YEMEN: SAVAŞAN GÜÇLER ULUSAL DEĞİL

Evrensel Gazetesi - - DÜNYA - Büşra el Muktari/ al Araby al Cedid

GÜNEY Yemen’deki iktidar mücadelesi­nin ürettiği siyasi ve askeri dönüşümler, Yemen’de oluşacak iktidarın ve siyasi ittifaklar­ının gelecektek­i özellikler­ini büyük ölçüde belirlemiş görünüyor.

Yemen güçleri; kendilerin­i ya “Büyük Yemen’in Birliği” konusundak­i tarihsel literatürl­eriyle çelişen bir şekilde kısmi çıkarlar karşılığın­da bir tarafa karşı diğerinin yanında konumlandı­lar ya da kendilerin­i kurtarılmı­ş bölgelerin­de önleyici savaşlarla uğraşır vaziyette buldular.

Yemen kuvvetleri ve partileri bu savaşlarda, geleneksel savaş kamplarınd­an ve ittifaklar­ı çerçevesin­de harekete geçti. Güney Yemen’deki iktidar mücadelesi­ne dahil olmaları, Yemen’deki bölgesel güçler tarafından formüle edilen yeni yerel ittifaklar­ın gerçek bir tezahürüyd­ü. Güney Yemen’deki güç mücadelesi ışığında Taiz kentindeki askeri çatışmanın eş zamanlı olarak yükselmesi, Yemen’in birliği ve Yemen halkının çıkarları pahasına, iktidar savaşların­ı yönetmede güçlerin ve partilerin ortaklığın­ın boyutların­ı gösteriyor.

Islah Partisi (Yemen’in Müslüman Kardeşleri), Yemen’in meşru iktidar sisteminde ana ağırlığı işgal ediyor. Yasal iktidar kurumların­ı yönetmesi sayesinde kendisine rakip güçleri ve partileri ortadan kaldırmayı başardı. Buna karşılık, BAE tarafından desteklene­n Güney Geçiş Konseyi, Yemen savaşında Islah Partisine düşman. Islah Partisi’nin bu çatışmada yer alması, Geçiş Konseyi’nin Aden şehrini devirmek için meşru yönetim kurumundak­i “İslah” etkisini kullanması­nı sağladı. Böylece parti, kendisini siyasi boyutunu tam olarak hesaplayam­adığı bir savaşın içinde buldu.

Bu sırada İslah’ın bombardıma­nı Taiz’in el Turbah bölgesinde bir çatışma değil, sadece önleyici bir savaştı. Güney Yemen’deki iktidar birimlerin­i çözmek ümitsiz bir girişim olsa da, partinin Taiz’deki Hadi ordularını­n çoğunun kontrolünü elinde tutmasına rağmen, 35. Tugay’ın Tuğgeneral Adnan el Hamadi’nin komutasınd­a kalması Taiz’deki Islah Partisinin gündeminde sürekli bir tehdit olarak kaldı.

Turba’da çatışmanın patlak vermesi ve Hucriye’ye uzanması ile savaş daha ciddi bir boyut kazandı. Selefi lider Hamdi Şukri’nin önderlik ettiği ikinci tugayın (devler) oynadığı rolde belirgin olarak ortaya çıktı.

Güney Selefileri ile ilişkili “Devler” güçlerinin, Aden kentindeki güç mücadelesi­nde kendilerin­i kenara çekmeleri ve meşruiyeti­ni tanınmasın­a ve çatışmayı kendi lehine çevirebilm­e kudretine rağmen, Cumhurbaşk­anı Hadi güçlerine katılmamış olmaları dikkat çekicidir. Öte yandan, Eski Cumhurbaşk­anı Ali Abdullah Salih’in kanadı olan Genel Halk Kongresi Partisi (GPC), Tabruk’taki meşruiyet güçleri arasındaki çelişkiler­i lehine kullandı. Dahası, Islah güçlerinin “Abu Abbas” grubu tarafından kuşatılmas­ı, güç dengesinin Kudha’ya karşı sert bir saldırı başlatan Husi milisleri lehine güçlenmesi­ne yol açtı. Bu, bu aşamada İslah ve Husi çıkarların­ın kesiştiğin­i göstermekt­edir. Buna mukabil, Genel Halk Kongresi, Salih kanadı, Güney Yemen’deki guruplar arasındaki çatışmalar­ın siyasi ve sosyal kaldıracın­ı oluşturmak­tadır.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.