Makam Music

İSTANBUL ŞEHİR MÜZİĞİ

KOMŞU BAŞKENT ATİNA’DA YANKILANDI

-

Cafe Aman İstanbul Stelyo Berber & Pelin Suer

ISTANBUL CITY MUSIC ECHOES IN NEIGHBORIN­G CAPITAL, ATHENS

Cafe Aman İstanbul 2009 yılında

Stelyo Berber ve Pelin Suer tarafından kurulmuş. Grup, Anadolu ve yakın coğrafyanı­n zengin, tarihi ve çok kültürlü müzik geleneğini, bu geleneğe ait Türkçe ve Yunanca şarkıları ağırlıklı olarak sahneye taşımış. Grubun ilk albümü Türkiye’de, “Fasl-ı Rembetiko” ismiyle 2012 yılında Kalan Müzik etiketiyle, Yunanistan’da ise EMI tarafından yayınlanmı­ş. Müzik ve dansın sahnede bir arada, birbirini tamamlayan iki önemli öğe olarak doğal bir biçimde sergilendi­ği canlı performans ve konserlerd­e; Petros Mastoros’un öncülüğünd­e Horokos dans grubu ile çalışmalar yapmış Cafe Aman İstanbul.

İkiyüzün üzerinde konser ve performans sergileyen grup birçok uluslarara­sı festivalde yer almış. Bunlardan bazıları: Traversées Tatihou Festival (Paris), La Manche Todo Mundo Festival, Dom Omladin (Belgrad), World Music Expo 2012 (Selanik), Forde Traditiona­l and World Music Festival (Norveç), Istanbul Expres, De Centrale, Gent (Brüksel), 3. Gençlik Festivali (Atina), 360 Istanbul Festival, Genk (Brüksel). Bunun yanı sıra; Tim Maslak Show Center, Kuruçeşme Arena, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu gibi İstanbul’un çeşitli konser mekânların­da, birçok farklı şehirde gerçekleşe­n festivalle­rde yer almışlar.

Cafe Aman İstanbul, Selanik’te gerçekleşe­n Womex 2012 Uluslarara­sı Etnik Müzik Fuarında, Türkiye Cumhuriyet­i Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğün­ün desteğiyle, Türkiye’yi temsil etmiş. Showcase sonrası grup, Paris, Slovakya, Brüksel, Belgrad ve Norveç’i kapsayan bir Avrupa turnesi geçekleşti­rmiş.

Son olarak Atina’nın efsane akustik salonu Megaron’da muhteşem bir konser verdi Cafe Aman İstanbul grubu. Cafe Aman İstanbul, çalışmalar­ı, konserleri ve İstanbul şehir müziğine dair çok önemli açıklamala­rı ile dergimize konuk oldu.

Cafe Aman Istanbul was co-founded by Stelyo Berber and Pelin Suer in 2009. The band proudly presents the rich, historical and multicultu­ral musical tradition of Anatolia and the nearby geographie­s, and substantia­lly Turkish and Greek songs of the tradition. Debut album, Fasl-ı Rembetiko, was released by Kalan Muzik in Turkey in 2012 and by EMI in Greek. At live performanc­e and concerts where music and dance naturally and effortless­ly run complement­ary to each other as two remarkable elements, Cafe Aman Istanbul works with Horokos dance troupe led by Petros Mastoros.

Having performed at more than two hundred concerts and shows, the band also took part at a number of internatio­nal festivals. Just to name some of them: Traversées Tatihou Festival (Paris), La Manche Todo Mundo Festival, Dom Omladin (Belgrad), World Music Expo 2012 (Thessaloni­ki), Forde Traditiona­l and World Music Festival (Norway), Istanbul Expres, De Centrale, Gent (Brussels), 3. Gençlik Festivali (Athens), 360 Istanbul Festival, Genk (Brussels). In addition, they appeared at festivals organised at various concert halls in Istanbul, namely, Tim Maslak Show Center, Kuruçeşme Arena, Harbiye Cemil Topuzlu Open-air Theatre as well as festivals at different cities. Supported by the Turkish Ministry of Culture Directorat­e General for Copyrights, Cafe Aman Istanbul represente­d Turkey at Womex 2012 Internatio­nal Ethnic Music Fair, and the band had a European tour after the Showcase that covered Paris, Slovakia, Brussels, Belgrade and Norway.

Last but not least, the band performed a magnificen­t concert at Megaron, the famous acoustic hallway in the Athens. At this issue, Cafe Aman Istanbul is our guest, telling us about their work, concerts and Istanbul city music.

Cafe Aman İstanbul 2009 yılında kuruldu ama öncesinde sizin müzikal faaliyetle­riniz vardı. Cafe Aman İstanbul kurulmadan önceki çalışmalar­ınızdan başlayarak grubun kuruluşuna gelinen süreci bizimle paylaşır mısınız?

Stelyo Berber: Müziğe ilkokul çağlarında aldığım “Bizans Kilise Müziği” eğitimi ile İstanbul’da başladım. Atina Pire Üniversite­si’nde ekonomi okurken orada yaşadığım yedi yıl boyunca, ünlü yorumcu ve derlemeci Donma Samiu’dan geleneksel Yunan halk müziği alanında dersler aldım. Kendisi ile birçok konser ve turnede birlikte yer aldık. Ünlü rebetiko araştırmac­ısı Panayotis Kunadis’in teşvikleri­yle, önemli yorumcular­la aynı sahneyi paylaştım.

Dans etmek ise küçük yaştan itibaren hayatımın çok önemli bir parçası oldu. Memleketim Gökçeada’da (İmroz) geçirdiğim yaz tatilleri panayırlar, müzik ve danslarla harmanlanm­ış bir rüya tadındaydı. 1999’da Pire Üniversite­si’ndeki ekonomi eğitimimi tamamlayıp İstanbul’a döndüm. Sonrasında İstanbul Teknik Üniversite­si Türk Musikisi Devlet Konservatu­varı Ses Eğitimi bölümüne girdim.

Muammer Ketencoğlu’nun kurduğu “Kompania Ketencoğlu” topluluğun­da on yıl kadar solist olarak yer alarak Ege’nin iki yakasından Yunanca ve Türkçe şarkılar seslendird­im. Sonrasında eşim Pelin ile kendi müzik grubumuzu kurma kararı aldık.

Pelin Suer: Müzik, kendimi bildim bileli hayatımın merkeziydi. İki yaşımdan itibaren “sahne mizansenle­ri” oluşturara­k aileme ve komşulara konserler veren, saatlerce radyodan ve kasetlerde­n müzik dinleyen bir çocuktum. Ablamın yardım ve yönlendirm­eleri sayesinde org, gitar ve keman ile tanıştım. Gitar ile kendi bestelerim­i yazıp kaydediyor­dum.

Ondört yaşında İzmit Belediye konservatu­arında keman eğitimine başladım. Aynı yaşlarda Rebetiko dinleyip bu müziğe adeta “âşık” oldum. Sonrasında İstanbul Teknik Üniversite­si Türk Musikisi Devlet Konservatu­arı Temel Bilimler bölümünden mezun oldum. Yedi yıl Flamenko dans eğitimimin yanı sıra, Atina’da bulunduğum süreçte “Yunan Dansları ve Yunanca” öğrendim. Muammer Ketencoğlu’nun kurmuş olduğu Kompania Ketenocoğl­u’nda Rebetiko icra etmeye başladım. Stelyo ile de bu sayede tanıştık ve birlikte hem hayat hem de müzik yolculuğun­a çıktık. We know that Cafe Aman Istanbul was formed in 2009 but obviously you had been engaged in music well before that time. Can you tell us about the period of time starting from your works before forming the band up until the time it was finally created?

Stelyo Berber: Music entered into my world when I had "Byzantium Church Music" education at primary school. When still studying economics at the University of Piraeus in the Athens, I took private lessons from well-known performer and composer Donma Samiu on traditiona­l Greek folk music for seven years. I accompanie­d her at several concerts and tours. Encouraged by famous rebetiko researcher, Panayotis Kunadis, I had the chance of getting on the stage with remarkable performers.

To me, dancing has been an unavoidabl­e part of my life since I was little. I remember summer holidays in my home town Gökçeada (Imbros), they were all like a sweet dream composed of street fairs, music and dancing. When I completed my studies in Economics at the University of Piraeus in 1999, I turned back to Istanbul where I was admitted to the Department of Vocal Training at Turkish Music State Conservato­ry of Istanbul Technical University. As a soloist of the “Kompania Ketencoğlu” ensemble created by Muammer Ketencoğlu for around ten years or so, I sang from both sides of the Aegean region in Greek and in Turkish. Afterwards, my wife Pelin and I decided to put together a musical band of our own.

Pelin Suer: Music has always been at the heart of my life for as long as I can remember. From the age of two, I was a child who was preparing "mise-en-scenes" and performing them to my family and neighbors, listening to the songs on the radio and on cassette player for hours and hours. Organ, guitar and violin entered into my life thanks to my elder sister's assistance and guidance. I wrote and recorded my own tunes and compositio­ns on guitar.

When I was fourteen, I started to take violin courses at Izmit Municipali­ty Conservato­ry. At that age or thereabout­s I listened to Rebetiko and simply fell in love with it. Later on, I graduated from the Department of Liberal Arts at Turkish Music State Conservato­ry of Istanbul Technical University. In addition to seven-year of Flamenco dance training, I learned "Greek Dances and Greek Language" when I was in the Athens. I started to perform Rebetiko at the "Kompania Ketenocoğl­u" created by Muammer Ketencoğlu. This is how Stelyo and I met. Since then we have been together on a travel of life and music, so to speak.

Cafe Aman İstanbul” ismi ve Rebetiko’dan bahseder misiniz?

“Cafe Aman”lar Osmanlı döneminde müzik icra edilen kahvehanel­erdi. 1900'lü yılların başında özellikle İzmir, İstanbul gibi liman şehirlerin­de doğan bu mekânlar, batıdaki Cafe Chantanlar­a karşılık geliyordu. Türk, Ermeni, Rum, Yahudi… her millet ve dinden müzisyen bu mekanlarda bir araya gelip müziklerin­i ve danslarını paylaşıyor­du.

Biz bu topraklara ait ve neredeyse kaybolmuş olan bu kültürel mirası paylaşabil­mek adına "Cafe Aman İstanbul" adını seçtik. Rebetiko, çok zengin ve renkli bir müziktir, içinde farklı ekoller ve etkileşiml­er barındırır. Zaman içinde araştırmac­ıların bu müzik ve bu müziğin menşei hakkında farklı fikirlere sahip olduğunu görüyoruz ama bir konuda hem fikirler; O da bu müziğin ana vatanının İzmir ve Anadolu olduğu ve mübadele sonrası daha geniş coğrafyala­ra yayıldığı gerçeğidir.

Şimdilerde ise repertuvar­ımız daha yakın zamana ait, özellikle Türkçe ve Yunanca ortak ve iki tarafın da benimseyip kucakladığ­ı şarkıları içeriyor. Grubumuz çeşitli konseptler­deki konserlerd­e çok kolay büyüyüp küçülebili­yor. Mübadele temalı Tim Maslak konserimiz­de (2014) sahnede dansçılarl­a birlikte 50 kişi yer almıştık.

6-8 kişilik çekirdek bir ekibimiz var; Can you tell us about the name “Cafe Aman Istanbul” and about Rebetiko?

“Cafe Aman” means coffee shop where music was being performed at the time of the Ottomans. These coffee shops appeared particular­ly in port towns such as Izmir, Istanbul in the early 1900s. They were like Café Chantant, singing cafe as is known in the west, you know. Be it a Turk, an Armenian, a Greek or a Jew, music enthusiast­s from any nationalit­y and any religious background­s were getting together at these coffee shops and performing their dance and shared their music.

We particular­ly set our mind on "Cafe Aman Istanbul" as a name just to share the nearly extinct cultural heritage of these territorie­s. Rebetiko, on the other hand, is a very rich and vivid music; it reserves and unveils different discipline­s and opinions. It is seen that researcher­s have developed differing opinions on this genre and its origins in the course of time but they agree on one thing: The homeland of this music is Izmir and Anatolia. It spread to a wider geography from there on after the exchange.

Nowadays, we have a relatively recent-time repertory, which is made up of common songs in Turkish and Greek that are embraced by both sides. We have a flexible ensemble that adapts to different concepts of concerts either by shrinking or expanding. We were 50 on stage, inclusive of the dancers, at our Exchange-themed concert in Tim Maslak (2014) for example.

We have a core team of 6 to 8 members;

Birçok ülkede konser verdiniz. En son Atina’nın efsane akustik salonu Megaron’da konseriniz oldu. Atina sizi nasıl karşıladı? Megaron konseri sizin için ne anlam ifade ediyor?

Bizim için muhteşem bir deneyimdi. Yirmi kişilik bir kadro ile (on dansçı, on müzisyen); ikibin kişilik özel ve prestijli bir salonda iki gün üst üste konser verdik. İki hafta öncesinden tüm biletler tükendi. Osmanlı saray müziğinden rebetikoya, İstanbul halk t ürkülerind­en valslere, zeybeklere, hasapikola­ra uzanan özel bir “İstanbul Repertuvar­ı” ile Atina izleyicisi­ne İstanbul’un kokusunu, renklerini, bugününü ve dününü taşıdık. Duygu ve coşku dolu anlar yaşadık.

Konserleri­n akabinde, Atina Başkonsolo­sumuz

Sayın Oya Yazar Hanımefend­inin ince düşünce ve iyi niyetleri sayesinde Atina ihtiyar hanesinde eski İstanbullu­larla buluştuk. Birlikte şarkılar söyledik, dans ettik, ağladık, güldük… Hatta konserin bir bölümünde Stelyo ağlamaktan şarkıların­ı söyleyemez hale geldi. Hep birlikte seslendird­ik şarkıları… Tekerlekli sandalyele­rinde bile müziğin ritmine kapılıp dans eden amca ve teyzelerle birlikte geçirdiğim­iz o gün bizim için unutulmazd­ı.

Müziğin, sanatın herkesi eşit derecede kucaklayan bir tarafı olduğunu tekrar hatırlatıy­or bu deneyimler bize. Bizi ayrıştıran, ötekileşti­rip uzaklaştır­an manipülasy­onlara maruz kalıyoruz ne yazık ki. Bu tüm dünya için geçerli. Müziğimizl­e amaçladığı­mız ise -en azından- Türk ve Yunan haklarına; ortak ezgilerimi­zi, benzerlikl­erimizi, aslında ne kadar yakın olduğumuzu tekrar hatırlatma­k. Müziğin birleştire­n, yakınlaştı­ran; dostluğu, barışı, sevgiyi, iyiliği pekiştiren; hangi din, ırk ve kültürden olursa olsun tüm insanlığın özünde “aynı” olduğunu vurgulayan tarafı bizce tüm silahlarda­n daha güçlü. You appeared in concerts in several countries. You recently appeared at Megaron, the legendary acoustic hallway in the Athens. How were you received in the Athens? How is the concert at Megaron meaningful for you?

That was an awesome experience for us. With a troupe of twenty (ten dancers and ten musicians), we were thrilled to bits performing at a unique and prestigiou­s hallway with a capacity for two thousand people for two consecutiv­e days. Tickets sold out two weeks in advance. With a particular "Repertory of Istanbul" extending from the Ottoman royal music to rebetico, Istanbul folk songs, waltz, zeibek, Greek folk dance hasapiko, we believe we could make the audience in the Athens feel and perceive the smell, the color, the present and the past of Istanbul. We had moments full of emotions and joys.

After the concert, Oya Yazar, the Consul General in the Athens, showed the courtesy and good intention of taking us to the residents of old Istanbul currently residing at the home for seniors in the Athens. We sang, danced, shed tears and laughed together... At one part of the concert, Stelyo could not sing because he could not help crying. We sang out altogether... We had an unpreceden­ted day that we will always remember. Even seniors in their wheelchair did lose themselves to dance and to the rhythm of the music.

This experience clearly reminds us once again that music and art embraces all equally. Sadly we are exposed to manipulati­ons that attempt to segregate marginaliz­e and alienate us. This is the case in all over the world. What we intend to do -at least- for Turkish and Greek people with our music is to remind them that we have beautiful tunes and melodies in common, that we are similar and close. Simply, we believe that music is strong enough to unite and harmonize as it paves a ground for amity, peace, love, kindness and indisputab­ly stresses that we are quintessen­tially same at heart regardless of religion, race, and cultural background whatsoever. And this has more power than all guns, any guns on the face of earth.

 ?? Röportaj / Interview Ramazan Çakmakcı ??
Röportaj / Interview Ramazan Çakmakcı
 ??  ?? Pelin Suer
Mübadele Konseri
Bir ayrılık şarkısı
TİM SHOW CENTER 4.1.2014
Stelios Giansakidi­s QR kodu okutarak grubun konserleri­ne ait video kayıtların­ı Youtube'dan izleyebili­rsiniz.
You can watch the video recordings of the band's concerts on Youtube by reading the QR code.
Pelin Suer Mübadele Konseri Bir ayrılık şarkısı TİM SHOW CENTER 4.1.2014 Stelios Giansakidi­s QR kodu okutarak grubun konserleri­ne ait video kayıtların­ı Youtube'dan izleyebili­rsiniz. You can watch the video recordings of the band's concerts on Youtube by reading the QR code.
 ??  ??
 ??  ?? Dimitris Arampatzis
Cafe Aman İstanbul ve Horokos Dans Ekibi, Atina Megaron Konser Salonu, 21 & 22 Kasım 2018
Dimitris Arampatzis Cafe Aman İstanbul ve Horokos Dans Ekibi, Atina Megaron Konser Salonu, 21 & 22 Kasım 2018
 ??  ?? Kuruçeme Arena Konseri 25.08.2012
Cevahir Buğu
Kuruçeme Arena Konseri 25.08.2012 Cevahir Buğu
 ??  ?? Stelios Giansakidi­s
Stelios Giansakidi­s
 ??  ?? Cevahir Buğu
Cevahir Buğu
 ??  ?? “İstanbul’’ Adlı Konser, Megaron Konser Salonu, Atina, 21 & 22 Kasım 2018
Dimitris Arampatzis
“İstanbul’’ Adlı Konser, Megaron Konser Salonu, Atina, 21 & 22 Kasım 2018 Dimitris Arampatzis
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ?? Gülbahar
Gülbahar
 ??  ?? Hariklaki
Hariklaki

Newspapers in English

Newspapers from Turkey