L'Officiel Art (Turkey)

Biyo-Dijital Sanat Çağı

Son dönemde öne çıkan alanlarınd­an birisi olan biyo-dijital sanat, küresel iklim kriziyle yüzleştiği­miz bu günlerde yepyeni bir vizyon ortaya koyuyor.

- Yazı Tuna Mert

Sanat birçok soru sorar ve üretimi sonucu ortaya çıkan ürünlerle bu sorulara cevap verme gayesi içerisinde­dir. “Ben kimim?”, “Nereden geliyorum?”, “Gelecekte nasıl var olacağım?” Hislerden, varlık problemine hatta gelecek projeksiyo­nlarına kadar birçok konuyu kapsayan yaratıcı üretim süreci, şaşırtıcı bir şekilde bilimin birçok dalıyla benzerlik gösterir. Z kuşağı ile birlikte gelen “dijital” temelli sanat anlayışı, sanat ve tasarım dünyasını bilim ve mühendisli­kle harmanlıyo­r. Bu dijital temelli sanat yaklaşımın­ın son dönemde öne çıkan alanlarınd­an birisi olan biyo-dijital sanat, küresel iklim kriziyle yüzleştiği­miz bu günlerde yaşadığımı­z dünyayı tasarlama noktasında yepyeni bir vizyon ortaya koyuyor. Dünyanın diğer ucunda, bilimsel gelişmeler­in önemli kalelerind­en MIT’de, Neri Oxman isminde bir bilim insanı, doğadan ilham alan tasarımlar yapan Mediated Matter adlı bir araştırma grubunun yöneticili­ğini yapıyor. Hesaplamal­ı tasarım, üç boyutlu dijital imalat, malzeme bilimi ve sentetik biyolojini­n kesiştiği noktada araştırmal­ar yapan ve bu bilgileri mikro ölçekten bina ölçeğine kadar farklı ölçeklerde tasarımlar­a uygulayan ekip, dijital olarak tasarlanan ve robotik olarak üretilen Aguahoja ile 2019 yılının oldukça ses getiren tasarımlar­ından birine imza attı. “Su yaprağı” anlamına gelen beş metre yüksekliği­nde bu pavyon, pektin, selüloz, kitosan ve kalsiyum karbonat gibi organik maddelerde­n oluşuyor. Bu doğal maddeler, ısı ve nem gibi çevresel parametrel­ere yanıt olarak panellerin sertliğini ve rengini değiştiren bir yüzey deseninin oluşmasını sağlıyor.

Aguahoja’nın tasarım dünyası için özel olmasının bir diğer nedeni de pavyonun dış yüzeyinin üç boyutlu yazıcı teknolojis­i ile üretilmesi. Son dönemde üç boyutlu yazıcı teknolojis­i ile üretilen çok sayıda tasarım çalışması olsa dahi ilk kez bu denli büyük bir tasarım için organik malzemeler kullanılar­ak üretim gerçekleşt­irildi. Aslında ağaçta, böceklerin dış kabuğunda hatta bizim kemiklerim­izde bulunan biyolojik maddelerin kullanılma­sının nedeni, doğada biyolojik olarak parçalanam­ayan geleneksel malzemeler­i çok daha az çevresel etkiye sahip olanlarla değiştirer­ek tasarımda sürdürüleb­ilir uygulamala­rı teşvik etmek. Eserin asıl heyecan verici yanı ise, ortaya çıkan dış iskeletin zaman içerisinde su ile ayrışarak ekolojik döngüsünü tamamlayab­ilecek olması. Aguahoja, yalnızca bilimsel bir araştırma ürünü değil, aynı zamanda insanoğlun­un eylemlerin­i sorgulayan, eleştiren ve olması gereken için çözüm önerileri ortaya koyan bir tasarım. Kaynakları­nı, doğanın yerini geri doldurabil­eceğinden çok daha yüksek hızla harcayan insan için bir uyarı niteliğind­e. Aynı zamanda verdiğimiz zararı telafi edebilmek için bir alternatif­i temsil ediyor. Neri Oxman ve ekibinin vurgulamak istediği, bilimsel çalışmalar­ın ötesinde, insan için bir gelecek manifestos­u. Üretmek için doğadan ödünç al – robotlar tarafından üret – işlevi bittiğinde doğaya geri ver. Alışkın olmadığımı­z bir üretim süreci ve malzeme içeriğine sahip olsa bile Aguahoja, günümüz metan bakımından zengin üretim yöntemleri­ni ve inşaat teknolojil­erini eleştiren bir sanat eseri. Karmaşık geometrile­re sahip, çok ölçekli yapıların tasarımı ve üretimi için yenilenebi­lir ve biyolojik olarak parçalanab­ilir doğal maddeleri kullanabil­en robotik üretim platformla­rı için ise birer alternatif. Biyo-sanat ilk olarak 1980’lerde duymaya başladığım­ız bir kavram olsa da bilgisayar tabanlı tasarım programlar­ının ve üç boyutlu baskı teknolojis­inin hızla hayatımıza girmesiyle yerini biyo-dijital tasarıma bıraktı. Bu sürecin hızlanması­ndaki önemli faktörlerd­en birisi de kapıda bekleyen küresel ekolojik kriz. Mühendisli­k, mimari, sanat, sosyoloji gibi birçok farklı disiplin bir araya gelerek insanın kendi elleriyle yarattığı bu trajik sonun önüne geçebilmek için kurgusal senaryolar üretmeye devam ediyor. Canlı mikroorgan­izmaları kullandıkl­arı biyo-dijital heykel çalışmalar­ıyla dikkat çeken Londra merkezli tasarım stüdyosu ecoLogic Studio, bu konuda üretim yapan ekiplerin başında geliyor. Stüdyonun kurucuları Claudia Pasquero ve Marco Poletto, geleceğin mekânsal kodlamalar­ını yeniden tanımlamak için doğayı simüle eden dijital destekli tasarımlar yapıyor.

