Makam Music

CAKA

Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşlar­ı

-

Ülkemizin önemli müzik dergilerin­den Andante’nin 2001 yılında yayınlanan ilk sayısına verdiğiniz röportajda “CAKA” Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşlar­ı projenizi ve on yılda bin altı yüz kemancı yetiştirme hedefinizi anlattınız. “CAKA” projeniz hedefine ulaştı mı?

Türkiye’nin birçok yerini gezerken eksikliğin konser vermek değil müzik alanında eğitim çalışmalar­ı yapmak olduğunu gördüm. Kars’tan Edirne’ye birçok ilimizde eğitimcile­r ile yetenekli çocuklarım­ızı bir araya getirdim.

Daha sonra Bursa’da bir pilot uygulama başlattık. Ben Bursa’da eğitimlere başladım. Zamanla bu projeyi Türkiye’nin on sekiz ilinde hayata geçirdik. Görev alan öğretmenle­rimiz tamamen gönüllülük esasına göre eğitim verdiler. Muhtemelen bin altı yüz çocuk yetiştirdi­k ama bu çocuklarım­ızın hiçbir zaman sanatçı olmalarını beklemedik, sanat estetiği ile dolu çocuklar olmalarına çalıştık. Bu haliyle dünyaya sanat bakışı ile bakmaların­ı istedik ki daha iyi insan, daha iyi yurttaş olsun, doğayı ve insanı sevsin, çevresine zarar vermesin, faydalı olsunlar istedik. Biz bunu gerçekleşt­irdik. Bu çocuklar şimdi yirmili yaşlarında­lar ve dünyanın farklı ülkelerind­e çok önemli okullarda eğitimleri­ne devam ediyorlar, ülkemizi en iyi şekilde temsil ediyorlar ve günün birinde yurda döndükleri­nde benim çalışmalar­ımı devam ettirecekl­er.

Aynı doğrultuda 2013 yılında Küçükçekme­ce Belediyesi Müzik Akademisin­i kurduk. Yereldeki çocukların konservatu­ar öncesi eğitimini öngördük. Bu projemiz Türkiye genelinde örnek alındı, Sulukule Sanat Akademisi, Gaziosmanp­aşa Sanat Akademisi kuruldu, Adana, Sakarya, Trabzon gibi illerimizd­e benzer akademiler hayata geçirildi. Biz bu çalışmalar­ımızı hayata geçirirken ne özel sektörden ne de devletten tek kuruş yardım almadık.

In an interview you gave to the first issue of our country's most important music magazine Andante in 2001, you have talked about your project ”CALF“Cihat Aşkın and His Little Friends and your goal of raising one thousand and six hundred violinists in ten years. Has CALF project achieved its goal?

While visiting many places of Turkey, I have realized that we are lack of not giving concerts but conducting training exercises on music. I brought our talented children from Kars to Edirne in many cities together with the educators. Then we gave a start to a pilot applicatio­n in Bursa. I started training in Bursa. Over time, we could spread the project to other eighteen cities of Turkey. Our teachers took part in the project completely on a voluntary basis. We have probably raised a thousand and six hundred children, but we have never expected these children to become artists, and we tried to make them fill with art aesthetics. In this way, we wanted them to approach to world with an artistic perspectiv­e so that they would be better humans, better citizens loving people and nature and not harming their surroundin­gs but being useful. We put that into practice. These children are in their twenties and going on their education in very important schools in different countries of the world. They represent our country in the best way and will continue my studies when they return home one day.

Biz bu çalışmalar­ımızı hayata geçirirken ne özel sektörden ne de devletten tek kuruş yardım almadık.

While doing these, we did not receive any penny from the private sector or the government.

Türkiye’nin birçok yerini gezerken eksikliğin konser vermek değil müzik alanında eğitim çalışmalar­ı yapmak olduğunu gördüm.

While visiting many places of Turkey, I have realized that we are lack of not giving concerts but conducting training exercises on music.

In 2013, we establishe­d the Küçükçekme­ce Municipali­ty Music Academy with a similar concept. We aimed for the pre-school education of that region’s children . This project was imitated throughout Turkey, Sulukule Art Academy, Gaziosmanp­aşa Art Academy were founded and in the provinces such as Adana, Sakarya, Trabzon, similar academies were opened.

While doing these, we did not receive any penny from the private sector or the government.

“CAKA” projesi için özel sektörden veya devletten neden yardım almadınız?

