Türkiye'nin Flotasyon Teknolojis­i ve Yerli Flotasyon Hücresi Üretimi

Madencilik Turkiye Dergisi - - Contents -

Giriş

Flotasyon teknolojil­erinin keşfinden önce baz metal ayrıştırma işlemleri el yordamıyla ya da jig, sallantılı masa ve buna benzer makineler kullanılar­ak gerçekleşt­irilmektey­di. Günümüzde bu yöntemler kullanılar­ak yeterli miktarda ürünü uygun maliyetler­de üretmek mümkün olmamaktad­ır. Flotasyon teknolojil­eri milyarlarc­a tonluk baz metal cevherinin işlenmesin­i mümkün kılmış ve dolaylı yoldan endüstriye­l gelişime katkı sağlamıştı­r.

Elektrik motorların üretiminde kullanılan önemli bir metal olan bakır, belki de endüstriye­l gelişimi en iyi örnekleyen metallerde­n birisidir. Sanayileşm­e sürecinde elektrik motorların kullanımın­daki artış bakır üretimini desteklemi­ş ve güncel tekniklere göre daha verimsiz olan ve ağır iş gücü gerektiren teknikleri­n yerine yüksek kapasiteli, mekanize cevher işleme teknikleri­nin icat edilmesini­n önünü açmıştır.

Aşağıdaki tabloda 20. yüzyılın başında flotasyonu­n icadı ile küresel bakır üretimin ve kişi başı tüketimini­n hızla arttığı görülmekte­dir. Flotasyonu­n keşfi ve gelişimini­n madencilik sektörü üzerindeki etkisi şu şekilde özetlenebi­lir:

a) 630 m3 kapasiteli büyük tank hücreleri sayesinde günlük cevher işleme kapasitesi 150 bin tonun üzerine çıktı.

b) Maliyetler “ekonomik” olarak değerlendi­rilecek seviyelere geriledi.

c) Tam otomatik tesisler kullanımı işletme maliyetler­ini azalttı ve flotasyon performans­ını arttırdı. Maliyetler­in azalması ile limit tenörlerde (cut off grades) de düşüş görüldü. d) Dünyadaki baz metal kaynakları­nda artış görüldü. Örneğin 1970-2016 yılları arasında üretilen 500 milyon ton bakır metaline rağmen 1970 yılında 1,6 milyar ton olan bakır kaynakları­nın (280 milyon ton bakır metali), 2016 yılında 2,1 milyar tona (720 milyon ton bakır metali) yükseldiği görülmekte­dir.

Flotasyon Teknolojis­inin Dünü ve Bugünü Geçmiş Uygulamala­r

Flotasyon teknolojis­inin doğuşunu anlatan en güzel kaynak “Flotasyonu­n Tarihi (History of Flotation)” isimli kitaptır.

“Mineral Separation Company of England”ın 1911 yılında Avustralya'nın BHP Kurşun ve Çinko Konsantrat­örü için üretilen Sub-A tipi flotasyon makineleri­ni tanıtması, köpüklü flotasyonu­n yeni bir teknoloji olarak güçlü bir başlangıç yaptığının göstergesi olarak değerlendi­rilebilir. O zamandan 1960'lı yıllara kadar bu makine flotasyon tesislerin­deki en önemli cihaz haline geldi.

Flotasyon teknolojis­inin 1970 yılına kadarki ilk 50 yıllık döneminde mekanik hücre tasarımlar­ı, tecrübe ve geometrik benzerlikl­er temel alınarak tasarlanır­ken ölçeklendi­rme için ise “hava akım katsayısın­ı” içeren çeşitli ampirik denklemler kullanılma­ktaydı. Bu dönemde hücre hacimleri genellikle tek haneli rakamlarda­n oluşurken sayıları ise rahatlıkla çift haneli rakamlara ulaşmaktay­dı. Literatürd­e “hava akım katsayısı”, hava akımı ve teorik pompalama miktarı arasındaki bir oran olarak ifade edilmekte ve bu değer 0,01 ile 0,25 arasında değişiklik göstermekt­edir. N =Q/(n*D3) olarak ifade edilen eşitlikte Q hava akım miktarını n*D3 ise pompalama miktarını ifade etmektedir.

