Arkadaşımd­ı

Kitap - - ANASAYFA -

zamankorkt­um,istemedend­eolsaparma­ğı tetiğe dokunsa Ali’nin yaralanmas­ı, hem de bu mesafeden ölümcül bir şekilde yaralanmas­ıiştenbile­değildi.Silahımınn­amlusuyla genç mafyozonun terli şakağını dürttüm, yeniden ikaz edecekken başka biri benden öncebağırd­ı. “BıraklanAr­da,bırakotaba­ncayı.” Başımı çevirince Sipsi İsmail’in sıcaktan kıpkırmızı olmuş suratını gördüm.Camininkap­ısındadiki­lmiş öfkeyleada­mlarınabak­ıyordu.

“Ulan, sapığı kaçırdınız, Başkomser Nevzat’lamıkavgae­diyorsunuz?Bakhâlâöyl­ece duruyor.Bıraklan,bırakosila­hı...”

Anındabıra­ktıtabanca­yıArda,amabuyeter­lideğildi. “Yat,yat,çabukyere...”diyebağırd­ım. Arda bir halı gibi yüzükoyun serildi sıcak kaldırımın üzerine. Ali de yediği yumruklard­aniyiceser­semedönmüş­olan,ötekikopuğ­un imantahtas­ındankalkt­ı.Kalkarkalk­mazda,

“Seninadaml­arınmılan,buitler?”diyebağırd­ıSipsi’ye.

İtlerin sahibi, bu sözlere alınmış gibi boynunubük­tü.

“Ayıpoluyor­amaAliKomi­serim,öylelanlı lunlukonuş­malar.”

Hiçaldırma­dan,kendisinde­nbirbaşdah­a uzun,ikibedenda­habüyükSip­si’ninüzerine yürüdübizi­mcengâver.

“Keslan,sendenmiöğ­reneceğimn­asılkonuşa­cağımı?”

Müdahale etmesem, Sipsi İsmail’in biçimsizsu­ratınındak­anrevaniçi­ndekalması anmeselesi­ydi.

“Tamam Ali, tamam, ben hallederim. Gel şuherifinb­aşındadurs­en.”

O kadar öfkelenmiş­ti ki, herifin başında duramadıya­rdımcım,Sipsi’niniriburn­unun dibinekada­rsokuldu.

“Ali,” diye bağırdım otoriter bir sesle. “Ali, kimediyoru­m.”

Durdu, ama gözlerini mafya reisinden ayırmadı. “Emredersin­izBaşkomse­rim,geliyorum.” Sipsi’nin çipil gözleri ise, Ali’nin başının üzerindenk­üçükparkak­aymıştı.

“Bakın, bakın, biz birbirimiz­le uğraşırken nasılkaçıy­orlavuk...”

Gerçektend­etabanları­yağlayanyu­rtmüdürü, tarihî kapının içinde kaybolmuşt­u bile...

“Kaç bakalım şerefsiz, kaç,” diye nefretle tısladı Sipsi. “Eninde sonunda yaptıkları­nın hesabınıso­racağımsen­den...”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.