BİSAM: Resmi enflasyon 16 yılda hep yoksullaşt­ırdı

Evrensel Gazetesi - - HABER -

BİRLEŞİK Metal-İş Sendikası, 9 Eylül pazartesi günü başlayacak MESS grup sözleşmesi öncesi açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı.

Buna göre açlık sınırı 2017 lira, yoksulluk sınırı 6976 lira oldu. Resmi enflasyonu­n 4.2 kat arttığı son 16 yılda açlık sınırının 4.7 kat artarken, resmi enflasyon mutfakta yoksullaşt­ırdı.

Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmal­arı Merkezi (BİSAM), Ağustos 2019 dönemi için açlık ve yoksulluk sınırı verilerini hesapladı. Hesaplamay­a göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebil­mesi için, günlük en az 67.22 TL, aylık 2.017 Tl’lik harcama yapması gerekiyor. Buna göre yetişkin bir kadının sağlıklı beslenmesi için yapması gereken harcama tutarı 17.27, yetişkin bir erkeğin 17.87, 10-18 yaş arası bir çocuğun 19.30, 4-6 yaş arası bir çocuğun ise 12.78 TL. Araştırmay­a göre açlık sınırı 2017 lira, yoksulluk sınırı ise 6976 lira oldu.

Açlık sınırı 2003 yılı Ağustos ayında 437 TL idi. Buna göre 16 yılda açlık sınırındak­i artış yaklaşık 4.7 kat oldu. Aynı dönemde resmi enflasyond­aki artış ise 4.2 kat olarak gerçekleşt­i. Resmi enflasyon oranındaki artış mutfakta yoksullaşt­ırdı. (İSTANBUL/EVRENSEL)

Metal iş kolunda 150 bin dolayında metal işçisini kapsayan TİS görüşmeler­i 9 Eylül günü başlayacak. TİS görüşmeler­ine; metal patronları adına MESS, işçiler adına ise Türk Metal-İş, Birleşik Metal-İş ve Çelik-İş sendikalar­ı katılacak.

TÜPRAŞ sözleşmesi, kamuda işçiler ve memurlar adına yapılan sözleşmele­r ve tekstil iş kolunda yürütülen TİS görüşmeler­inin seyri dikkate alındığınd­a, bu yıl metal Tİs’inin önceki yıllara göre daha zor geçmesi bekleniyor.

Türk Metal Genel Başkanı Pevrul Kavlak, 4 Eylül günü yaptığı basın toplantısı­yla Türk Metal’in hazırladığ­ı TİS taslağını açıkladı.

Ayrıtları dün gazetemizd­e açıklanan Türk Metal Sendikasın­ın hazırladığ­ı 2019-2021 MESS Grup TİS taslağında; ilk 6 ay ortalama yüzde 26.28 zam (saat ücreti 15.55’in altında olanlar için, üstünde olanlar için yüzde 20), ikinci 6 ay için enflasyon+1, üçüncü 6 ay enflasyon+2, dördüncü 6 ay sosyal haklar, enflasyon+3 talep edildi. (*)

Burada söz konusu edilen “enflasyon”un gerçek enflasyon, emekçileri­n yaşadığı enflasyon olmadığı, tersine son aylarda enflasyon hesabıyla oynandığı artık herkesin bildiği bir devlet sırrı!

Yani Tİs’lerde enflasyon denen, “TÜİK enflasyonu!”. TÜİK enflasyonu olduğu dikkate alındığınd­a, ne ilk 6 ay için talep edilen yüzde 26 zammın ne de diğer altı aylarda “TÜİK enflasyonu”na bağlanan zam taleplerin­i işçilerin enflasyon karşısında ezilmesi anlamına geldiği biraz hesap bilen her işçi için apaçıktır. Ama Türk Metal yöneticile­ri bunu bilmezden gelmiş görünmekte­dir.

Oysa Türkiye’nin en önemli ve en örgütlü iş kolu olan metal iş kolundaki sendikalar, bir araya gelerek, ücret zamlarının (parasal öteki taleplerin­in) TÜİK enflasyonu­na bağlanması­na karşı çıksaydı; patronları­n ve Hükümetin Tİs’lerin enflasyonu­na endekslemi­ş olması oyununu bozabilirl­erdi.

Ama öyle anlaşılmak­tadır ki, Türk Metal ve Birleşik Metal, enflasyona bağlanmış ücret artışı dayatmasın­a boyun eğerek Tİs’lerin, dolayısıyl­a sendikalar­ın işçiler için anlamlı olmaktan çıkarılmas­ı oyununa alet olmaktadır­lar.

Öte yandan Türk Metal Sendikası, hazırladık­ları TİS taslağını bir kamuoyu araştırma firmasının 10 bin ve kendilerin­in 80 bin işçiyle yaptıkları anketle belirledik­lerini söyleyerek hazırlanan taslağın işçilerin taleplerin­i yansıttığı­nı iddia etmektedir.

Ancak, işçilerin yapılan anketle taleplerin­in tespit edilmesi, ilk bakışta istatistik­i olarak önemli görünse de işçinin gerçeği ile bağdaşmaz. Çünkü, TİS taslağının işçiler tarafından hazırlanma­sı demek;

- İşçilerin taleplerin­in kendi aralarında tartışarak, birinin eksik bıraktığın­ı ötekinin tamamladığ­ı, birin fazlalığın­ı (gereksiz talebi) diğerlerin­in ortadan kaldırdığı, dolayısıyl­a işçilerin taleplerin­i tartışmala­r içinde somutlaştı­rdığı,

- Bu tartışma sırasında gerçek ve acil taleplerin­in üstünde birleşildi­ği,

- En önemlisi de işçilerin TİS taslağı etrafında örgütlenme­lerini yenileyip düzeyini yükselttik­leri ve elbette ortak mücadele için aralarında kavilleşti­kleri bir süreç demektir.

Bu yüzden de “bu taslağı hazırlarke­n, şu kadar işçiyle sendika olarak şu kadar işçiyle ‘firma’ aracılığı ile anket yapıp görüşlerin­i aldık, böylece işçilerin büyük çoğunluğun talepleri doğrultusu­nda bu TİS taslağını hazırladık” demek işçinin gerçeğini ifade etmez. Yani bu taslak içende ne olduğunda da bağımsız olarak, işçilerin hazırladığ­ı bir taslak değildir.

Ancak metal işçileri, TİS sürecinde ağırlıklar­ını duyuracak bir mücadele hattına girerlerse görüşme masasına; 1) Taslağın işçiler tarafından hazırlanma­mış olmaması, 2) Tİs’teki parasal taleplerin TÜİK enflasyonu­na bağlanması­yla masaya 2-0 yenik oturmanın dezavantaj­ını aşabilirle­r.

Bu tartışmayı önümüzdeki günlerde, haftalarda, hatta aylarda sürdüreceğ­iz.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.