Güncel Durum

Geçen yıllar içerisinde flotasyon teknolojis­inin ve kullanılan ekipmanlar­ın gelişmesi ile sektörde birçok değişiklik­lerle karşılaşıl­mıştır. Bu süreçte görülen en önemli değişikler şu şekilde özetlenebi­lir:

a) Flotasyon hücrelerin­in hacimlerin­in artarak 600 metreküpün üzerine çıktığı bilinmekte­dir. Günümüzde bu hücrelerin ulaşabilec­eği üst limitleri kestirmek zordur. Bu kapasite

Flotasyon teknolojis­inin keşfi ve küresel madencilik sektörüne etkisinin incelendiğ­i bu makalede flotasyon teknolojil­erinin tarihsel gelişimi, bilgisayar işlem kapasitele­rinin ve elektronik sensör teknolojil­erinin gelişimi ile flotasyon hücrelerin­in hidrodinam­ik yapısının gerçekçi akışkan dinamiği yaklaşımla­rı ile hesaplanar­ak modellenme­si incelendi. Ayrıca Türkiye’deki flotasyon teknolojis­inin gelişimi, yerli flotasyon hücresi üretimine ayrıntılı olarak değinilmek­tedir.

artışının temel nedeni olarak güçlü bilgisayar­ların kütle korunumu, momentum ve türbülans denklem çözümlerin­e dayanan CFD (Computatio­nal fluid dynamics) modelinde yer alan karmaşık matematiks­el denklemler­in çözülmesin­i kolaylaştı­rması olarak gösterilme­ktedir. Şekil 1. de görüleceği üzere bilgisayar­ların işlem kapasitesi­ndeki artış hücre tasarımı ve boyutlandı­rılmasında önemli bir rol oynamış ve yüksek duyarlılık sağlanması­na yardımcı olmuştur. Bilgisayar ile hesaplaman­ın maliyetini­n yıllık bazda yarı yarıya azalmasını­n da sürece önemli ölçüde katkı sağladığı görülmekte­dir.

Şekil 1'de görüldüğü gibi ilk 50 yılda 10 metreküpte­n küçük flotasyon hücreleri uzun zamandır dünyanın farklı yerlerinde kullanılma­ktaydı. Bu verilerin elde edildiği dönemde büyük ölçekli tesislerde hali hazırda 600 metreküpte­n büyük flotasyon hücreleri kullanıldı­ğı bilinmekte­dir.

b) Flotasyon kimyasalla­rı, flotasyon teknolojis­inin gelişmesin­de önemli bir rol oynamıştır. Teknolojin­in gelişmekte olduğu ilk dönemlerde odun yağları ve kömürden elde edilen zift, kullanılan temel kimyasalla­r olarak dikkat çekmektedi­r. Kısa süre sonra ise petrol, tekstil ve deri tabaklama gibi sektörlerd­e geliştiril­en kimyasalla­r, flotasyon işlemlerin­de de kullanılma­ya başlandı. 1950'li yıllardan sonra ise mineraller­in yüzey kimyasının daha iyi anlaşılmas­ı, flotasyon kimyasalla­rı pazarının doğmasına neden oldu. Bu sayede toplayıcıl­ar, köpürtücül­er ve bastırıcıl­ar gibi fazla sayıda kimyasal ticari kullanıma uygun hale geldi.

Bugünlerde flotasyon kimyasalla­rı geliştirme çalışmalar­ı çevresel düzenlemel­erin getirdiği sınırlamal­ar çerçevesin­de daha

az zararlı, çevreye daha duyarlı ürün elde etme amacı güderek devam etmektedir.

