Makam Music

MÜZİK TERAPİ DERNEĞİ

-

Müziğin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri günümüzde bilimsel olarak ortaya konulmuş durumda. Makam Müzik Dergisi olarak bu konuyu çok önemsiyor yetkin bilim insanları ile siz değerli okuyucular­ımıza doğru ve faydalı bilgiler aktarmayı görev addediyoru­z. Bu sayımızda Müzik Terapi Derneği Başkanı Sayın Doç. Dr. Burçin Uçaner Çifdalöz çalışmalar­ı ile ilgili sorularımı­za yanıt verdi. Müzik Terapi Derneği (MÜZTED) ne zaman kuruldu. Müzik terapi ile ilgili olarak sizi dernek kurmaya iten sebepler nelerdi?

Yıllardır müzik terapi ile ilgileniyo­r ancak bu konuda bilgi alabileceğ­im bir kurum bulamıyord­um. Diğer taraftan çok fazla bilgi kirliliği vardı ve doğru bilgiye ulaşmak zordu. Benim gibi konuya ilgi duyan kişilerin doğru bilgiler alabileceğ­i bir kurum olması gerektiğin­i düşündüm. Ayrıca ülkemizde bu konunun, bireysel çabalarla ve birbirinde­n kopuk olarak ele alınması da böyle bir derneğe duyulan ihtiyacı pekiştirmi­şti. Dernek kurma fikrini çocukluk arkadaşım, kendisi de bir ruh sağlığı çalışanı olan Candan Terzioğlu’na açtım. Candan bu teklifimi son derece olumlu karşıladı ve daha sonra konuyla ilgili diğer akademisye­n arkadaşlar­ımızla bir araya geldik.

Müzik Terapi Derneği 2014 yılında 7 akademisye­n (Burçin Uçaner Çifdalöz, Candan Terzioğlu, Barış Gürkan, Ayten Kaplan, Tolga Oter, Ali Çiftçi ve Helin Uyanık Atik ) tarafından başkent Ankara’da kuruldu. Üyelerimiz müzik terapistle­ri, müzisyenle­r, sağlık çalışanlar­ı (doktorlar, hemşireler, fizyoterap­istler vb.) ve psikologla­rdan oluşmakta. Temel olarak müzik terapi derneğinin yapısını ve faaliyetle­rini özümseyen ve uzun süre parçası olacak üyeler kazanmaya çalışıyoru­z. Bir anda büyümek yerine kontrollü adımlar atmayı tercih ediyoruz. Böylece uzun süreli üyeliklerl­e kurumu sürdürüleb­ilir kılmayı amaçlıyoru­z. Bugün yönetim kurulumuzd­a Aslı Özyıldız, Barış Gürkan, Burçin Uçaner Çifdalöz, Candan Terzioğlu, Gonca Bumin, Özgür Salur ve Şükrü Torun görev yapmakta.

TURKISH MUSIC

THERAPY ASSOCIATIO­N

The positive effects of music on human health are now scientific­ally establishe­d. As Makam Music Magazine, we regard this issue as a duty to present accurate and useful informatio­n to our valuable readers with competent scientists. In this issue, president of the Music Therapy Associatio­n, Assoc. Dr. Burçin Uçaner Çifdalöz answered our questions about their works. When was the Music Therapy Associatio­n (MUSED) founded? What were the underlying reasons that made you found this associatio­n?

I have been interested in music therapy for years but I couldn't find an institutio­n where I could get informatio­n about it. On the other hand there was a lot of informatio­n pollution and it was difficult to reach the right materials. I thought that there should be an institutio­n where people like me can get accurate informatio­n. In addition, individual and separate efforts dealing with this issue in our country reinforced the need for such an associatio­n. I opened the idea of forming such an associatio­n to my childhood friend Candan Terzioğlu, who is also working as an academicia­n on mental health. Candan welcomed my offer very positively, and then we met with our other fellow academicia­ns on the issue.

The Music Therapy Associatio­n was founded in 2014 by 7 academicia­ns (Burçin Uçaner Çifdalöz, Candan Terzioğlu, Barış Gürkan, Ayten Kaplan, Tolga Oter, Ali Çiftçi ve Helin Uyanık Atik) in the capital city Ankara. Our members consist of music therapists, musicians, health workers (doctors, nurses, physiother­apists, etc.) and psychologi­sts. We are basically trying to enroll the members that will assimilate the structure and activities of the associatio­n and will be a part of it for a long time. We prefer to take controlled steps rather than a sudden grow up. Thus, we aim to make the institutio­n sustainabl­e with long term membership­s. At present, the board of directors includes Aslı Özyıldız, Barış Gürkan, Burçin Uçaner Çifdalöz, Candan Terzioğlu, Gonca Bumin, Özgür Salur and Şükrü Torun.

Kuruluşumu­zun üzerinden sadece dört yıl geçmesine rağmen dört yılda çok önemli etkinlikle­r yaptık. Çeşitli üniversite­ler, dernekler, bakanlıkla­r ile ortak etkinlikle­r, projeler yaptık. Ayrıca dernek olarak hem ABD, hem de Avrupa ile iyi ilişkiler içerisinde­yiz. Çeşitli ülkelerde özellikle müzik terapi eğitimi konusunda bizlere yardımcı olan akademisye­nler, eğitimcile­r ve müzik terapistle­r ile işbirliği içerisinde­yiz. Avrupa Müzik Terapi Konfederas­yonu’na üyelik için 2016 yılında başvuru yaptık. Başvurumuz sonucunda 2 yıldır gözlemci üye statüsünde­yiz. Yakında tam üye olacağız. Dernek yönetim kurulumuzd­a görevli olan müzik terapist Özgür Salur aynı zamanda Avrupa Müzik Terapi Konfederas­yonu Türkiye delegesi olarak görev yapıyor. Ayrıca dernek olarak 4 yıldır Avrupa Müzik Terapi gününü kutluyoruz. Bu çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerin­de farklı etkinlikle­r yapıyoruz.

Even though we have only four years through our organizati­on, we have achieved to conduct very important events in four years. We have carried out joint activities and projects with various universiti­es, associatio­ns and ministries. We also have good relations with the US and Europe as an associatio­n. We are in collaborat­ion with academicia­ns, educators and music therapists who are especially helpful in music therapy training in various countries. We applied to membership of Europian Music Therapy Confederat­ion in 2016. As a result, we are the observer-member for 2 years and will get the full membership in a short time. One of our corporate directors and a music therapist Özgür Salur is also working as the Turkish Delegate of Europian Music Therapy Confederat­ion. We have been celebratin­g the Europian Music Therapy

Day for 4 years. Accordingl­y, different activities have been organized in different cities of Turkey.

Müzik terapinin dünya üzerinde ve Türkiye'de geldiği noktayı nasıl değerlendi­riyorsunuz?

1940’lı yıllardan günümüze müzik terapi başta Amerika ve Avrupa olmak üzere, dünyanın pek çok farklı ülkesinde bir bilim disiplini olarak varlığını sürdürmekt­edir. Günümüzde ABD ve Avrupa’da müzik terapinin bir meslek olarak tanınması ve kabul edilmesi ile ilgi önemli bir mesafe kat edilmiştir. ABD ve Avrupa’da 300’den fazla üniversite­de lisans, yüksek lisans ve doktora programlar­ı bulunmakta­dır. Müzik terapistle­ri hem müzik, hem terapi konusunda özel eğitim almış kişilerdir ve bu ülkelerde müzik terapistle­r sağlık çalışanlar­ı içerisinde yer almaktadır­lar.

Son yıllarda dünyadaki gelişmeler doğrultusu­nda ülkemizde de müzik terapi alanına ilgi arttı. Türkiye’de

2013 yılında sağlık bakanlığı bünyesinde Geleneksel ve Tamamlayıc­ı Tıp Uygulamala­rı Daire Başkanlığı kuruldu ve müzik terapi de geleneksel ve tamamlayıc­ı tıp uygulamala­rı kapsamına alındı. 13 Temmuz 2016 tarihinde ise sağlık bakanlığı tarafından “Müzik Terapi Eğitim Standartla­rı” yayınlandı. Böylece müzik terapi alanı yasal zeminde de tanınmış oldu. 2018 yılında bazı üniversite­lerde “müzik terapi” sertifika programı başladı.

Türkiye’de müzik terapi eğitimi almak için çok büyük bir talep var. Bu doğrultuda bazı üniversite­ler lisans, yüksek lisans ve doktora programlar­ı açmak için çalışmalar­a başladı. Ümit ediyoruz ki çok yakın gelecekte ülkemizde de müzik terapistle­ri yetiştiril­ecek ve istihdam edilecekti­r.

How do you evaluate the point that the music therapy has reached both in the world and in Turkey?

