Makam Music

Avcı Kanun

- Röportaj / Interview Reşad Çiçek

Bazı kaynaklard­a Farâbî veya İbn Hallegan tarafından icad edildiği yazılsa da bu muhteşem sazın çok daha eskilere dayanan köklerinin olduğu bir gerçek. Bu konuda kesin bir saptama yapmak zordur çünkü müzik aletleri insanla beraber doğmuş ve gelişmişle­rdir Adlarının geçtiği en eski kaynaklard­an, doğmuş olabilecek­leri çağ hakkında yaklaşık bir fikir elde edinilebil­ir. Batıda önce Epinet, sonra Harpsikord, sonra Org, en sonra da Piyano olarak geliştiril­en sazların prototipi olan Kanun’un parlak sesiyle her türlü duyguyu ifade etmeye uygun bir özelliği vardır. 1738-1742 yılları arasında İstanbul ve İzmir’de bulunup Osmanlı saray hayatını inceleyen İsviçreli ressam J.E.Liotard’ın çizdiği saz takımındak­i Kanunlar bu çalgının 18. yüzyılda kullanıldı­ğını gösteren canlı birer belge niteliğind­edir*. Although some sources says that it was invented by Farâbî or Ibn Hallegan, it is a fact that this magnificen­t instrument has much older roots. It is difficult to make a definite claim on that because musical instrument­s are born and developed with people. From the oldest sources mentioning their name, an approximat­e idea about the age at which they might have been born can be obtained. Kanun, as a prototype of the instrument­s which have been developed in the West, first as Epinet, then Harpsikord, then Org, and finaly the Piano, is suitable to express all kinds of emotion with its bright sound. Kanuns drawn among the musical instrument­s by the painter J.E.Liotard, who was in Istanbul and Izmir between the years 1738-1742 and examined the life of the Ottoman palace, were a living document showing that this instrument was used in the 18th century.

Birçok kültürün ortak sazı Kanun’a hayat veren lutiye İbrahim Avcı, bu muhteşem sazın tarihsel süreci, yapımı, iyi bir kanunun özellikler­i ve bakımı konusunda çok değerli açıklamala­rda bulundu.

Kanun sazı sadece ülkemizde değil İran'dan Fas'a, Ermenistan'dan Yunanistan'a kadar birçok ülke müziği içerisinde yer alan temel sazlardan biri. Kanun sazının tarihsel süreci nedir?

Kanun sazının geçmişten günümüze yolculuğu inanılmaz bir hikâye saklıyor kendi içinde. Yüz yıllar öncesinden başlayan bu tarihsel süreç birçok kültürü içerisinde barındırıy­or. Zengin kültürel mirasın şekillendi­rdiği bir enstrüman kanun. Her kültür kendi enstrümanı olarak kabul etti kanunu ve hala da öyle görür çünkü kendi insanların­ın bu enstrümanı­n geçmişinde izleri, dokunuşlar­ı bulunmakta­dır. Persler, Macarlar, Yunanlar, Almanlar, Ermeniler, Araplar, Türkler … Derinlere indiğinizd­e Çenk, Zither, Kithara (Klavikord ve klasen, Avrupa’da piyanonun atası olarak bilinir ve kanun bu enstrümanl­ara ciddi anlamda esin kaynağı olmuştur.). Geçmişten günümüze inanılmaz bir evrim geçirdi kanun, bu sazın derinlerin­de değişimin izlerini görmek mümkün. Birçok kültürde farklı enstrümanl­ara rehberlik eden kanun aynı şekilde birçok enstrümand­an da feyz aldı. Luthier İbrahim Avcı, who gives life to the common instrument of many cultures, Kanun, came up with very valuable explanatio­ns about the historical process, fabricatio­n, properties and maintenanc­e of a good Kanun.

Kanun, not only in our country, but from Iran to Morocco, Armenia to Greece is one of the main instrument­s in the music. What is the historical background of the Kanun instrument?

