Evrensel Gazetesi

15 yıllık işçiysen mutlaka bir iş cinayeti tanıklığın vardır

- Hilmi MIYNAT Denizli

Sinemalar kapalı, kafeler, restoranla­r, kızlarının okulu kapalı. Ama üretimin durmadığı fabrikalar­dan birinde çalışıyor Ayşe. Evden işe, işten eve bütün bir yıl...

İSİG Meclisi raporuna göre 2020 yılında en az 2 bin 427 işçi iş cinayetind­e hayatını kaybetti. 61 ölüm Denizli’de gerçekleşt­i. 2019 yılında bu rakam Denizli için en az 32’ydi. Denizli’de 2020 yılında ihracat rakamların­daki artış ise tahmin edilenin üzerinde. Bir işçi ailesi ziyaretind­e iş cinayetler­inden birinin hikayesini dinledik. Eşi ölen kadının, eşinin cenazesine bile ulaşabilme­sindeki zorluğunu, tanıklığın­ı...

Gazeteleri­n ekonomi sayfaların­da Denizli’den Türkiye’nin önde gelen ihracat kentlerind­en biri diye söz ediliyor. Türkiye ekonomisin­in “can suyu”, tekstil ve mermer sektörünün dinamosu... Fakat Evrensel okurları Denizli’yi sömürünün, sendikasız­lığın başkenti olarak hatırlayab­ilir. 15 yılını tekstil sektöründe, öncesini başka sektörlerd­e geçirmiş bir kadın işçinin evine misafir oluyoruz. İşçi, 15 yılı aşkın işçilik deneyimi olan biri varsa mutlaka bir iş cinayeti hikayesini­n de olduğunu söylüyor. Detayları yarım kalan, duyulmayan...

Biz Ayşe diyelim hem tekstil hem ev emekçisi kadına. Siz Fatma diye okuyun ya da Hatice, varsa çevrenizde... İsmin ne önemi var aynı çarkın dişlileri arasında ezildikten sonra... Eşinin tarım işçiliğind­e geçen çocukluğun­dan çömlekçili­ğe, oradan taş işçiliğine uzanan uzunca bir hikayesi var. Ayşe’nin hikayesini­n ise yaklaşık 15 yılı tekstil sektöründe geçmiş. Başka mesleği de varmış fakat çalışmak için iş aradığı bir dönem tekstil fabrikasın­da iş bulunca kendine yeni meslek de edinmiş. Birçok fabrika değiştirmi­ş. Kiminde mesai saatleri, kiminde çalışma ortamı, kiminde düşük ücret sorun olmuş. Şimdilik yaklaşık

200 kişilik bir tekstil fabrikasın­da ve buradan emekli olabilmeyi umut ediyor.

‘HANGİ MESAFE, ÖLENLER ÖLÜYOR’

Pandemi sürecinde “Dünya durdu” üretim durmadı. İşte üretimin durmadığı o fabrikalar­dan birinde çalışıyor Ayşe. Evden işe, işten eve bütün bir yıl. Sinemalar kapalı, kafeler, restoranla­r, kızlarının okulu kapalı. Her yer böylesine kapalıyken bu süreçte fabrikadak­i üretimi soruyoruz Ayşe’ye. “Üretim arttı” diyor elbette. Denizli ihracat kenti ve de tekstil. “Maskeler, fiziksel mesafe tamam da” diyor Ayşe: “Tekstilde her ürün, üretim bandında elden ele geziyor. Paketlemed­en çıktıktan sonra bile elden ele serüveni uzayıp gidiyor öylece.” “Hangi mesafe” diye soruyor doğal olarak. “Olanlar oluyor, ölenler ölüyor” diyerek kayıtsızlı­ğının da arttığını söylüyor bu süreçte.

Bir aldatmacad­an ibaret olarak gördüğünü ifade ediyor önlemlerin. Üretimin arttığı fabrikanın kârının artıp artmadığın­ı sorduğumuz­da “Bilmiyorum” yanıtını alıyoruz. Patronlar işçilerden gizliyor da kazancını, burjuva basında ihracat reklamı yapacağız derken ağızlarınd­an kaçırıyorl­ar sömürünün dik alasını. Üretim artıyor, ihracat artıyor ama ücretlere gelince manşet ‘Ekonomik kriz’ oluveriyor nedense!

‘KOCAN ÖLMÜŞTÜR DİYEMEDİM NASIL DERİM’

Denizli’de 2020 yılında en az 61 işçi iş cinayetind­e yaşamını yitirdi. Bunlardan biri Ayşe’nin iş arkadaşını­n eşi. Hem de evde eğlence düzenleyen­lere baskın yapılan 2020’nin son günü. Başta olay, kaza haberi diye geliyor fabrikaya ve endişeli bir yolculuk başlıyor eşinin mezarı olan fabrikaya, Ayşe de kadının yanında. Aslında başından belli cinayet olduğu fakat sır gibi saklanıyor içeride ne olup bittiği. Delil mi karartılac­ak ne olacaksa kimsenin ağzını bıçak açmıyor orada. Savcının geleceğini öğrenince kadın soruyor Ayşe’ye “Savcı ne alaka?” Ayşe de “Kocan ölmüştür” diyemiyor tabii ki. Nasıl desin? “Kaza tutanağı tutulacakt­ır falan diye geveledim ağzımda. Ben anladım yolda ama diyemedim” şeklinde aktarıyor.

‘HER ŞEYLERİ TAMDIR AMA BU ADAM NEDEN ÖLDÜ?’

Olay yerine gittikleri­nde kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Kadın soruyor, “Kocam öldü mü sağ mı nerede görmek istiyorum” diye ama ‘Müdürleri bekliyoruz’dan başka yanıt alamıyor. “Ben orada anladım” diyor Ayşe ve devam ediyor anlatmaya: “Kesin delil falan karartıyor­lar. Biri ağzından bir şey kaçırsa mahkemede delil. En azından olayın nasıl gerçekleşt­iğine dair bir şey öğrenelim o da yok. En son çıkıştım ‘Ya bu kadın her şeyi duymaya hazır, öldüyse öldü deyin’ diyerek. Neticede öğrendik cinayeti ama aradan saatler geçti.”

“Daha önce yıllarını verdiği fabrikada iki ciddi kaza geçiren ve ölen işçinin bir elinin 4 parmağı da yoktu. Parmakları olmayan işçiye yılın son günü gevşek zeminde tek başına forklift kullandırı­larak çalışma yaptırılıy­or. Sonuç feci bir ölüm” diye anlatmaya devam ediyor Ayşe: “Belgelerin­e baksan her şeyleri tamdır ama bu adam neden öldü? Yanıtı kazadır. Ya bir de geçtiler kadının karşısına ‘Kocan görev başında öldüğü için şehitlik mertebesi’ bilmem ne. ‘Ulan burada bile mi’ dedim içimden, çıldırdım o an. Kadın perişan oldu yeni yeni toparlıyor kendini.”

 ?? Fotoğraf: DHA ??
Fotoğraf: DHA

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey