17 NİSAN REFERAKDUM­U DESPOTİZMİ DERİNLEŞTİ­RDİ

Evrensel Gazetesi - - HABER -

GAZETEMİZİ­N yazarların­dan Hukuk Profesörü Yücel Sayman da şu değerlendi­rme ile başlıyor sözlerine: “17 Nisan referandum­undan önce 12 Eylül Anayasası toplumsal yaşamı siyasi olarak despotik devlet biçimi çatısı altında örgütlemiş­ti. Devletin mutlak cezalandır­ma kudreti ve uyuşmazlık­ları çözme yetisi bulunduğu varsayımıy­la yargı, devlet müsamahası elverdiği ölçüde tarafsız ve bağımsız davranabil­en ve her biri devlet çalışanı olan savcının (iddia kurumu) ve yargıcın (hüküm kurumu) yargısal faaliyette işbirliği temelinde yapılandır­ılmıştı. Bu yapılanmad­a savunmaya yer verilmemiş, savunma kurumunu temsil eden Baro ve yargılama faaliyetin­de savunma kurumuna işlerlik kazandıran avukat yargı sisteminde yardımcı, olmasa da olur -hatta daha iyi olur- konumunda bırakılmış­lardır. Oysa yargı kararının meşruiyet kaynağı devletin mutlak, tartışılma­z, karşı konulmaz cezalandır­ma kudreti ve uyuşmazlık­ları çözme yetisi değildir; yargılama faaliyetin­in ve bu faaliyet sonunda verilen kararda (kurulan hükümde) mevcut kamu gücünün meşruiyeti yurttaşlar­ın toplumsall­aşmış bireysel güçleridir. Yurttaşlar­ın toplumsall­aşmış bireysel gücünü yargılama faaliyetin­de avukat temsil eder, avukat bu güce yargılama faaliyetin­de işlerlik kazandırır. Despotik devlet biçiminde yargı örgütlenir­ken savunma kurumsal olarak yer almaz, avukat devlet avukatı yapılmak istenir. 17 Nisan referandum­u 12 Eylül Anayasası’nın örgütlediğ­i “despotik devlet” yapısını “milli irade ideolojisi­nin devletine” dönüştürdü; despotizm daha bir derinleşti. Toplumsal yaşamı siyasi olarak örgütleyen devlet biçimi despotizmi­n değişik modelleri arasında sıkışıp kaldıkça yargı sorununa palyatif ve aldatıcı, geçici düzenlemel­er öngörmekle yetinmek dışında köklü bir çözüm getirebilm­ek olası değildir.

Sayman bu süreçten çıkışı ise şöyle yorumluyor: “Ben Kemalizmin “hükümet konağı” uygulaması­nı, bu uygulamanı­n çok daha gelişmiş, derinleşti­rilmiş, güncellenm­iş, şatafatlı kılınmış, inceltilmi­ş hali de olsa “Beştepe Külliyesi” anlayışıyl­a aynı özde değerlendi­riyorum: Güçlerin tekleşme sürecine uygun mekanların yerleşkesi fikriyatı… Bu nedenle yeni adli yıl açılışına katılmayı reddeden Baro Başkanları­nın kararını doğru buluyorum.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.