Massimo Carboniero:

“BI-MU 2018 Fuarı’na yoğun bir talep var”

Makina Magazin - - ¡Ç¡NDEK¡LER - Yalçın GÜR

Gelişmiş ülkelerde sektörün dernekleri önemli bir role sahip. İtalya’da ise İtalyan makina sektörünün büyüklüğüne ve konumuna paralel olarak Ucimu-sistemi Per Produrre (Kısaca UCIMU) çok önemli bir yere sahip. UCIMU sadece İtalya’da değil, Avrupa’da da etkili bir dernek olarak önemli faaliyetlere imza atıyor. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Massimo Carboniero, UCIMU ile kısaca şu bilgileri paylaştı: “1945 yılında kurulan UCIMU; İtalyan imalat makinaları (takım tezgahları-cnc makinalar, işlem merkezleri vb.), robot, otomasyon ürünleri-sistemleri ve bunlarla ilgili yardımcı birim ürünleri (takımlar, aletler, bileşenler, aksesuarlar) üreticilerinin derneğidir. UCIMU, sektördeki şirketlerin ihtiyaçları için sürekli olarak güncellenen hizmetler sunarak, girişim kültürünün büyümesini ve yaygınlaşmasını teşvik ederek sektörün çıkarlarını korumayı hedeflemektedir.”

“Makina sektöründe dünyada beşinci üreticiyiz”

Carboniero, İtalya’nın üretim endüstrisinin tüm ürün yelpazesini tasarlama, üretme ve pazarlama yönteminin büyük ölçüde bağlı bulunduğu imalat makinası sektöründe, kendisini dünyada beşinci üretici ve üçüncü ihracatçı yapan olağanüstü becerilerle övündüğüne dikkat çekti. İtalyan şirketleri tarafından geliştirilen çözümlere değinen Carboniero, şunları vurguladı: “Bu çözümler, pazarın küreselleşmesi ve ticari işletmenin uluslararası özellik kazanması ile tutarlı olarak, dünya çapındaki endüstriyel makinaların gittikçe daha teşvik edici olan esneklik ve yeniden yapılandırılabilirlik özellikleriylele karakterize edilen çevik üretim yapıları ile donatılmasını gerektiren ihtiyaçları karşılamayı amaçlamaktadır. İtalyan imalat makinasının başarısı, birincil amacı şirketlere en üst düzeyde rekabet etme imkânı sağlamak olan UCIMU’NUN faaliyetlerinde etkin bir rol oynamaktadır.”

“Sektörde İtalya’nın resmi ve gerçek temsilcisiyiz”

Derneğin, İtalya’da 400 şirket ve 32 bin çalışanı bulunan ve 8 milyar Euro’nun üzerinde toplam ciroya sahip olduğunu belirten Carboniero, UCIMU’NUN sektördeki İtalyan endüstrisinin resmi (en önemlisi) ve gerçek temsilcisi olarak, dünyanın her yerinde İtalyanlar tarafından yapılan en ileri teknolojinin elçisi olduğunu söyledi. Carboniero, bu bağlamda UCIMU’NUN; teknolojik araştırma, pazarlama ve satış sonrası destek optimizasyonu konusundaki daimi taahhüdü vasıtasıyla, üretim firmalarının talep değişimlerine yönelik hızlı adaptasyon yeteneğinin sağladığı olanakla muhatapları için her zaman tam bir işbirliği sağlamakta olduğunun altını çizdi. Derneğin sayısız etkinlikleri arasında, İtalya’daki sektör fuarlarının organizasyonu ve tanıtımının da yer aldığını aktaran Carboniero, “Sadece Almanya ve İtalya’da dönüşümlü olarak yapılan metal işleme dünyası fuarı Emo’dan, sac işleme-deformasyonu teknolojileriyle çalışan makinalara yönelik olan tek sayılı yılların bienali Lamiera’ya, robot ve otomasyon sistemine haiz imalat makinaları üretiminin en iyisine ev sahipliği yapan, imalat makinalarına yönelik çift sayılı yılların İtalyan bienali BI-MU’YA kadar çok geniş bir yelpazede bir dizi etkinlik UCIMU tarafından düzenleniyor” dedi.

“BI-MU, bu yıl 31. kez düzenleniyor”

Carboniero, bu yıl 31. kez sahne alacak olan BI-MU Fuarı ile ilgili olarak şu bilgileri paylaştı: “Etkinliğe daha dokuz ay varken, yapılan

son fuardaki alandan üç kat daha büyük bir alana yer ayırtarak onay veren hâlihazırda 600 şirket var. Etkinliğin sekreterliği de, katılım başvurularının hızlı bir şekilde ilerlediğini belirtmektedir. Uygun pazar kriteri dışında BI-MU'NUN gelecek organizasyonu, güncellenmiş ve genişletilmiş teknolojik bir liste ve sayısız yenilik öngören bir kavramsal ve içerik sunacaktır. Sadece imalat makinaları, metal delme ve kesme makinaları, otomasyon, robotik, yardımcı teknolojiler değil; aynı zamanda, dijital üretim ve etkinleştirme teknolojileri de bu yaklaşımın bir parçasıdır. Bu, ‘imalat makinalarının dijital çağı’ olacak yeni BI-MU'NUN kalbidir. Fuarın yeni yorumu, hâlihazırda çok sayıda büyük stant rezervasyonu yapmış olan İtalyan ve yabancı şirketlerin büyük beğenisini kazanıyor. Bunun sektördeki operatörler için kesin bir çağrı olacağına eminiz. Bu nedenle, okuyucuları 31. Bl-mu'ya katılmaya davet etmeliyim. Onları, gelecek ekim ayında Milano'ya bekliyorum.”

“2017 yılı son derece olumlu geçti”

2017 yılının, tüm temel ekonomik göstergeler için çift haneli artışlar kaydederek, İtalyan imalat makinaları, robotik ve otomasyon endüstrisi için son derece olumlu geçtiğinin altını çizen Massimo Carboniero, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Size bir fikir vermek açısından şöyle söyleyeyim; Tüm sektörün cirosu daha önce hiç ulaşılmamış bir değer olan 8 milyar Euro’yu aşmıştır. 2018; İtalyan endüstrisinin, ilk olarak canlanan bir iç pazar, ancak aynı zamanda açık bir şekilde yeniden büyümeye başlayan ihracatlar tarafından ödüllendirilen geçtiği mükemmel anı doğrulayan ve aynı miktarda olumlu olan bir yıl olacak. Hayal kırıklığı yaratan 2016’dan sonra, 2017 yılında sektörün İtalya'da yaptığı ihracat, bir önceki yıla ait tüm kayıpları kurtararak yeniden büyümeye başlamıştır ve Centro Studi Ucimu'nun son araştırmalarının bize söylediği gibi, 2018 yılında da yolunda gidecektir.”

“Türkiye stratejik bir ortak”

UCIMU ve Türkiye'deki imalat makinası sektörü arasındaki ilişkileri değerlendiren Carboniero, “İlişkiler çok iyi olmalıdır. Uluslararası düzeyde imalat makinalarında sekizinci ithalatçı ve 11. tüketici ülke olan Türkiye, 2016’da imalat makinası satışları 88 milyon Euro değerine ulaşan, sektörde İtalyan endüstrisinin sekizinci çıkış pazarı olmuştur” dedi.

Carboniero, Türkiye'nin söz konusu durumu ile; gittikçe daha ilginç perspektifleri olan bir pazarı temsil etmenin dışında başka özellikleri olduğuna dikkat çekti ve şunları söyledi: “2014’ten bu yana tüketimin sürekli artışı ve 2021’e kadar yüzde 3'lük bir büyüme eğilimini tahmin eden beklentiler göz önünde bulundurulduğunda ve firmaları tarafından bu yıllarda örülen ilişki ağları değerlendirildiğinde, ayrıca Orta Asya ve Orta Doğu'da faaliyet gösteren stratejik bir ortak olarak dikkat çekmektedir.”

“Talep artışı rekor seviyelere ulaştı”

İtalya’nın, meşakkatli bir dönemden sonra, 2014’ten itibaren yeniden üretim sistemlerine yatırım yapmaya başladığını ve geçen yıl talep artışının rekor seviyelere ulaştığını belirten Carboniero, şöyle devam etti: “Trend, iki önemli hükümet önlemi tarafından desteklenmiştir: Süper ve hiper amortis-

man; sırasıyla yüzde 140 ve yüzde 250. Endüstri 4.0 hükümet planının önemli destekçileri olan bu araçların etkinliği, 2017 yılının dört çeyreğinde üreticiler tarafından toplanan siparişlerin trendi ile ölçülmektedir. İlk çeyrekte yüzde +22, ikinci çeyrekte yüzde +28,5, üçüncü çeyrekte yüzde +68, dördüncü çeyrekte yüzde +86: Bu, iç piyasadaki üç ayın detayıdır ve artışlar sırasıyla 2016’nın aynı dönemi için hesaplanmasına rağmen, teşviklerin teknik ayrıntısı ve kullanım yöntemleri hakkında bazı şüphelerin ortadan kaldırıldığı yılın ikinci yarısında üretim firmalarının Endüstri 4.0 içeriği ile imalat makinaları ve teknolojiler edinerek yatırım planlarını yoğunlaştırdığı açıktır. Son araştırmaya (ekim-aralık 2017 dönemine ilişkin) bakacak olursak; toplanan siparişler, süper ve hiper amortisman teşviklerinin halen aktif olduğu 2018 yılının üretimine ve Gsyh'sına doğrudan yansıyacaktır. Tüm bunlar, bize yeni başlayan yılın çok olumlu olacağını söylemektedir.”