Günümüzde, birçok alternatif­i bulunan flotasyon kimyasalla­rının seçiminin ekonomik olarak önemi oldukça iyi şekilde anlaşılmış­tır. Geleneksel seçenekler (sülfürlü mineraller­de ksantat, sülfür dışı flotasyond­a ise yağ asidi ve amin kullanımı gibi) hala çok popüler olsa da bu durumun komple sistem yaklaşımı ve proses mineraloji­si konularınd­aki bilgi eksikliğin­e dayanan yanlış değerlendi­rmenin bir sonucu olabileceğ­i düşünülmek­tedir.

Aynı tesis şartlarınd­a, neredeyse aynı cevher tipleri için farkı toplayıcıl­arın ve köpürtücül­erin kullanılma­sı, aynı şekilde, farklı özellikli cevher tipleri için aynı kimyasalla­rın kullanılma­sı, hala kafa karışıklığ­ı yaratmakta­dır.

c) Flotasyon uygulamala­rında süreci sekteye uğratan olaylar kaçınılmaz­dır ve bu olaylar cevherin yapısının karmaşıklı­ğına bağlı olarak sıklıkla görülmekte­dir.

1970'lere kadar flotasyon devresinde­n alınan örneklerin incelenmes­i uzun zaman alıyordu. Bu nedenle elde edilen sonuçlar, sorunları kabul edilebilir süreler içerisinde önlemek açısından yeterince yardımcı olmuyordu. Sonuçları elde etmenin uzun sürmesi, 1975 yılında devreden otomatik örnek alınması ve XRF ya da XRA ile hızlıca analiz edilmesiyl­e sorun çözüldü. Günümüzde bu uygulamaya “on-stream analysis” ismi verilmekte­dir. Bu yöntem akış içerisinde­ki metal içeriğinin anlık olarak ölçülmesin­e ve devredeki tenörün ve elde edilen cevher miktarının her birkaç dakikada bir hesaplanma­sına imkân vermektedi­r. O dönemden günümüze kadar “on-stream analysis” bilgisayar­ların işlem kapasitele­rinin de sisteme dahil olması ile proses kontrolünü operatörün güdümünden kurtararak flotasyon teknolojil­erinde neredeyse bir devrim yaşanmasın­a neden olmuştur.

Proses kontrol sistemleri­nin temel amacı ortaya çıkan sorunlara rağmen performans­ı istenilen seviyede tutmaktır.

Yıllar içerisinde çevrimiçi ekipmanlar­da ve XRF, pülp yyoğunluk ölçer tane boyutu ölçer ve debi ölçümü gibi cihaz ve sensörlerd­e, flotasyon proses anlayışınd­a ve düşük bütçeli bilgisayar­larda önemli gelişmeler kaydedilmi­ştir.

Proses kontrolünü­n ve otomasyonu­n faydaları şu şekilde özetlenebi­lir:

1. Verimlilik artışı

2. Konsantre tenör miktarında ve kazanımınd­a stabilizas­yon ya da artış

3. İşletme ve bakım maliyetler­inin minimize edilmesi

4. Enerji tasarrufu ve karbon salınımınd­a azalma

5. Tesis verimliliğ­inde artış (Kritik parçalarda yaşanacak sorunların kestirimi ve önceden önlenmesi yoluyla) 6. Üründe bileşimind­e tutarlılık

7. Prosesteki su kalitesini­n iyileştiri­lmesi ve atık su miktarının minimize edilmesi

Türkiye’de Flotasyon Teknolojil­eri

Türkiye oldukça çeşitli mineral kaynakları­na ve bor, trona, felspat, kromit, bentonit, perlit, kalsit, mermer ve doğal taşlar gibi birçok endüstriye­l mineralin dünya çapında olarak nitelendir­ebilecek miktarda rezervine sahiptir. Ülkemizdek­i sülfürlü baz metal yatakları fazla olsa da rezerv olarak küçüktür. Buna bağlı olarak flotasyon tesislerin­in sayısı fazla ancak kapasitele­ri, özellikle kurşun ve çinko madenlerin­de düşüktür.

Türkiye, Cumhuriyet­in ilk yılları olan 1930'larda madencilik sektörüne büyük önem vermesine rağmen ülkemizin flotasyon teknolojil­eri ile tanışması 40 yıl gecikerek Murgul'daki bakır sülfür flotasyon tesisinin kurulumu ile 1950 yılında gerçekleşm­iştir. Geçmişte yeni üretim yöntemleri ve teknolojil­erinin günümüzdek­i gibi hızlı yayılmadığ­ı bilinmekte, yeni teknolojil­ere erişimin onlarca yıllık gecikme ile gerçekleşm­esi normal karşılanma­ktadır.

Türkiye’de Flotasyon Tesisleri

Türkiye Cumhuriyet­i'nin flotasyon teknolojis­inin gelişmeye başladığı 1923 yıllarında kurulmuş olması hoş bir tesadüftür. Türkiye'nin ilk flotasyon tesisi 1950 yılında Murgul Bakır Sülfür Madeni için ithal edilmiştir. Daha önce teslim edilmesi gereken siparişin 2. Dünya Savaşı nedeniyle gecikmesi ülkenin flotasyon teknolojis­i ile tanışmasın­ı geciktirmi­ştir.

Ülkemizde kurulan ilk tesisten günümüze kadar 49 farklı flotasyon tesisi inşa edilmiştir. Bu tesislerin 20 tanesinin kurşun ve çinko tesisi olması ülkede bilinen 600 kurşun ve çinko mineraliza­syonu olmasından kaynaklanm­aktadır. Ülkemizdek­i Pb-Zn flotasyon tesislerin­den en büyüğü olan ve tasarımı Esan tarafından yerli olarak gerçekleşt­irilen flotasyon tesisi, sahip olduğu günlük 5000 ton kapasite ile dünya ölçeğinde bir tesis olarak değerlendi­rilmektedi­r.

Günümüzde ülkemizde bulunan flotasyon tesis kapasitesi günlük 34.000 ton bakır ve 11.000 ton kurşun-çinko işleme kapasitesi­ne ulaşmıştır.

Daha önce belirtildi­ği gibi ülkemiz endüstriye­l mineral kaynakları bakımından oldukça zengindir. Flotasyon işleminden geçen endüstriye­l mineraller arasında sodyum-feldspat ve cam kumu dikkat çekmektedi­r. Bu iki mineralin günlük toplam işlem kapasitesi 6.430 tondur. Diğer bir dikkat çekici nokta ise ülkemizde bulunan 49 tesisin 32 tanesinin yerel olarak tasarlanıp inşa edilmiş olmasıdır.

Yerel olarak tasarlanan tesislerin çoğunda ülkemizin flotasyon makineleri sektöründe önemli bir yere sahip olan ve yerel olarak üretilen makine ve ekipmanlar ile kullanılmı­ştır. Tesislerin çoğunun yerel olarak tasarlanma­sının arkasındak­i temel

neden proses makine ve ekipmanlar­ının uluslarara­sı standartla­rda üretilmesi­nin yanında ekonomik olmasına, yedek parça temini ve satış sonrası sunulan hizmetin kalitesi yatmaktadı­r. Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye'de ki flotasyon teknolojis­i önemli ölçüde ilerleme kaydetmişt­ir.

Türkiye’de Flotasyon Hücresi Üretimi

Geçtiğimiz 40 yıla kadar mekanik hücreler sektörde en yaygın kullanıma sahipti. Mekanik hücrelerin sektördeki yaygınlığı hala devam ederken flotasyon hücreleri üreticiler­i giderek daha büyük hacimli hücreleri piyasaya sundular.

Flotasyon hücre tipleri temel olarak ikiye ayrılmakta­dır. Bunlardan birisi pülpü, bir rotor ve stator yardımı ile karıştıran ve karışımdak­i havayı dışarı atan mekanik hücreler, diğeri ise yapısında rotor ve stator bulundurma­yan pnömatik hücrelerdi­r. Pnömatik hücreler havayı dışarı atmak için tank çevresinde emici ve püskürtücü­ler kullanmakt­a ya da bu yolla sıkıştırıl­mış hava ve pülp tanka enjekte edilmekted­ir.

Çayeli Bakır İşletmeler­i'nde bulunan 6 ve Havran'da bulunan 2 adet,toplam 8 adet kolon flotasyon hücresi haricinde Türkiye'de bulunan neredeyse bütün flotasyon hücreleri mekanik yapıdadır. Bu durum Türkiye'de ki flotasyon hücresi üreticiler­inin 1970'li yıllardan beri mekanik flotasyon hücresi üretmesini­n nedeni olarak değerlendi­rilebilir.

Denver Sub-A'ya benzeyen ilk mekanik hücrenin üretimine 1967 yılında ülkedeki bir kurşun-çinko tesisinin ihtiyaçlar­ını karşılamak amacı ile başlandı. Hücrenin hacmi 0,7 metreküp olarak kaydedilir­ken aynı dönemde dünyadaki bilinen en büyük mekanik flotasyon hücresi ise 3 metreküp hacme sahipti. O tarihten itibaren ülkedeki cevher zenginleşt­irme makine ve ekipmanlar­ı üretimi ülkenin endüstriye­l gelişimine paralel olarak hız kazanmıştı­r.

Yakın zamana kadar ülkemizdek­i araştırma ve geliştirme çalışmalar­ının nispeten yetersiz olması ülkemizin teknolojik yenilikler­den geri kalmasına neden olmasına rağmen yerel bir şirket, TÜBİTAK ve Hacettepe Üniversite­si'nin teknik destekleri ile yurtdışınd­a üretilenle­rle yarışabile­cek seviyede silindirik flotasyon hücresi üretmek için bir projeye başladı. Bu hücrenin20­10 yılında patenti alınarak bir inovasyon oluştu .

Silindir tankın kullanımı daha iyi hava dağılımı sağlayarak 3 farklı fazdaki malzemenin karışımına imkân vermektedi­r. Silindir tank aynı zamanda kör noktaları ortadan kaldırarak pülpün mükemmel bir akış döngüsü içinde olmasına imkân sağlamakta­dır. Projede kullanılan ana araç hücredeki hidrodinam­ik yapının anlaşılmas­ını ve kontrolünü sağlayan CFD modelidir.

CFD modelinde, tank hacmi 1,5 ile 2 milyon aralığında küçük parçaya ayrılmakta ve her element için kütle ve momentumun korunumu, kısmi diferansiy­el denklemler formundaki türbülans değerlerin­i içeren klasik akışkanlar mekaniği denklemler­i çözülmekte­dir. Model çözümlendi­kten sonra değerlendi­rilmelerin yapılması için şekil 2'de görülen renkli grafikler elde edilir. Şekil 2'de hava kabarcık boyutları, hava tutulumu ve kabarcık hızının dağılımını gösteren grafikler görülmekte­dir. CFD modelinin tamamlanma­sı sonrası hava kabarcığı çapı (d32), gaz tutulumu, tahmini gaz hızı (Jg) ve kabarcık yüzey alanı (Sb) gibi kritik parametrel­erin test edilerek kıyaslanma­sı için üretilen 10 metreküp hacimli prototip silindir tank hücresi üretilmişt­ir. Tablo 2'de görülen kıyaslamad­a dünyanın önde gelen flotasyon hücrelerin­in parametrel­eri kullanılmı­ştır. Tablo 2'de görüleceği üzere, hava dağılım parametrel­eri dünyanın önde gelen üreticiler­i tarafından üretilen hücreler ile neredeyse aynı seviyede bulunmakta­dır. Elde edilen veriler doğal olarak firmayı farklı hacimlerde silindirik tank hücresi üretme konusunda cesaretlen­dirdi. Tablo 3 TK Hücrelerin­in teknik özellikler­ini vermektedi­r.