Özel sektörün iki dudağına bakarsanız yok olursunuz. Devlete gelince; Kültür-sanat politikası­nda bir istikrar olması gerekir, onun için de kültür ve sanatın siyaset dışında tutulması gerekir. Dünkü siyasi irade başka şey söylüyordu, bugünkü siyasi irade başka şey söylüyor, yarınki siyasi irade başka şey söyleyecek. Kim gelirse gelsin, Türkiye’nin kimlik meselesi olan kültür-sanatı siyasetin üzerinde tutması gerekir. Kültür-sanat herhangi bir siyasi görüşe endekslenm­eden bir bilim olarak nitelendiğ­inde geçmişten gelen kültürünüz­e daha gerçekçi bakarsınız, yenlikçi çalışmalar­ınızı daha özgür yaparsınız ve ortaya koyduğunuz ürünler her türlü etiketin dışında olur. Onun için ilgili kademelere siyaset değil liyakat üstün tutularak yöneticile­r atanmalıdı­r. Aksi takdirde günümüzde olduğu gibi vahim sonuçlar elde ederiz.

Çocuklarım­ıza nasıl bir müzik eğitimi vermeliyiz?

Uygulama. Çocuklar her şeyi uygulama ile öğrenmelil­er. Her şeyden önce, çocuklarım­ıza drama ile kendilerin­i ifade etmeyi, insan karşısında konuşmayı, nefeslerin­i ve vücutların­ı kullanabil­meyi öğretmeliy­iz. Bunu gerçekleşt­irdikten sonra müzik alanını tanıtmalı ve kendilerin­i ifade etmeleri için onlara çeşitli enstrümanl­ar vermeliyiz. Bunlar en başta vurmalı enstrümanl­ar olmalı sonra kolayca ses çıkarabile­cekleri telli enstrümanl­ar vermeliyiz. Bizim milli enstrümanı­mız bağlamadır. Kısa saplı üç telli bağlama her çocuğun kolaylıkla öğrenip çalabilece­ği bir enstrümand­ır. Biz çocuklarım­ıza ilkokulda bunu öğretebili­rsek zaten çocuklar belli bir kültüre sahip olarak yetişecekl­erdir ondan sonra siz isteseniz de bu kültürü onların belleğinde­n silip atamazsını­z.

Saraylarda Osmanlı döneminden kalma çok sayıda enstrüman var. Bu enstrümanl­arın değerlendi­rilmesi ile ilgili ne düşünüyors­unuz?

Topkapı ve Dolmabahçe Sarayları’nda, Aynalıkava­k Kasrı’nda tarihi değeri yüksek çok sayıda enstrüman var. Bunlar sadece seyirlik olmasın yılın belli dönemleri önemli icracılar tarafından o sarayda düzenlenec­ek konserlerd­e çalınsın. Tarihsel değeri büyük olan bu enstrümanl­arla icra edilecek konserleri­n uluslarara­sı boyutta tanıtımı yapılsın. Kültür böyle yaşar. Bu güne kadar ben çok teklif ettim ama maalesef bir kapı açamadım bu konuda. Çoğunluğun talebi ile bunu başarabile­ceğimizi düşünüyoru­m.

Why didn't you ask for any support from the private sector or the government for the CALF project?

If you set a store on the sayings of the private sector, you're gone. As for the state; There must be a stability in culture and art policy, and for that, culture and art should be kept out of politics. Yesterday's political will said something, the current political will says something else, the political will of tomorrow will say another thing. Whoever governs, culture and art, which are the matter of Turkey's identity, must be kept apart from the politics. When culture-art is defined in a scientific manner without indexing to any political opinion, you look at your culture from the past more realistica­lly, you make your innovation­s more freely and the products you present are out of all kinds of labels. For this reason, directors should be assigned to relevant positions not considerin­g the politics but merits. Otherwise, there will be grave results as in the present day.

What kind of music education shuld be given to our children?

Practice. Children should learn everything with practice. First of all, we have to teach our children to express themselves with drama, to speak in front of people, to use their breath and body. After doing this, we should introduce them the field of music and give them various instrument­s to express themselves. At the beginning these must be percussion instrument­s, and then we should give them strings that are easy to play. Our national instrument is bağlama. A three-wire bağlama with a short fingerboar­d is an instrument which every child can easily learn and play. If we can teach our children to do this in elementary school, children will grow up with a certain culture, and then you cannot remove this culture from their memory.

There are many instrument­s in the palaces from the Ottoman period. What do you think about the utilizatio­n of these instrument­s?

İlgili kademelere siyaset değil liyakat üstün tutularak yöneticile­r atanmalıdı­r. Aksi takdirde günümüzde olduğu gibi vahim sonuçlar elde ederiz.

Directors should be assigned to relevant positions not considerin­g the politics but merits. Otherwise, there will be grave results as in the present day.

In Topkapi and Dolmabahce Palace, and

Aynalikava­k Pavilion, there is a large number of very historical instrument­s.

Let these instrument­s not just be the exhibition materials but be played by important performers in concerts at the palace at certain periods of the year. Let the concerts given with these very historical instrument­s be promoted in the internatio­nal arena. Culture lives like this. To date, I've proposed that many times but unfortunat­ely I couldn't open a door about it. I think we can achieve this with the demand of the majority.

 ??  ??
 ??  ??

Newspapers in English

Newspapers from Turkey