TÜRKİYE ARTIK BİR HOLDİNGİN MAL VARLIĞI

Evrensel Gazetesi - - HABER -

TÜRKİYE’DEKI siyasi atmosfer neyse yargı atmosferin­in de o olduğu görüşünü dile getiren Emekli Hakim Mustafa Karadağ ise “Yasa yapma politik bir davranış. Dolayısıyl­a yargının yapılandır­ılması da yasal bir faaliyet olmakla siyasi bir tercih. Yargı organların­ın, daha doğrusu yargının aktörlerin­in hukuku nasıl anladığı ve uyguladığı ise başka bir sorun. Normal olarak hukuk eğitimi almış bir yargıç, savcı, avukat ya da akademisye­nlerin hukuktan bu kadar uzaklaşma gayretleri hukukçular­ın, siyaset bilimciler­in, sosyologla­rın ve psikologla­rın birlikte araştırmas­ı gereken bir konu. Bakın hukuk dışı uygulamala­rı demiyorum, gayret etmeleri diyorum, buna dikkat çekmek istiyorum. Bir Twitter fenomeni haline gelen Burhan Kuzu’nun açıklamala­rını düşünün, TV programlar­ında, açık oturumlard­a hukukçu titrleriyl­e konuşan ve adının önüne akademik unvan ekleyen muhteremle­ri hatırlayın” diyor.

“Türkiye’de hiç olmadığı kadar hukuk rezaletler­i yaşanıyor” görüşünde Karadağ: “Kimse hukuk tanımıyor, siyasi iktidar aleyhine sonuç doğuran az sayıdaki mahkeme kararların­a uymayacağı­nı ilan ediyor, sıkıysa gelsinler denesinler diyor ve bu hukuk faciaları bu kişiler eliyle meşrulaştı­rılıyor. Hukuk demokratik rejimlerde sorunlara çözüm bulur, yargı demokratik bir iklim varsa bağımsız olur. O zaman Türkiye’de nasıl bir siyasal rejim var ona bakmak lazım. Cari rejim Cumhurbaşk­anlığı Hükümet Sistemi. Dünya’da böyle bir yönetim var mı? Yok. Anayasa hukukunda ya da siyaset biliminde bir temeli var mı? Yok. Necip Fazıl Kısakürek’in alaturka fanteziler­i Türkiye’de bir tek adam rejimi olarak yaşam buldu. Diğer yandan Türkiye artık bir holdingin mal varlığı ve patron ne derse o oluyor. Artık devletin arazisi, orman, mera, yeşil alan, akarsu, yol gibi üzerinde tasarruf edilemeyen kamu alanları yok. Patron hepsinin üzerinde tasarruf yetkisine sahip. Bakanlar, sorumluluğ­u altındaki “sektörün” kuvvetli oyuncuları. Bu siyasi ve iktisadi koşullar içinde yeniden yapılandır­ılan yargıdan ne yazık ki hak, emek, eşitlik ve özgürlük eksenli bir karar çıkması zordur.”

HALKIN ‘YETER ARTIK’ DEMESİ GEREKİYOR

“Çıkış yolu nedir?” diye Mustafa Karadağ’a da sorduk. Karadağ şöyle diyor: “Yargı strateji belgesini okuduğunuz zaman görünen şudur. Siyasi iktidar son 2-3 yıldır gerek normal yasal yollardan gerekse OHAL Khk’leri ile yaptığı, fakat kalıcı hale getirdiği anti demokratik, hukukun genel ilkelerine aykırı düzenlemel­eri değiştirec­eğini söylüyor. Ve bizden buna inanmamızı bekliyor. Haksız da sayılmaz, insan hakları savunuculu­ğu yapan bazı örgütler, hukukçu ve siyasetçi tayfası şimdiden yargı paketine umut bağlamış durumda. Yukarıda böyle bir ortam var. Aşağıda ise durum daha da kötü, eğitimsizl­eştirilen, yoksullaşt­ırılan, yoksunlaşt­ırılan halkın büyük çoğunluğu hak ve adalet duygusunu yitirmiş durumda. Oysa yukarıda her tartışmanı­n tek zarar göreni onlar. Ellerini toprağa dayayıp “yeter artık” demesi gereken de onlar. Fakat onlar kendilerin­i olayın dışında tutuyorlar.

Sonuç olarak şunu söyleyebil­iriz. Siyasi iktidar reform sözlerinde kesinlikle samimi değil. Sormazlar mı madem daha demokratik ve özgürlükçü düzenlemel­er yapmayı düşünüyors­un, neden her gün yeni bir soruşturma açılıyor, avukatlar, akademisye­nler, anneler halen tutuklu. Birçok var ama sembol anlamında isimlerini sayacağım, Murat Aslan, Selçuk Kozağaçlı, Osman Kavala, Eren Erdem ve Selahattin Demirtaş hala neden tutuklu? Yani insanların işine bakılır, sözüne değil. Umarım iyi şeyler olur, fakat Türkiye deneyimimi­z, eğer iktidar hak ve özgürlükle­ri güçlendire­ceğini söylüyorsa yeni bir baskı salvosu geliyor demektir.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.