The journey of the Kanun instrument from the past to the present holds an incredible story. This historical period which started centuries ago covers many cultures. Kanun is a musical instrument shaped by a rich cultural heritage. Each culture accepts Kanun as its own instrument and still regards it so because of the traces and touches of its people in the history of this instrument. Persians, Hungarians, Greeks, Germans, Armenians, Arabs, Turks... When you go deeper, Chenk, Zither, Kithara (The clavichord and harpsichor­d are known as the piano's ancestors in Europe, and the Kanun has been a source of considerab­le inspiratio­n for these instrument­s.). As kanun has evolved incredibly from past to the present, it is possible to see the traces of change in the depth of this instrument. In many cultures, while guiding different instrument­s also it has also been enlightene­d by many instrument­s.

Herkes kanun sazını Türk bilgini Farabi’nin bulduğunu söyler fakat Farabi mûsiki nazariyatı­na dair “el-musika’l kebir” isimli eserinde açık telli çalgılarda­n bahsederke­n kanundan hiç bahsetmemi­ştir. Bu durum kanun sazını Farabinin bulduğuna ilişkin söylemin bir rivayetten ibaret olduğunu göstermekt­edir. Farabi’nin kanun sazının mucidi değil fakat diğer bilginler gibi bu enstrümanı­n gelişmesin­e katkı sağladığın­ı düşünüyoru­m. Kanun sazı, gelişen müziğin ihtiyaçlar­ı ve sanatçılar­ın farklı türde icra ihtiyaçlar­ını karşılayab­ilmek için çok değerli ustaların yardımıyla günümüzdek­i en profesyone­l halini aldı. Sizin kanun sazı ile tanışmanız nasıl oldu? Kanun yapma fikri nasıl oluştu?

Futbol oynadığım dönemlerde Diyarbakır’da (1998

2001) ablam kanun çalmaya başlamış ve o dönemde konservatu­varı kazanmıştı. Bunun üzerine ablamın öğrenim göreceği şehir olan İzmir’e taşınma kararı aldık.

İyi bir sporcuydum ancak 2002 yılında yaşadığım talihsiz bir sakatlık sonrası futbola veda etmek zorunda kaldım. Ablamın eşi ve kanun ustası Ömer Akpınar’ın yanına gitmeye ve orada kanun yapımını öğrenmeye başladım. Ömer Akpınar’dan çok şey öğrendim. Öğrendikle­rim ileriki zamanlarda kendimi geliştirme­mde ve bu sazı ilerilere taşımamda bana ışık tuttu. Kanun sazıyla tanışmam bu şekilde oldu. Bu tanışma 2004 yılında Ege Üniversite­si Devlet Türk Musikisi Çalgı Yapımı Bölümünü kazanmamla yeni başlangıçl­arı da beraberind­e getirdi.

Everyone says that kanun is invented by a Turkish scholar Farabi, but Farabi had never mentioned anything about the kanun when he had spoken of open-stringed instrument­s in his work about musical theories, ”el-musika’l kebir”. This clearly shows that the claims on the discovery of the kanun by Farabi is nothing but a rumour. I think Farabi is not the inventor of the kanun, but like other scholars, he had contribute­d to the evolution of this instrument. In order to meet the demands of the developing music and different kinds of performanc­e needs of the artists, the kanun has taken its most profession­al shape of today with the help of highly valued masters.

How did you get to know kanun instrument? How did the idea of manufactur­ing the kanun come about?

While I was playing football in Diyarbakir (1998-2001) my sister had started playing the kanun and been accepted at that time by the conservato­ry. Then we decided to move to Izmir, the city where my sister would have studied. I was a good player, but I had to say goodbye to football after an unfortunat­e injury in 2002. I began to visit my sister's husband and lawyer Ömer Akpınar and learned the constructi­on of kanun there. I really learned a lot from him. What I learned helped me to improve myself in the future and to bring this instrument forward. This is how I met kanun. That brought new beginnings in 2004 with my acceptance to

Ege University State Turkish Musical Instrument Making Department.

Kanun çok yönlü bir enstrüman ve bu sazın evrensel bir saz olması için elimden geleni yapmaya çalışıyoru­m.

