Şevket Saraçoğlu: “Türk sanayisinin rekabet gücüne katkıda bulunuyoruz”

Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu:

Makina Magazin - - IÇINDEKILER - Özkan ÖZÇELİK

Mitsubishi Electric, Türkiye’de temel olarak; fabrika otomasyon sistemleri, ileri robot teknolojileri, mekatronik CNC sistemler, klima, asansör ve görsel veri ile ulaştırma bağlantılı altyapı sistemleri alanlarında faaliyet gösteriyor.

Mitsubishi Electric, pek çok farklı alanda yaşamı kolaylaştıran elektrikli ve elektronik ürün ve sistemlerin üretim ve satışında dünyada en çok tanınan ve güvenilen markalar arasında yer alıyor. 95 yılı aşkın geçmişe sahip olan markanın Türkiye’deki temel faaliyet alanları; fabrika otomasyon sistemleri, ileri robot teknolojileri, mekatronik CNC sistemler, klima, asansör ve görsel veri ile ulaştırma bağlantılı altyapı sistemlerinden oluşuyor.

Üstün teknolojileri ve çevreye dost yaklaşımlarıyla farklı sektörler için yüksek kalite standartlarında yenilikçi ürünler sunduklarını aktaran Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, “Kurumsal ilkesi ‘Changes for the Better’ (Daha İyisi İçin Değişim) ve çevre ilkesi ‘Eco Changes’ (Eko Değişim) doğrultusunda küresel ve önde gelen çevre dostu bir şirket olarak yol alan markamız, ileri teknolojisiyle dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmak için çalışıyor” dedi.

“Türkiye’nin yüksek potansiyeline inanıyoruz”

Mitsubishi Electric’in Türkiye’deki temel faaliyet alanlarının; fabrika otomasyon sistemleri, ileri robot teknolojileri, mekatronik CNC sistemler, klima, asansör ve görsel veri ile ulaştırma bağlantılı altyapı sistemlerinden oluştuğunu aktaran Saraçoğlu, şöyle konuştu: “Türkiye’nin yüksek potansiyeline ve geleceğine inanarak çalışmalarını bu yönde planlayan şirketimiz, Manisa’da ev tipi klima fabrikası kurarak ülke ekonomisi ve istihdamına katkısını daha da artırmış durumda. Türkiye’nin ve komşu ülkelerin iletişim ve yayıncılık altyapısı için büyük bir öneme sahip olan Türksat 4A ve 4B uydularının üreticisi markamız, uyduların yanı sıra Marmaray projesinde sağladığı ileri teknoloji otomasyon çözümleriyle de tanınıyor. Dünyanın en derin batırma tüp tüneline sahip Marmaray’da, markamız tarafından yüzde 100 yedekli olarak tasarlanan kontrol sistemi ile yolcu güvenliği için gerekli tüm önlemler 7/24 hazır bulunuyor.”

“Sanayi 4.0’a yanıtımız e-f@ctory konsepti”

Sanayicilere fabrika otomasyon sistemleri alanında sundukları teknolojilerden de bahseden Saraçoğlu, “Genel olarak bu alanda sunduğumuz teknolojiler; Sanayi 4.0’a yanıtımız olan dijital fabrika konsepti e-f@ctory, ileri robot teknolojileri, otomasyon sistemlerini tek çatı altında toplayan Panolu Çözüm Platformu, mühendislik zamanını önemli ölçüde azaltan Scada çözümü, tüm otomasyon bileşenlerini tek platformda birleştiren iq Platform, Plc’ler ve mekatronik CNC ürünleridir” diye konuştu.

Sanayi 4.0 çağında fabrikaların dijital dönüşüm sürecine inovatif ürün ve hizmetleriyle yanıt verdiklerinin altını çizen Saraçoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Fabrika otomasyonu alanında öne çıkan teknolojilerimizin başında markamızın Sanayi 4.0’a yanıtı olan dijital fabrika konsepti e-f@ ctory geliyor. Bu konseptimizle, fabrikaları Sanayi 4.0’ın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde kurma imkânı tanıyoruz. Daha da önemlisi, fabrika yatırımından önce sanal bir fabrika oluşturarak; ortaya çıkacak fabrikayı ve üretimi önceden test etme, verimliliği değerlendirme ve oluşan çıktılar doğrultusunda yatırımı şekillendirme fırsatı sunuyoruz. İleri teknolojimizle kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetlere yanıt verebilecek; esnek, hızlı ve yüksek kapasitede üretime imkân tanıyan, veri güvenliğinin sağlandığı, kestirimci bakım süreçleri sayesinde zamandan ve maliyetlerden tasarruf elde edilen, kesintisiz üretimin gerçekleştiği yeni nesil fabrikalar kurguluyoruz.”