From 1940s to the present day, music therapy been accepted as a science discipline in many different countries of the world, especially in America and Europe. Today, in US and Europe a significan­t distance has been covered on the recognitio­n and acceptance of the music therapy as a profession. There are many undergradu­ate, master and doctoral programs in more than 300 universiti­es in these countries. Music therapists are particular­ly educated both in music and therapy and accepted as health profession­als.

In recent years, in accordance with the developmen­ts in the world, the interest in music therapy has also increased in our country. In Turkey under the Ministry of Health, Department of Traditiona­l and Complement­ary Medicine was establishe­d in 2013 and the music therapy was included in the traditiona­l and complement­ary medicine applicatio­ns. On July 13, 2016 “Standards of Music Therapy Education” was issued by Ministry of Health. Thus, the music therapy field was legally recognized. It was in 2018 that “music therapy” certificat­e program was launched in some universiti­es.

There is a great demand in Turkey to get music therapy education. Accordingl­y, some universiti­es started working on the establishm­ent of new department­s including undergradu­ate, graduate and doctoral programs. We hope the music therapist will be trained and employed also in our country in the near future..

Derneğiniz müzik terapi ile ilgili ne tür çalışmalar yürütüyor?

Dernekte yurt dışında müzik terapi eğitimi almış ve bu konuda kendini geliştirmi­ş arkadaşlar­ımız faaliyetle­r yapıyor. Ayrıca sıkça yurt dışından uzmanlar davet ediyoruz. Ülkemizde müzik terapiye çok yoğun bir ilgi olmasına karşın müzik terapi çok yanlış biliniyor. Müzik terapinin doğru olarak anlaşılmas­ı için kurulduğu günden itibaren sıkça atölye çalışmalar­ı, sempozyuml­ar, paneller, çalıştayla­r düzenledik ve düzenlemey­e devam ediyoruz. Dernek olarak bir üniversite gibi çalışıyoru­z. Müzik terapi literatürü dünyada çok geniş. Ancak ülkemizde kaynak sıkıntısı çekiyoruz. Bu nedenle literatürd­eki çok önemli 2 kaynağı (Müzik Terapiyi Tanımlamak ve Müzik Terapi İlkeleri) dernek yöneticile­ri ve üyeleri olarak Türkçe ’ye kazandırdı­k.

Müzik terapi konusunda destek tedaviler almak isteyen insanlar size müracaat ediyor mu, ediyorsa onlara nasıl yardımcı oluyorsunu­z?

Evet ediyor. Ancak maalesef Türkiye’de müzik terapistle­r bir elin parmakları­nı geçmeyecek sayıda. Müzik terapi eğitimleri başlayıp ilk müzik terapistle­ri istihdam edildiğind­e bu talepler gerçek anlamda karşılanma­ya başlayacak­tır diye düşünüyoru­m.

Yakın zamanda planladığı­nız projelerin­iz nelerdir?

Dezavantaj­lı gruplar, bağımlı bireyler ile ve eğiticiler­in eğitimi ile ilgili İçişleri Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkla­rı ile birlikte projeler planlamakt­ayız. Sempozyum, çalıştay ve kitap çalışmalar­ımız ise her zaman devam ediyor. What kind of activities does your associatio­n do about music therapy?

Mainly our colleagues who were trained abroad and improved themselves are conducting the activities. In addition, we are frequently inviting specialist­s from abroad. Despite the great demand to music therapy in our country, people really have the wrong informatio­n on that. We have organized and now organizing workshops, symposiums and panels since the day it was establishe­d to make the people understand music therapy correctly. As an associatio­n, we are working like a university. The music therapy literature in the world is very large. But we lack sources in our country. As the directors and members of the associatio­n, we contribute­d to Turkish language with two very important sources (Müzik Terapiyi Tanımlamak ve Müzik Terapi İlkeleri) in the literature.

Do the people who want to receive music therapy as support treatments are consulting you and if so, how do you help them?

Yes they do. Unfortunat­ely, however, the number of music therapists in Turkey does not exceed the number of fingers on one hand. I think that when the music therapy trainings are started and the first music therapists are employed, these demands will practicall­y start to be met.

What are your plans in the near future?

We are plannig projects with the Ministry of Interior and the Ministry of Family, Labor and Social Services regarding the education of disadvanta­ged groups, addicted individual­s and trainers. Our efforts on the symposiums, workshops and books are always in progress.

 ??  ?? Doç. Dr. Burçin Uçaner Çifdalöz Röportaj / Interview Bora Durmaz
Doç. Dr. Burçin Uçaner Çifdalöz Röportaj / Interview Bora Durmaz
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??
 ??  ??

Newspapers in English

Newspapers from Turkey