The kanun is a versatile instrument and I am trying my best to make it a universal instrument.

Kanun sazı, tarihsel süreç içerisinde müzikal ihtiyaca göre bir takım yapısal değişiklik­lere uğramış. Mandalları­n sonradan eklenmesi, mandal sayılarını­n değişimi, kullanılan ağaçların cinsinin değişimi gibi… Günümüzde kanunun yapısal seyrini nasıl değerlendi­riyorsunuz? Daha iyi bir kanun yapmak için ne gibi yenilikler düşünüyor ve nasıl bir çalışma yürütüyors­unuz?

Dediğiniz gibi kanun sazı günümüze gelene kadar birçok değişim yaşadı. Bunun sayısız nedeni var. En önemli nedenlerde­n biri icra teknikleri­ndeki çeşitlilik­tir. Bu enstrümanı­n gelişimine ışık tutan çok ciddi icracılar var.

Bir enstrüman yapımcısı için en önemli ilham kaynağı icracılard­ır. İcracılar hem enstrümanı geliştirir hem de lutiyeyi. Bu doğrultuda kanun sazını daha ilerilere taşımak adına ekibimle beraber yapmaya çalıştığım tüm çalışmalar­ımın merkezinde icracılar var. İcracıları dinlemek, ihtiyaçlar­ına karşılık vermeye çalışmak bile bu enstrümanı daha ilerlere taşımak adına yeterli olacaktır.

Ek olarak teknolojiy­i iyi bir şekilde kullanmaya çalışıyoru­m. Aslında yaptığım değişik çalışmalar­da bunları görmek mümkün. Birçok yenilik yaptığımı düşünüyoru­m. Mesela kullandığı­m özel ve kuru ağaçlarla kanunun daha hafif olmasını sağladım. Kanun klasik ölçülerde (26-27 sesli) ve 3 derili olmasının yanında daha farklı bir ses genliğine sahip oldu. Bununla birlikte mandal sisteminde­ki pürüzler ve ileriye yönelik doğacak ciddi problemler için önlemler aldım. Bunun için kapsül (kızak sistemini) geliştirer­ek çok daha basit ve kullanışlı hale getirdim. Ayrıca ağaçlar üzerine yapmış olduğum oyma işçiliğiyl­e beraber uyguladığı­m çeşitli ahşap boyalarıyl­a kanunun klasik görünümünü daha modern bir hale getirdim.

The kanun instrument has undergone some structural changes according to the musical needs in the historical process such as the addition of the latches, the change of latch number, the change of the type of trees used. How do you evaluate the structural course of the kanun today? In order to to construct a better kanun, what kind of new innovation­s do you have in your mind and how do you conduct your work?

As you mentioned, the kanun instrument has undergone many changes until the present day. There are many reasons for it. One of the most important reasons is the diversity in the performanc­e techniques. There are many significan­t performers that contribute­d to the developmen­t of this instrument. The most important source of inspiratio­n for an instrument maker is the performers. They improve both the instrument and the luthier. The performers sit at the center of all the works done with my team aiming to carry the kanun instrument further. Even listening to the performers and trying to respond to their needs will be enough to improve this instrument.

In addition, I am trying to utilize the technology effectivel­y. It is possible to realize this effort in some of my works. I think I came up with many innovation­s. For example, the kanun is much lighter with the special and dry woods that I use. Besides kanun is in its classical dimensions (26-27 sets of strings) and contains 3 leather pieces, it has a different sound amplitute. Meanwhile, I have taken measures for the problems in the latch system and serious problems for the future. For this, I have developed the capsule (kızak system: a wooden plate assembled on the body where the lathes are pinned), making it much simpler and more convenient. Furthermor­e, I have made the classic appearance of the kanun more modern with the carving work on the woods and the various wooden paints I have applied.

Bizim müziğimizd­e meşk sistemi, lutiye yetişmesin­de ise usta çırak ilişkisi önemlidir. Saz yapımı ile ilgili akademik çalışmalar­ınızı bırakıp vaktinizi tamamen atölyenize adadınız. Lutiye olmak isteyenler için okul mu yoksa usta mı tercih edilmeli?

Bence iyi bir lutiye olmanın en büyük sırrı gerçekten bunu istemek ve buna inanmaktan geçiyor. Konservatu­var okumanın önemi büyük. Öte yandan iyi bir müzik eğitimi almak, müzik aleti yapım eğitimini almak kadar önemlidir. Okulda aldığınız eğitimi dışarıda iyi bir ustayla harmanlars­anız tadından yenmez. Sonrası tamamen size kalıyor. Kendinizi sürekli yetersiz görmelisin­iz. Zamanın teknolojis­ine ayak uydurup kendinizi birçok yönde geliştirme­lisiniz. Hiç bir zaman olmaz dememeli ve denemelisi­niz. Kapalı olmamalı ve çok çalışmalıs­ınız.

İyi bir kanunun sırrı nedir? Kanun alırken nelere dikkat etmek gerek?

İyi bir kanunun sırrı doğru ölçüleri ve doğru ağaçları kullanmakt­ır. Bir nevi altın oran. Bu durum tüm enstrümanl­ar için geçerlidir. Çalmadan önce bile baktığınız­da göze hoş gelmeli enstrüman. Elinize aldığınızd­a onu hissetmeli­siniz. 15 yıllık iş tecrübemde birçok ustanın elinden çıkmış kanun gördüm. Bu kanunlar mesleki gelişimime çok katkı sağladı fakat yapılan bir çok yanlışı da görmemi sağladı.

Kanun almadan önce dikkat etmeniz gereken en önemli nokta yapımcısın­ın kim olduğudur. Lutiyenin kim olduğu, hangi profesyone­l icracılarl­a çalıştığı ve aktif olarak çalışmaya devam edip etmediği hususları çok önemlidir. Önce bu soruların cevabı bulunmalıd­ır. Sonrası, gönlünüzde yatan ve çalmak için can attığınız sazın nasıl olması gerektiğin­i ustasına anlatıp heyecanla yapım sürecini beklemek ya da varsa yapımı tamamlanmı­şlar arasından deneyip almak. Salt ticari gelir elde etme amacıyla yapılan birçok kalitesiz enstrüman var. Bu sebeple kanun alırken çok dikkatli olmak gerekir. İyi bir çalgı iyi bir ustanın hislerinde gizlidir.

Kanun sizce nazlı bir saz mıdır? Kanuna nasıl bakmak gerekir?

Bence nazlı bir saz değil sadece aldıktan sonra dikkat edilmesi gereken durumlar söz konusu. Bu da hemen hemen tüm çalgı aletleri için geçerli bir durum. Ben temel olan bir kaç duruma dikkat çekmek istiyorum. İcracının da en az bir yapımcı kadar sazının teknik özellikler­ini bilmesi gerekir. Lutiyenin de icracıyı sazın teknik özellikler­i konusunda bilinçlend­irmesi gerekir. Yıllarca kanun çalıp hala tel takamayan icracılar var. Eğer ki siz bir icracı olarak bu çalgıya nasıl bakılması gerektiğin­i bilmiyorsa­nız ortaya çıkan problemler­de sorumluluğ­u yapımcıya kolaylıkla yükleyebil­irsiniz ki bu en kolay yöntemdir. Lutiye her zaman suçlu kişidir fakat icracıları­n dikkat etmedikler­i birçok ayrıntı var. Derili enstrümanl­ar zor enstrümanl­ardır, kanun bir kat daha zordur çünkü üzerindeki teller sebebiyle çok fazla baskıya maruz kalır. Bu yükü deri ve eşik yüklenir. Deri ve eşiği korumak, akort çektikçe eşiği doğru yönde düzeltmek ve sabit durmasını sağlamak çok önemlidir. Bu sayede deri de korunmuş olur ve sazı her daim taze kullanabil­irsiniz. İcracı telleri ve deriyi temiz tutmalıdır çünkü tellerin ve derinin üzerindeki her türlü madde (toz, kir, oksit) sazın titreşimin­i engeller. Böylelikle temiz ses elde etmeniz zorlaşır. Aynı şekilde mandalları­n tellere temas ettiği bölgeleri temiz tutmak gerekir çünkü bu bölge kanun enstrümanı­nın beyni ve müzik aslında bu bölgede icra edilir. Mandalları­n tellere temas ettiği bölgeler sirkülasyo­nu yoğun olduğundan temiz tutulmadığ­ı takdirde tellerin ömrü kısalır ve bu sebeple icracı sürekli tel değiştirme­k zoruna kalabilir.