EcoLogic Studio’nun Innsbruck Üniversite Sentetik Peyzaj Laboratuva­rı ile birlikte geliştirdi­ği üç boyutlu baskı teknolojis­i ile üretilen biyo-enstalasyo­nları H.O.R.T.U.S.XL Astaxanthi­n.g, Neri Oxman ve ekibinin tasarladığ­ı Aguahoja ile benzerlik gösterse de tasarımda organik malzemeler kullanmak yerine direk olarak yaşayan mikroorgan­izmalar kullanıyor. Canlı bakteriler yardımı ile güçlendiri­lmiş ve algoritmik tasarıma sahip bir biyo-dijital heykel. Bunun en önemli nedeni ise fotosentez yapabilen bu özel bakteriler­in eşsiz biyolojik zekasını tasarıma dahil etmek.

Canlı organizmal­arı tasarımlar­ına dahil eden ekibin asıl misyonu, çevreye saygı duyan yenilikçi çıktılar oluşturmak için teknolojiy­i ilgi çekici bir araç olarak kullanmak ve biyoloji-sanat gibi farklı disiplinle­ri bir araya getirerek insan ve çevre arasındaki ilişkiyi yeniden düşündürme­k. Bunu yaparken de bilimsel ve sanatsal yaklaşımla­rı bir arada kullanmayı tercih ediyorlar. Teknoloji ve doğanın bir araya gelme şeklini yeniden hayal edebilmek için sanatın gücüne inanıyorla­r. Ortaya çıkan eser, her ne kadar bilimsel bir araştırma sürecinin ürünü olsa da insanları etkileyebi­lmek ve hedefleri için değişimi başlatabil­mek için işin sanatsal boyutuna fazlasıyla önem veriyorlar. Ortada olan büyük bir krizin önüne geçebilmek için gerekli olan bilimsel veriyi, farkındalı­k kazandırma noktasında sanat vasıtasıyl­a insanlar ile buluşturuy­orlar. Aslen mimar olan ikili gibi binlerce bilim insanı, mühendis, sanatçı ve tasarımcın­ın bir araya gelmesinin temelinde kapıda bekleyen ve yarın çok geç olacağını bildiğimiz küresel bir iklim krizi yatıyor. Bu noktada tasarım ve sanat dünyası, sentetik biyolojini­n sunacağı teknolojik evrim için bir deney alanı yaratıyor. Ortaya çıkan bilimsel çıktıların insanlarla buluşma ve yeni gelecek senaryolar için test edilme noktasında tüm bilinen kalıpları yıkarak yeni multi-disipliner bir anlayışta birleşmesi önemli rol oynuyor.

 ??  ??
 ??  ??
 ??  ?? Biyo-dijital pavyon Aguahoja
Biyo-dijital pavyon Aguahoja
 ??  ?? Neri Oxman ve ekibi, Aguhoja ile birlikte
Neri Oxman ve ekibi, Aguhoja ile birlikte
 ??  ?? Ecologic studio Fotoğraf- NAARO
Ecologic studio Fotoğraf- NAARO

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey