Görebilmek /

Kitap - - ANASAYFA - AYFER GÜRDAL ÜNAL

lk olarak resimli kitap Kreşendo’dan başlamak isterim. Elma Çocuk tarafından yayımlanan bu eseri Susanna Mattiangeli yazmış, Felicita Sala resimlemiş ve Kemal Atakay İtalyancadan dilimize kazandırmış. Kreşendo, büyümek fiilinden gelen bir sözcük, bir müzik parçasında, seslerin gittikçe en yüksek bir noktaya doğru güçleneceğini belirtiyor. Kitabımızın kahramanı Milo, işitemeyen bir çocuk. Zaten işitebilse de duyabileceği müzikyok.Milo’nunyaşadığıkasabadamüzik, susuz bitkiler gibi solmuş, yitip gitmiş. Ara sıra tek bir ses işitilmekle beraber o ses dehiçyankılanmadankaybolupgidiyor.

Milo ise müziksiz yerde yaşamayı pek önemsemiyor. Ona müziğin ne olduğunu anlatmaya çalışmışlar, müziği tıpkı çiçekler gibi her gün koruyup kollamak gerektiğini söylemişler.

Bir zamanlar kasabayı kaplayan müziğe insanlar öyle alışmışlar, müzikli yaşamı öyle kanıksamışlar ki, ona gereken özeni göstermez olmuşlar. Bunun üzerine müzik içinekapanmış,canlılığınıyitirmeyebaşlamış, sonratümdenkaybolmuş.

Milo’ya sorsanız “Benim gibi doğan biri içinbundaniyibiryerolamaz“diyedüşünüyor.Çünküo,hiçbirzamanmüziğiduyamayacak. Milo’yu kendine çeken, değişik nesneleri alıp incelemek ve bunların resimlerini çizmek. Deniz kabuğu, kuş tüyü, düğme, kelebek kanadı, çakıl taşı Milo’nun toplayıp resminiçizdiğinesnelerdenbazıları.

Birkeresindebirhurdalıktanküçük,renkli, sanki canlı gibi bir şey bulmuş, onu alıp odasına koymuştu. Günlerce keşfettiği şeyle uğraştı. Sessiz odasında onu beslemenin, yetiştirmenin yolunu buldu. Bir akşam eve döndüğündesokağı,hiçgörmediğikadarkalabalıktı. İnsanlar, Milo’nun daha önce hiç görmediğibiçimdehareketediyordu.Sonra evintümpencerelerindençıkancanlıvarlığı gördü.Kendielleriilebüyüttüğücanlıvarlığı başkalarından farklı biçimde de olsa duyabiliyordu. Verdiğimutluluğuveyaşam sevincini sezebiliyordu. Kasabada çok azşeydeğişmişti,genedekasababambaşka biryerolmuştu.

Kreşendo sade, basit çizimlere eşlik eden basit bir öykü ancak seçilen renkler ve resimlerdekisükûnethareketdengesi,anlatıyı görsel olarak da çok zenginleştiriyor. Hatta metinyardımıolmaksızındagörseldiliizleyerekbiröykükurmakmümkünoluyor.Anlatı, bizde yaşam sevinci uyandıran ne varsabizimdeonaemekvermemizgerektiğini, özensizbirilişkinintektaraflısürmeyeceğiini ve işitmenin illaki kulakla olması gerekkmediğini sakince sezdiriyor. Ruhumuzun un müziğini dinlemeye, beslemeye vakit ayırmak gerekiyor. Bizim ruhumuzdan çıkan güzelliğinbaşkainsanlaradamutlulukgetireceğinifarkettiriyorKreşendo. İkincikitabımız,gençbiryazarınikincikitabı.GüzinÖztürk’ünBenBirHayaletimisim- li8-12yaşgrubuiçinyazdığıroman.Roman, n, Tudem tarafından yayımlanmış. Yazarın n ödül alan ilk kitabı da Tudem’den çıkmıştı. tı. İlkkitabıKuşOlsamEvimeUçsamhakkınndaki yazımı (http://www.ayfergurdalunal. ala com/tr/cgy/184.html) bu adresten hatırlayabilirsiniz.

Öztürk,ikincikitabındaotizmlibir çocuğun gözünden anlatıyı kurgulamış. Anlatışutümceilebaşlıyor:

“Benim gibileri görmek zordur. ‘Ruhunla göreceksin!’. Öyle demişti annem. Bunu başarabilen çok az doğrusu. (...) Bazen saydam olduğumu düşünürüm. Bana bakarlar, bakışlarıiçimidelipgeçer.Meselâ,arkamda ağaçvarsaogörünür,duvarvarsaogörünür. Ben görünmem ama. Çünkü ben onlara göre yokum, yokmuşum yani. Su gibiyim. Hayır,hayıraslındabenbirhayaletim.Yaniöyle olmalıyım. Yoksa niye ben yokmuşum gibi davransınlarki?”(Sayfa1)

Mila, beş yaşında konuşma güçlüğü olan, özel eğitime giden, annesi babası ayrılmış, annesiileyaşayanotizmlibirçocuk.

Anlatı boyunca okur Mila ile birlikte özel derste neler yapılıyor, Tanrı ile neler konuşup ondan neler istiyor öğreniyoruz. Böylece iç dünyasına da izin verdiği kadar tanık olabiliyoruz.Örneğin,Tanrıilesohbetinden şekilleriçizebilmeyiçokistediğiniveparkta konuşamadığı için onunla alay çocuklar olduğunu öğreniyoruz. Tanrı’dan istediği ona aptal diyen çocukların bıyıklarının çıkmasıvekulaklarınıniçlerininsinekledolması.

Annesiileilişkisine,Mila’yıtekbaşınayetiştiren annenin sonsuz sevgisine ve kimi zaman da sabrının taşmasına tanık oluyo- ruz. Özel derslerde konuşma ilerlerken becerilereçorapdeğiştirmek,pipetlesuiçmeyi öğrenmek, makasla kâğıt şeritleri ikiye kesmek de ekleniyor. Bir de boncukları ipe dizmek.

Annesinintekamacıvar“ilerideherşeyini tek başına yapabilmesi”. Mila, ölünceye kadar özel eğitime gideceğini zannederken bir gün okulun servisine bindi. Ama servise bindiği gün uykuya daldı ve serviste unutuldu. Gözlerini açıp olanı anladığında “aslında bir hayalet olduğuma o gün kesin olarakinandım”diyenMilamüthişbirkorkuve ağlama nöbeti geçirdi. Sonunda fark edildi, amaolanolmuştur.

Bu ay tanıtacağım 2 kitabın da ana karakteri engelli, her ikisi de edebi açıdan üstün düzeyde anlatılar. Kreşendo’yu Susanna Mattiangeli yazmış, Felicita Sala resimlemiş ve Kemal Atakay İtalyancadan dilimize kazandırmış. Ben Bir Hayaletim’i ise Güzin Öztürk kaleme almış…

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.