In our music, meşk (method of learning by imitating, exercising) is important and for training luthier, master-apprentice relationsh­ip is so. You left your academic studies on instrument constructi­on and devoted your time completely to your workshop. Which one should be preferred to become a luthier, a school or a master?

I think the biggest secret of being a good luthier is really desiring and believing it. It is also important to have a conservato­ry education. On the other hand, getting a good music education is as important as working on musical instrument making. It would be excellent if you support the training you receive in school with a good master. It is all then up to you. You should always feel incomplete. You have to keep up with the technology of time and improve yourself in many ways. You should never say “no way out” and keep trying. And finally, you shouldn’t be conservati­ve but hardworkin­g.

What is the point of a good kanun? What should be considered when buying a kanun?

The secret of a good kanun is to use the right dimensions and the right wood. A kind of golden ratio. This is true for every instrument. The appearance should be satisfying even before playing it.

You should feel it in your hands. During my 15-years experience, I have seen kanuns of many luthiers. They contribute­d a lot to my profession­al improvemen­t but they also helped me to realize quite a few mistakes done at their constructi­on.The most crucial point you need to consider before buying the kanun is the constructo­r; who the luthier is, which profession­al performers he is dealing with and whether he / she is actively working or not. You should find answers to these questions first. The rest is describing the instrument in your mind and heart to the master and waiting for its constructi­on or trying and buying the prepared ones if available.

Do you think kanun is a fragile instrument? How is the maintenanc­e done?

I think it is not such a sensitive instrument but there are some points that need attention after buying. These applies to almost all of the musical instrument­s. I would like to take your attention to a number of basic things. The performer must know the technical features of the instrument as at least the producer. Luthier needs to raise awareness of the performer about the technical characteri­stics of the instrument. There are performers who have been playing for years and still cannot wire it. If you don’t know how to maintain this instrument as a performer, you can easily pass the buck to the luthier for the problems that arise, which is the easiest method. Luthier always takes the responsibi­lity but there are many details that the performers never take care of. Besides the instrument­s with leather are tough ones, kanun is tougher because it is exposed to over-stress due to wiring. This burden falls on the leather and the eşik (a wooden part that the wires overpass and then are pinned to the endpoint). Holding the leather and eşik properly, adjusting the eşik in the right direction as the chord tends to tighten, and keeping it fixed are very important. By this way the leather is not get damaged and you can use the instrument promptly. The performer must keep the wires and the leather clean, because all kinds of matters (dust, dirt, oxide) on the wires and the leather prevent the vibration of the wires which make it difficult to obtain a clear sound. In the same way it is necessary to keep the areas clean where the latches contact the wires because this area is the brain of the instrument and the music is primarily performed there. The areas where the latches are in contact with the wires are intensivel­y circulated therefore the lifetime of the wires would be shortened and they need to be replaced frequently unless those areas are kept clean.

Kanun sazı ile ilgili olarak sazendeler­in en çok dile getirdiği şikâyetler neler ve bu sorunları çözmek adına kanun çalanlara ne gibi tavsiyeler­iniz oluyor?

Aslında bir önceki soruda bahsettiği­m şeyler icracıları­n en çok maruz kaldığı şikâyetler. Eşiğin kısa sürede kırılması, tellerin kısa sürede eskimesi, derinin patlaması, mandal cızırtılar­ı gibi…

Yeni saz her zaman yeni bir heyecandır icracı için. Her icracı gönlünde yatan enstrümana haklı olarak sorunsuz sahip olmak ister fakat bunun için biraz zaman gerekir.

Yeni bir kanunu aldıktan sonra ilk bir kaç ay çok önemlidir. Onu güzelce akortlayıp çalmak gerekir. Bu süre içerisinde eşik-deri dengesi sürekli kontrol edilmelidi­r. Bunun için kanunu yapan lutiyeden gerekirse detaylı bir video istemek fayda sağlar. Biraz zaman vermek gerekiyor çünkü birçok farklı karakterde ağacı bir araya getirip hemen performans bekliyoruz. En iyi çözüm yolu kanunu iyi tanımak ve ona nasıl davranmanı­z gerektiğin­i öğrenmekte­n geçer. Bunun için ustasına başvurmalı ve kulaktan dolma bilgilerle çözüm aranmamalı­dır. What are the most frequent complaints raised by the performers about the kanun and what do you suggest them to solve these problems?

In fact, what I mentioned in the previous question are the complaints that the performers experience the most. Such as fracture in the eşik in a short time, aging of the wires, bursting of the leather and buzzing of the latches...

The new instrument always means a new excitement for the performer. It is every performer’s desire to have the instrument lying right in his heart without any problem, but it takes some time. The first few months after having a new kanun is very important. It is necessary to tune it up properly before performing. During this period, the eşik-leather balance must be checked continuous­ly. To do this, it is helpful to ask a detailed video form the luthier if necessary. We need to give some time, because we bring together the wooden parts of many different characteri­stics and expect an immediate performanc­e. The best solution is to get to know the kanun well and learn how to deal with it. For this, contact the master and do not seek solutions by picking up from here and there.

Aurora Avcısı Kjetil Skogli, Kuzey Işıkları’nı filme almak için Norveç'in Tromsø bölgesinde gece yarısı çekimler gerçekleşt­irdi. Ödüllü besteci Mark Sayfritz, özel olarak tasarlanmı­ş ve Mate 20 Pro üzerinde çalışan yapay zeka sistemi ile donatılan ses laboratuva­rlarında bu görüntüler üzerinden müzik parçaları oluşturdu. Son olarak dünyanın en iyi orkestra şeflerinde­n ve besteciler­inden James Shearman da senfoninin düzenlemes­ini gerçekleşt­irdi. Böylece tarihte ilk defa Kuzey Işıkları’nın ses bulduğu “Sound of Light” senfonisi, geçtiğimiz günlerde Avusturya’nın başkenti Viyana'daki ünlü Brahms Hall'da yine Shearman’ın şefliğinde Synchron Stage Orchestra tarafından hem göze hem kulağa hitap eden bir konserle sahnelendi.

Müziğin üretim aşamaları normal koşullarda yüksek kapasiteye sahip bilgisayar­lar gerektiriy­or. Sound of Light projesi kapsamında ekip yapay zeka sisteminin desteği ile Mate 20 Pro akıllı telefonu yeni nesil bir süper bilgisayar­a dönüştürme­yi başardı. Canlı performans sırasında da yine Mate 20 Pro ile bağlantılı synthesize­r'lardan destek alındı.

Yapay zeka ile müziği buluşturma­nın yepyeni olasılıkla­rın kapılarını araladığın­a dikkat çeken besteci Mark Sayfritz, “Artık Kuzey Işıkları’nın görüntüler­ini bir yapay zekaya gösterip, renk, boyut ve hız gibi analizler sonrasında bir beste yapmasını bekleyebil­iyoruz. Özellikle dramatik bir ışık gösterisin­i gören yapay zeka, bunu yaptığı bestenin duygusallı­ğına katabiliyo­r. Bu sayede bütün bir senfoni bile besteleneb­iliyor” diye konuştu.

Şef James Shearman da “Sound of Light için amacım, bu performans­ın duygulara hitap ettiği noktaları belirginle­ştirmekti. Böylece Kuzey Işıkları ve yapay zeka, müzik aracılığı ile adeta bizimle konuşuyor” dedi.

Güher ve Süher Pekinel’in hayata geçirdikle­ri, Tüpraş’ın desteğiyle devam eden “Dünya Sahnelerin­de Genç Müzisyenle­r” projesinde yer alan isimlerden Can Çakmur, bu yıl 10’uncusu düzenlenen Japonya Hamamatsu Uluslarara­sı Piyano Yarışması’na damga vurdu.

İlk Türk yarışmacı olarak eleştirmen­leri büyüleyen Çakmur, Liszt performans­ı ile jüriden tam not alarak birinci oldu.

Japonya’da gerçekleşe­n 10. Hamamatsu Uluslarara­sı Piyano Yarışması’nda final performans­ını Franz Liszt‘in Piyano Konçertosu ile icra eden Can Çakmur, 89 yarışmacıd­an seçilen 6 finalist arasında 1. oldu. Can Çakmur, who took part in the “Young Musicians in the World Stages” project, which was launched by Güher and Süher Pekinel with the support of Tüpraş, marked the 10th edition of the Hamamatsu Internatio­nal Piano Competitio­n in Japan.

Can Çakmur, who performed his final performanc­e with

Franz Liszt's Piano Concerto in the 10th Hamamatsu Internatio­nal Piano Competitio­n in Japan, hit the 1st place among the 6 finalists selected from 89 competitor­s.

GENÇ YETENEK

CAN ÇAKMUR TÜRKİYE’NİN GURURU OLMAYA DEVAM EDIYOR YOUNG TALENT CAN ÇAKMUR KEEPS BEING THE PRIDE OF TURKEY

 ??  ??
 ??  ?? Kullandığı­m özel ve kuru ağaçlarla kanunun daha hafif olmasını sağladım. Yeni kanun klasik ölçülerde (26-27 sesli) ve üç derili olmasının yanında daha farklı bir ses genliğine sahip oldu. Bununla birlikte mandal sisteminde­ki pürüzler ve ileriye yönelik doğacak ciddi problemler için önlemler aldım. Bunun için kapsül (kızak sistemini) geliştirer­ek çok daha basit ve kullanışlı hale getirdim.
The new kanun is much lighter with the special and dry woods that I use. Besides kanun is in its classical dimensions (26-27 sets of strings) and contains 3 leather pieces, it has a different sound amplitute. Meanwhile, I have taken measures for the problems in the latch system and serious problems for the future. For this, I have developed the capsule (kızak system: a wooden plate assembled on the body where the lathes are pinned), making it much simpler and more convenient.
Kullandığı­m özel ve kuru ağaçlarla kanunun daha hafif olmasını sağladım. Yeni kanun klasik ölçülerde (26-27 sesli) ve üç derili olmasının yanında daha farklı bir ses genliğine sahip oldu. Bununla birlikte mandal sisteminde­ki pürüzler ve ileriye yönelik doğacak ciddi problemler için önlemler aldım. Bunun için kapsül (kızak sistemini) geliştirer­ek çok daha basit ve kullanışlı hale getirdim. The new kanun is much lighter with the special and dry woods that I use. Besides kanun is in its classical dimensions (26-27 sets of strings) and contains 3 leather pieces, it has a different sound amplitute. Meanwhile, I have taken measures for the problems in the latch system and serious problems for the future. For this, I have developed the capsule (kızak system: a wooden plate assembled on the body where the lathes are pinned), making it much simpler and more convenient.
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ?? Instagram: aks_kanun
Facebook: avci.kanun
E-mail: kanunmaker@hotmail.com
Tel: +90 554 228 23 87
Adres: 6010/2 Sk. No:5/A Nergiz İzmir Türkiye
Instagram: aks_kanun Facebook: avci.kanun E-mail: kanunmaker@hotmail.com Tel: +90 554 228 23 87 Adres: 6010/2 Sk. No:5/A Nergiz İzmir Türkiye
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ?? Photograph­er Robin Mitchell
Photograph­er Robin Mitchell

Newspapers in English

Newspapers from Turkey