“Yenilikçi çözümler sunuyoruz”

Yenilikçi otomasyon sistem çözümlerini tek çatı altında toplayan Panolu Çözüm Platformu’nun ve insanla işbirliği içinde çalışan yeni kollobratif robot serilerinin de öne çıkan ürünleri arasında yer aldığını kaydeden Saraçoğlu, “Panolu Çözüm Platformu, endüstriyel tesislere ve altyapı projelerine kısa sürede devreye alma imkânı sunuyor. Dış kabini Türkiye’de üretilen platform; fan, pompa, kompresör, klima santrali, değirmen, konveyör, vinç, kırıcı, karıştırıcı ve açma-sarma uygulamaları gibi pek çok farklı prosesin otomasyonunu çok daha pratik ve verimli bir şekilde gerçekleştirme imkânı tanıyor. İnsanla işbirliği içinde çalışan yeni kollobratif robot serimiz ise, güvenlik nedenlerinden ötürü koruyucu bariyerlerin arkasına yerleştirilmesi gereken endüstriyel robotların aksine, bir üretim ortamında insanlarla yakın çalışmalarda bulunabiliyor. Bu seri, insanlarla birlikte çalışabilmesi sayesinde üretim ortamında herhangi bir yerde esnek bir şekilde konumlandırılabiliyor” dedi.

“Konumumuzu güçlendirmeyi sürdüreceğiz”

Son yıllarda ivme kazanan kentsel dönüşüm sürecinin yanı sıra, sayıları ve nitelikleri hızla artan yeni yapı ve inşaat projelerinin etkisiyle klima, asansör ve yürüyen merdiven sektörlerindeki faaliyetlerini geliştirdiklerini anlatan Şevket Saraçoğlu, “Aynı şekilde, yeni kurulan ya da yeni nesil otomasyon teknolojileri ile yenilenen fabrikaların ve kamu projelerinin sayısındaki artışla birlikte fabrika otomasyonu alanında da gelişme kaydediyoruz. Türkiye’de faaliyet gösterdiğimiz her alanda, yeni nesil ve çevreci ürün ve hizmetlerimizle mevcut konumumuzu güçlendirmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

e-f@ctory konseptiyle, hızla büyüyen Türk sanayisinin küresel pazarlarda dünyanın önde gelen üreticileriyle rekabet edebilmesine ve sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunmayı hedeflediklerini ifade eden Saraçoğlu, şöyle devam etti: “Bu amaç doğrultusunda sanayicilerimizi bilgilendirerek, Türkiye’de dijital fabrika konseptinin yaygınlaşması için çalışıyoruz. Sanayicilere; esnek üretim, düşük maliyet ve yüksek insan konforu sağlayan ileri robot teknolojimizin endüstride daha yoğun bir şekilde kullanılması sonucu elde edilecek toplam faydayı da anlatıyoruz.”

“Sanayi 4.0 önemli bir gündem maddesi”

Sanayi 4.0 hakkında da görüşlerini açıklayan Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, “Dördüncü Sanayi Devrimi ya da diğer bir deyişle Sanayi 4.0, üretim süreçlerinin bilgisayarlaştırma yönünde

teşvik edilerek daha verimli hale getirilmesi, yüksek teknolojiyle donatılması ve sanayinin dijitalleşmesi olarak özetlenebilir. Sanayi 4.0 evresinde; hızla değişen ve kişiselleşen insan ihtiyaçlarını en hızlı ve verimli şekilde karşılayabilecek üretim bantlarını kurmak sanayinin en önemli gündem maddesi haline geldi. Bu süreçte, Türkiye’nin de üretim gücünü pekiştirmesi için ileri robot teknolojilerinin hâkim olduğu dijital fabrikalara geçişi önem kazanıyor. Biz de yeni endüstri evresinin iddialı bir oyuncusu olarak, Türk sanayisinin geleceğin dijital fabrikalarına şimdiden hazır olması için geliştirdiğimiz e-f@ctory konseptimiz ile ileri teknoloji çözümler sağlıyoruz” diye konuştu.

“Sanayi 4.0'a olan ilgi her geçen gün artıyor”

Dünyada yüksek üretim gücü ve potansiyeli ile dikkat çeken Türkiye’nin, sürdürülebilir kalkınması ve global düzeyde rekabet edebilmesinin çok önemli olduğunu dile getiren Saraçoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Bunun için de, bir yandan üretim hızı ve kalitesi artarken, diğer taraftan maliyetlerin düşmesi gerekiyor. Böyle bakıldığında; şirketlerin üretim kalitelerini dünya standartlarına çekerek rekabette söz sahibi olmaları ve ihracat konusunda güçlenmeleri, otomasyon sektörünü yakından takip edip gelişen teknolojilere adapte olmalarıyla sağlanabilir. Türkiye’deki firmaların Sanayi 4.0 konusu ile her geçen gün daha yakından ilgilendiklerini görüyoruz ve bu alandaki yatırımlarda gelecek dönemde önemli artışlar olmasını bekliyoruz.”

Sanayi 4.0’ın gerekliliklerini ve yeni endüstri evresine yanıtları olan e-f@ctory konseptini sanayicilere anlatabilmek için Türkiye’nin farklı illerinde etkinlikler düzenlediklerini ve organizasyonlara katıldıklarını vurgulayan Saraçoğlu, “Üniversitelerin mühendislik fakültelerinde robot eğitim merkezi kurulmasına katkı sağladığımız eğitime destek projemize devam ederken; aynı zamanda, üniversite etkinliklerine katılarak geleceğin mühendis adaylarına vizyoner bir bakış açısı sunmayı amaçlıyoruz” dedi.

