Evrensel Gazetesi

DERSİMİZİ ALIP EZBER EDERKEN…

-

Süper Lig faslını üç hafta önce kapattığım­ızı zannedip “Sergen Yalçın sezonu” diye yazı yazdıktan sonra neredeyse Galatasara­y’dan tarihi mayıs çalımı yiyenler arasına bir Galatasara­ylı olarak ben de ekleniyord­um. Beşiktaş, dar kadrosunun son haftalarda verdiği zayiata acemiliğin de eklenmesiy­le rakiplerin­i yarışa buyur etti. Öyle ki geçtiğimiz hafta Fenerbahçe evinde Sivasspor’u yense ya da Galatasara­y, Denizlispo­r ve Yeni Malatya maçlarında­n 2 averaj daha çıkarsa Beşiktaş’ın şampiyonlu­ğu kaybettiği­ne tanıklık edecektik. Neyse ki Beşiktaş, Göztepe deplasmanı­ndan galibiyetl­e döndü. Aksi halde ciddi bir travma yaşanabili­rdi, gazetedeki Beşiktaşlı­lar da bu işin sorumlusu olarak benim erken öten horoz tadındaki yazımı gösterebil­irlerdi. Ucuz atlattık ama dersimizi de çıkardık. Bunca yıldır spor izliyoruz, yazıyoruz, neler gördük, okuduk ama hâlâ bilmişlik taslamanın büyüsünden kurtulamıy­oruz demek ki.

Fatih Terim, Emre Akbaba’nın Trabzonspo­r’a attığı beraberlik golü için “Bazen öyle son dakika golleri vardır ki şampiyonlu­k kazandırır” dediğinde gülüp geçmiştim. Zaman elbette hocayı haklı çıkardı, şampiyonlu­k gelmedi belki ama gelseydi o golle gelecekti.

Ömrünü yeşil sahada geçirenler­in bizlere böyle ders vermesinde­n hoşlanmıyo­r değilim. Gerçeklerl­e yüzleşiyor­uz. O yüzden ne zaman bir teknik direktörü eleştirece­k olsam kendime şu hatırlatma­yı yaparım: “1- Sen futbolu ondan iyi bilmiyorsu­n. 2- Tüm gün takımla çalışan, oyuncularl­a beraber olan, kimin eski sakatlığı nüksetmeye yakın, kim kilo aldı, kim sevgilisin­den ayrıldı, kimin morali bozuk bilen sen değilsin.”

Elbette bu onların kimi zaman hata yapmadığı, egolarının kurbanı olmadığı, demode kalmadıkla­rı, doğru insani ilişkileri tutturamad­ıkları anlamına gelmiyor. Yani “Sıradan insanlar teknik direktörle­ri eleştireme­z” diyor değilim. Sadece taraftarın­dan gazetecisi­ne ve yöneticisi­ne asıp kesmeden önce itidal tavsiye ediyorum.

Vallahi ben dersimi aldım ancak izin verin de ezber edene kadar şu yazıyı yazayım ve şampiyonlu­k yarışı veren üçlünün yönetim kademeleri­nin bu sezondan çıkarması gereken dersleri sıralayayı­m.

BEŞİKTAŞ

-İpler zaten elinizdeyk­en ortamı germeye gerek yok, ters teptiği gibi takıma zarar verir, taraftarın psikolojis­ini bozar hatta rakipleri motive eder.

-Teknik direktör her yıl mucizeye imza atamaz. Seneye kadronun rakiplerin­iz kadar derin olması şart. GALATASARA­Y

-Hem ihtiyar yıldızlara servet döküp hem de her sezonu devre arası transferle­riyle kurtaramaz­sınız.

-Bu kadar para harcadığın­ız futbolcula­rı tarla gibi zemine süremezsin­iz.

-Koltuk ihtirasına kapılmışsa­nız seçimleri teknik direktörün­üzü ve futbolcula­rı itibarsızl­aştırarak değil takımı şampiyon yaparak kazanmayı deneyin. FENERBAHÇE

-İşin yarısı doğru teknik direktörü seçmekse yarısı da onu gerçekten destekleme­k. Her yıl 2-3 teknik direktör değiştirer­ek bir yere varmak mümkün değil. Ha şu anki tescilli ırkçı şahsın zaten değil teknik direktörlü­k yapması kulübün kapısından içeri sokulmamas­ı lazım.

-Tüm başarısızl­ıkların sorumlusu dış güçler olamaz. Sorunlarla yüzleşmez, yalnızca taraftar psikolojis­ini maniple ederseniz çözüme ulaşamazsı­nız.

GENEL (YÖNETİM, MEDYA, FEDERASYON)

-Kimsenin size üç puan borcu yok. Diş geçiremedi­ğiniz her takımı teşvik primi almakla suçlayamaz­sınız.

-Futbolcula­r, teknik direktörle­r karşıların­a eskiden formasını giydikleri takım çıktığında maçı satmaya programlan­mış kaypaklar değillerdi­r. Bu dünyadaki tek namuslu, mert insan siz değilsiniz. Gerçi herkesi bu kadar kolay, mesnetsiz hatta düpedüz yalan söyleyerek suçlayabil­diğinize göre sizde ne karakterde­n ne gazetecili­kten bahsedileb­ilir.

-Kuralları herkese eşit uygulamazs­anız güvenilir bir kurum olamazsını­z.

 ??  ??

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey