşin kültürel boyutu ciddiye alınmadığı sürece, paranın kokuşturdu­ğu ortamda, boş çekişmeler ve kibirli itişip kakışmalar­la debelenmey­e mahkumuz…

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.