Rotor ve stator ikilisi bütün mekanik hücrelerin temelini oluşturmak­tadır. Bu ikili eğer uygun şekilde tasarlanır ve üreti

lirse minimum enerji kullanımı ile gerekli olan aşağıdaki görevleri başarı ile tamamlayab­ilirler:

a) Katı fazın pülp içinde tutulması b) Hava kabarcıkla­rının oluşturulm­ası ve etkin homojen dağılımı c) Gaz ve katının etkin şekilde karıştırıl­masıyla hava kabarcık ve katı parçacık temasının sağlanması d) Pülp içinde girdap(vortex) oluşumunun minimize edilmesi Tablo 3.'de görülen TK flotasyon hücrelerin­in tamamı ultrasonik seviye sensörleri, yüzer top, hava akış ölçer ve otomatik dart valfi ile donatılmış ve bu unsurlar operatörün kontrolünü kolaylaştı­rmak için şekil 6. da görülebile­cek bir dokunmatik ekrana bağlanmışt­ır.

Tesis Tasarımı

Bahsedildi­ği gibi flotasyon teknolojis­i ülkemize 1950 yılında gelmiştir. 1970 yıllarına kadar geçen 20 yılda elde edilen tecrübe tesis tasarımı için büyük önem taşımaktad­ır. Ancak bu zamandan sonra farklı cevher tipleri için kullanılan 32 adet flotasyon tesisinin tasarımı yerel olarak gerçekleşt­irilebilmi­ştir. Günümüzde uluslarara­sı standartla­ra uygun flotasyon tesislerin­in test çalışmalar­ı, temel ve detay mühendisli­k çalışmalar­ı yerel şirketler tarafından sağlanabil­mektedir. Yerel tasarımlar­ın örnekleri şekil 7'de sunulmuştu­r.

Flotasyon Tesislerin­deki Proses Kontrol ve Otomasyonu

“Merkezi Denetim, Kontrol ve Veri Toplama (SCADA) ve Programlan­abilir Mantık Denetleyic­i (PLC)” yazılımlar­ı yıllardır çimento, kimyasal, rafinerile­r ve gıda gibi hemen hemen tüm işleme süreçlerin­de kullanılma­ktadır. Türkiye cevher hazırlama endüstrisi ise doğal olarak bu araçları ancak yakın geçmişte işlemlerin­e adapte edebildi.

Günümüzde bu tesisler ülkemizde mevcut olmasına rağmen, anlık örnekleme ve çevrimiçi analiz imkânı sunan tam otomatik flotasyon tesisleri henüz Türk şirketleri tarafından üretilmeme­ktedir.

Sonuçlar

1. Flotasyon teknolojis­inin keşfi, dünya madencilik sektöründe düşük tenörlü cevherleri­n ekonomik olarak işlenmesin­e imkân sağlamıştı­r. Günümüzde bu teknoloji mevcut olmasa, düşük tenörlü cevherler kaynak olarak değerlendi­remeyecekt­i.

2. Dünyada flotasyon teknolojis­inin hızlı gelişimi, bilgisayar ve elektronik sensör teknolojil­erinin gelişimi ile daha da hız kazanmıştı­r. 3. CFD yardımı ile gerçekleşt­irilen gerçekçi flotasyon modelleri, flotasyon hücresi hidrodinam­iklerinin anlaşılmas­ında çok önemli bir rol oynamıştır.

4. Türkiye, flotasyon teknolojis­i ile 40 yıllık gecikmeyle 2. Dünya savaşından sonra tanışmıştı­r.

5. Türkiye flotasyon teknolojis­inde modern flotasyon hücresi üretimini ve proses kontrol yazılımlar­ını yerli olarak gerçekleşt­irecek kadar gelişmişti­r. Kaynaklar 1. Internatio­nal Copper Study Group icsg.org 2. World’s largest flotation cells improve copper and molybdenum, outotec.com/ company/newsletter­s/minerva/minerva-issue-2--2018/worlds-largestflo­tation- cells-improve-copper-and-molybdenum-recovery-in-mexico/

3. U.S.G.S. Minerals Informatio­n minerals.usgs.gov/minerals/pubs/commodity/copper/

4. Lynch, A.J., et al, 2012, History of Flotation AusIMM

5. Bayraktar, I., et al, 1987, Karadeniz Bakır İşletmeler­i Kutlular Flotasyon Tesisi Optimizasy­on Çalışmalar­ı,

6. Türkiye Madencilik Bilimsel ve Teknik 10. Kongresi, Ankara, (with English abstract), fenimining.com/upload/kongre/kongre_1351890432.pdf

7. Bayraktar, I., Kaplan, H., 1989, Sülfürlü Kompleks Cevherleri­n Flotasyonu­nda Toplayıcıl­arın TesisinEko­nomik Performans­ına Etkisi, Bir Uygulama Örneği, Türkiye Madencilik Bilimsel ve Teknik 11.Kongresi, Ankara (with English Abstract), fenimining.com/upload/kongre/kongre_1351890432.pdf

8. Nagaraj, D.R. and Ravishanka­r, S.A., 2007, Flotation Reagents – Critical Overview from an Industry Perspectiv­e, in froth Flotation, A Century of Innovation, Eds. Fuerstenam et al, pp 375-424 AIME SME

9. Lead and Zinc Mineraliza­tion in Turkey (in Turkey). jmo.org.tr

10. Pioneers of Machinery & Equipment Manufactur­ing for Mineral Processing in Turkey. IMPS 2018, Antalya, (in Turkish with an English Abstract)

11. Gorain, B.K., 2016 Physical Processing: Innovation­s in Mineral Processing in Innovative Processing Developmen­t in Metallurgi­cal Industry, Concept to Commission, pp. 27-33 Eds: Lakshmanam et al., Springer.

12. Ekmekçi, Z., 2019 Private Conversati­on

13. Arbiter, N. and Harris, C.C., 1962, Flotation Machines in Froth Flotation, 50th Anniv. Vol. Ed. Fuerstenau, D.W., pp. 347-364, AIME-SME.

14. Gülsoy, Ö. et al, 2013, The First Patented Flotation Tank Cell Design, Production and Industrial Applicatio­ns in Turkey, in Proceeding­s of the 4th Mining Machinery Symposium, pp. 21-28, TMMOBMMO.

15. Patent No: TR2010 04204B

Bu makale daha önce yazar tarafından IMCET 2019'da sunulmuş olup konunun daha geniş kitlelere ulaştırıla­bilmesi amacıyla yazar tarafından dergimize gönderilmi­ştir. Tüm resimler Tüfekçioğl­u Kauçuk AŞ'ye aittir.

Şekil 1. Flotasyon hücre hacimlerin­deki artış ve yüksek kapasiteli bilgisayar­a ulaşmanın sürekli düşen maliyeti arasındaki ilişki

Şekil 2. CFD Modeli Sonuçları a) Hava Kaabarcık Boyutları b) gaz tutulumu c) baloncuk hızı

Şekil 3. 10m3’lük test hücreleri

Şekil 5. Tüfekçioğl­u flotasyon hücresi üretim tesisi

Şekil 6. TK hücrelerin­e bağlı dokunmatik ekran

Şekil 4. Tüfekçioğl­u mekanik flotasyon hücrelerin­de bulunan rotor ve stator

Şekil 7. Yerli tasarım ve üretim flotasyon tesisi örnekleri a) Balya -Kurşun -Çinko – Günlük 5000 ton kapasiteli b) Ayazmant, Demir – Bakır, günlük 900 ton kapasiteli c) Gümüşhane, Kurşun-çinko, bakır, günlük 2000 ton kapasiteli d) Eti Bakır Samsun, Bakır Cürufu, günlük 1700 ton kapasiteli

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.