“4.0 olmak; çalışma şeklimizi yeniden düşünmek demektir”

4.0 kavramında fabrikanın; kısmen birbirine bağlı parçalar, alanlar, prosesler sistemine, kısmen de iş gücünün yerini alabilen otomatik sistemlere dönüştüğünü ifade eden Carboniero, şunları ifade etti: “Üretim proseslerinin dijitalleşmesi ve otomasyonu ile, gittikçe daha fazla ‘zihinsel güç’ ve gittikçe daha az ‘fiziksel güç’ gerektiren fabrikadaki çalışmanın kalitesi gelişir. Endüstri 4.0 paradigması tarafından tetiklenen, özellikle de son iki yıllık süredeki dönüşümler, tüm üretimi birkaç yıl öncesine kadar akla gelmeyen uygulamalar ve üretim kavramlarına doğru taşımaktadır. Tedarik zincirinden sonra üretimin büyük bir bölümü için vasıflı sayılan sektörün temsilcileri olarak bizim, şirketlerimizin ve burada çalışan kişilerin geleceğini garanti altına alma sorumluluğunda olarak, araştırma ve geliştirmeye giderek daha fazla yatırım yapmamız gerekmektedir. 4.0 olmak, çalışma şeklimizi yeniden düşünmek demektir; proseslere, aslında söz konusu şirketin verilerini alması ve kullanması gereken müşteriler ve tedarikçiler dâhil edilmelidir. Firmalarımız için önemli; ancak kaçınılmaz bir kültürel geçiştir. Zaten 4.0'lık bir kuruluş tedarikçisi olma durumunda bulunan kişi, dijital dönüşümden kaçamaz. Buna ‘bulaşma’ diyorum; elbette olumlu yönde. Yeni bir ekosistemde herkes, aynı şekilde çalışabilmek için dönüşmeye meyillidir; acı sona direnmek, aslında piyasadan çıkmak demektir. Dijital anahtarda ve gittikçe daha da teşvik edici olan otomasyona doğru da üretimin yeniden başlatılması, yeni çalışma yöntemleri yaratacak ve farklı sektörlerdeki şirketler arasında yeni ortaklıklar başlatacaktır. Bu bağlamda, 31. BI-MU'YA katılma biçimi semboliktir: Toplamda zaten yüzde 10 yeni üyemiz var ve yeni katılımlar, PWC katılımını zaten içine alan IOT (Fabbricafutura fuar alanı) ve danışmanlık (Box Consulting fuar alanı) gibi yeni sektörlerle çok fazla ilişkilidir.”

“3D yazıcılar yeni bir fırsat sunuyor”

Söz konusu oluşumda 3D yazıcıların rolü hakkında da görüşlerini açıklayan Carboniero, konu hakkında şunları aktardı: “Katkı teknolojileriyle ilgili olarak bunlar, sayısız birleşik ve birbirine bağlı uygulama alanları göz önüne alındığında, üretim sistemleri sektörü ve çalışmaları için yeni bir fırsattır. Bu yeni dal için imalat makinası sektöründeki ana oyuncuların ilgisi, Aita-İtalyan Katkılı Teknolojiler Derneği'nin oluşturulması gibi girişimlerde kendini göstermektedir. UCIMU’NUN teşviki üzerine eylül 2014'te doğan AITA; metal alaşım tozlarından başlayarak materyallerin bir araya getirilmesine dayanan, katmanlı imalat teknolojileri ile üretime bağlı konuları derinlemesine analiz etmeyi hedeflemektedir ve bugün 100'den fazla üyeye sahip olmakla övünmektedir. Arkasından, UCIMU tarafından tanımlanan ve dernek tarafından desteklenen sektör fuarları kapsamında da düzenlenen kongreleri ve tematik salonları söylemeliyim: Açıkçası, tam olarak 31. BI-MU kapsamında özel Club Tecnologie Additive alanına ev sahipliği gibi.”

Massimo Carboniero, 2017’nin İtalyan imalat makinaları, robot ve otomasyon endüstrisi için son derece olumlu geçtiğini ifade etti.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.