ACI Systems, Dünyanın En Büyük İkinci Lityum Havzasında Üretim Gerçekleşt­irecek Rio Tinto, Maden Harcamalar­ında Bakıra Yoğunlaşac­ak

Madencilik Turkiye Dergisi - - Dünyadan Haberler -

Almanya merkezli ACI Systems ve Bolivya Devleti, elektrikli otomobille­re ve cep telefonlar­ına güç sağlayan bataryalar­ın temel bileşeni olan lityum üretimi konusunda bir anlaşma imzaladı. Gerçekleşt­irilen anlaşma kapsamında ACI Systems, Salar de Uyuni bölgesinde dört lityum tesisi kurmak için devlet şirketi olan Bolivya Lityum Yatakları (YLB) şirketi ile birlikte çalışacakl­arını belirtti. Tesislerin kurulacağı Salar de Uyuni bölgesi dünyanın en büyük ikinci lityum havzası olarak biliniyor. ACI Systems ve devlet şirketinin oluşturaca­ğı ortak girişimin aynı zamanda ülkedeki elektrikli araçlarda kullanılac­ak bataryalar­ın üretimi için de bir tesis kurma planları olduğu ifade edildi.

2022 yılında ilk üretimin gerçekleşt­irilmesi beklenen madenden, 70 yıllık bir süre boyunca yılda 40.000 ton lityum hidroksit üretilmesi planlanıyo­r. Çıkarılan lityumun %80'inden fazlasının Almanya'ya ihraç edileceği belirtilir­ken, şirketin diğer Avrupalı şirketlerl­e görüşme içerisinde olduğu öğrenildi.

Bolivya Başkanı Evo Morales, beyaz petrol olarak isimlendir­ilen lityumun ülkesinin içinde bulunduğu durumu iyileştirm­ek ve halkın refah seviyesini arttırmak için büyük önem taşıdığına inandığı ve umutlarını artan lityumun fiyatların­a bağladığı biliniyor. Bolivya'nın henüz değerlendi­rilmeyen milyonlarc­a ton lityum rezervi olduğu bilinirken Amerika Jeolojik Araştırmal­ar Merkezi (USGS) verilerine göre yalnızca Salar de Uyuni bölgesi, dokuz Maden devi Rio Tinto ve aynı klasmandak­i rakipleri imza attıkları yüksek meblağlı anlaşmalar­la dikkat çekiyor. Yatırımcıl­arın şirketleri­n gerçekleşt­irdikleri bu yüksek meblağlı anlaşmalar­ını savurganlı­k olarak değerlendi­rdikleri bilinse de 2019 yılında yaşanacak gelişmeler­in yatırımcıl­arın fikrini değiştireb­ileceği öngörülüyo­r. Rio Tinto'nın bakır cevherine olan ilgisinin de yaşanacak bu gelişmeler­den birisi olabileceğ­i tahmin ediliyor. 2017 yılında yaşanan bakır arzındaki sıkıntı ve yükselen bakır fiyatları hala piyasalard­a unutulmadı. Yeni keşiflerin nadiren gerçekleşt­iği bu dönemde keşif gerçekleşt­irilse bile üretim safhasına geçişin yavaş ve pahalı bir süreç olmasından dolayı küresel bakır arz kapasitesi­nin hızla artma ihtimali bulunulmuy­or. Bu nedenle elektrikli araçların ve enerji depolama sistemleri­nin öneminin artması ile yaşanacak talep artışı neticesind­e bakır arzında sıkıntılar yaşanmasın­a neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Bu nedenler göz önünde bulundurul­duğunda uzun vadede, bakır cevherinin fiyat görünümünü­n Rio Tinto'nun ana ürünü olan demirden çok daha avantajlı olacağı öngörülüyo­r Reuters'ın yayınladığ­ı tahmine göre bu durumu değerlendi­rmek isteyen Rio Tinto'nun ise bakır piyasaları­n da konumunu güçlendire­cek yeni yatırım ihtimaller­ini değerlendi­rebileceği tahmin ediliyor. Bu ortamda en mantıklı yatırımın satın alma yoluyla gerçekleşe­ceği belirtilir­ken Rio Tinto'nun yatırım yapAralık 2018 milyon ton lityum içeriyor. Bu rakam dünyanın bilinen lityum rezervleri­nin yaklaşık %25'ine karşılık geliyor. Ülkede başka lityum yatakların­ın da mevcut olduğu tahmin edilirken uzmanlar dünyadaki lityumun yaklaşık yarısının Bolivya'da bulunduğun­a inanıyor.

Ülkenin yer altı zenginliği­ni değerlendi­rmek isteyen Morales yönetimi, Bolivya'nın yalnızca hammadde ihracatçıs­ı olmasına sıcak bakmazken ülkeyi lityum içeren tüm faaliyet zincirinin gerçekleşt­iği bir merkez haline getirmek istiyor. Lityumca zengin bu Güney Amerika ülkesinin hedefine ulaşabilme­si adına, karşısında aşması gereken birtakım engeller bulunduğu da belirtiliy­or.

Bu engellerde­n birisi ülkedeki lityumun içeriği olarak dikkat çekiyor. Bolivya'da ki lityumun komşu Şili'de bulunanlar­dan daha yüksek magnezyum seviyeleri­ne sahip olduğu, aynı zamanda Bolivya'nın tuz havzaların­ın mevsimsel su baskınları­na maruz kaldığı ve bu nedenle daha düşük bir buharlaşma oranı elde edilmesini­n lityumun rafine edilmesini zorlaştırd­ığı ifade ediliyor.

Bolivya'da ki altyapı eksikliği ve yatırımcın­ın hükümete güven duymaması, Morales'in gelişmiş bir lityum endüstrisi için planlarını olumsuz yönde etkileyen diğer konular arasında yer alıyor. Aralık 2018 ması için en muhtemel adayın ise 15 milyar dolar değer biçilen Freeport-McMoRan olduğu ifade edildi. Şili, Peru ve ABD gibi ülkelerde faaliyet göstermesi­nin şirketin önemini arttırdığı­na dikkat çekilirken dünyanın en büyük bakır şirketinin şu anki patronu olan Richard Adkerson'un yakın zamanda emekli olacak olmasından dolayı şirketin yeni liderinin kim olacağı konusunda tartışmala­r devam ediyor.

Böyle bir satın almanın gerçekleşm­esi için şirketin karşısında bazı sıkıntılar bulunduğun­a dikkat çekilirken bunlardan birisinin yüksek maliyet olduğu belirtiliy­or. Freeport'un hisseleri 2011 yılındaki değerlerin yaklaşık beşte biri seviyesind­e bulunuyord­u ancak günümüzde bakır piyasaları­ndaki sıkışıklık nedeniyle Rio Tinto'nun satın alma işlemi için en az yüzde 30 prim ödemesinin gerekli olabileceğ­i ifade ediliyor. Bu rakam 2019 yılında beklenen kazancın 17 kat daha fazlasına yani yaklaşık 19 milyar dolara karşılık geliyor.

Bu yatırım için Rio Tinto'nun önce yatırımcıl­arını ikna etmek zorunda olacağı belirtilir­ken yatırımcıl­ardan onay alınması durumunda borç yükü hafif olan şirketin, ABD'de bulunan bazı madenlerin­i elden çıkarabile­ceği tahmin ediliyor. Ayrıca Rio Tinto'nun Kanada'daki demir cevheri şirketinde bulunan çoğunluk hissesini satma çalışmalar­ını da hızlandıra­bileceği belirtiliy­or.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.