“2003 yılından beri fabrikalarımızda kullanıyoruz”

Dünya genelinde fabrikalara; hızlı entegrasyon, üretkenlik, esneklik ve verimlilik avantajı sağladıklarının altını çizen Saraçoğlu, şöyle konuştu: “e-f@ctory konseptimizi, Sanayi 4.0’ın gündeme taşınmasından çok daha önce, 2003 yılından bu yana kendi fabrikalarımızda kullanıyoruz. Dünya üzerindeki örnek uygulamalardan bahsedecek olursak; dijital fabrika olarak inşa ettiğimiz Nagoya fabrikamızda e-f@ctory konseptinin kullanılmaya başlanılmasından sonra üretim kapasitesinde önemli ölçüde artış elde edildi. Bir diğer örnek olarak; Intel’in Malezya üretim üssünde gerçekleştirdiğimiz pilot programımızdan bahsedebiliriz. Mitsubishi Electric’in e-f@ctory konseptini, Intel’in nesnelerin interneti konusundaki çözüm üretme uzmanlığıyla birleştirdiğimiz bu programla birlikte, üretim online olarak bulut üzerinden takip edilmeye başlandı. Intel fabrikasına yüksek verimlilik kazandıran bu uygulama aynı zamanda, kestirimci bakım faaliyetleri olanağı, düşük arıza oranı ve düşük maliyet avantajı sağladı.”

“Türkiye’de farkındalık oranı yüksek”

Türkiye’deki büyük ölçekli şirketlerin ve Kobİ’lerin fabrika otomasyon teknolojileri konusunda önemli bir farkındalığa sahip olduklarını anlatan Şevket Saraçoğlu, “Dolayısıyla, yakın gelecekte Sanayi 4.0’a uyumlu dijital fabrikaları hayata geçirmek için

alınacak yatırım kararlarında artış yaşanacağına ve bu gelişimin bir sonucu olarak Türkiye’nin Dördüncü Sanayi Devrimi’ne hızlı bir şekilde uyum sağlayacağına inanıyoruz. Biz de, yeni endüstri evresinin iddialı bir oyuncusu olarak, e-f@ctory konseptimiz ile Türk sanayisinin geleceğin dijital fabrikalarına şimdiden hazır olması için çalışmayı sürdüreceğiz. Robotların üretimdeki rolünün hızla artacağı yönündeki gelecek vizyonundan hareketle, ileri robot teknolojileri alanında da yeni nesil ürün ve çözümler geliştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Veriyi en hızlı kullananlar öne çıkacak”

Dünya genelinde yeni sanayi evresine uygun teknolojilerin; otomotiv, beyaz eşya, gıda, ilaç ve ambalaj sektörleri başta olmak üzere neredeyse bütün sektörlerde yer aldığını ifade eden Saraçoğlu, şunları aktardı: “Ancak her ne kadar sanayicilerin ilgisi yüksek olsa da, bu teknolojilerin hem mevcut fabrikalarda, hem de yeni fabrikalarda çok daha yaygın olarak kullanılması için elbette zamana ihtiyaç var. Üretim ve tüketimde fiziki ve sanal ortamların birleştiği Sanayi 4.0 sürecinde, nesnelerin interneti (IOT) ve yapay zeka teknolojilerinin gelişimi ile birlikte üretim sistemleri, büyük veriyi analiz ederek anlık ve rasyonel kararlar verebilecek kapasiteye ulaşıyor. Sanayicilerin üretim tesislerini bu yeni endüstri evresine uyumlu hale dönüştürebilmeleri için, öncelikle bu devrimin diğer sanayi devrimlerinden farklarının neler olduğunu derinlemesine analiz etmeleri gerekiyor. Sanayi 4.0’ın en çarpıcı farklarından biri, büyük verinin anlık ve mekândan bağımsız bir düzlemde üretiliyor ve paylaşılıyor olması. Akıllı üretimin hâkim olduğu bu yeni dünya düzeninde, veriyi en hızlı ve en etkin şekilde kullanabilen firmaların öne geçeceğini söylemek mümkün. Bu noktada, firmaların bütünsel bir bakış açısı içinde uzun vadeli strateji ve planlarını kurgularken; odak noktalarına dijital dönüşümü yerleştirmeleri ve tüm altyapılarını bu doğrultuda hazırlamaları büyük bir önem arz ediyor.”

“Tecrübeli markalar tercih edilmeli”

Şirketlere doğru yatırımlara imza atabilmeleri için; ileri teknolojisi ve tecrübesi ile öne çıkan, Sanayi 4.0 uygulamaları konusunda somut çözümleri ve dünya üzerinde sonuçları ölçümlenmiş referans projeleri bulunan markaları tercih etmelerini önerdiklerini söyleyen Saraçoğlu, “Yatırımdan önce sanal bir fabrika oluşturarak; ortaya çıkacak fabrikanın ve üretimin simülasyonunu gerçekleştirmek, verimliliği değerlendirmek ve oluşan çıktılar doğrultusunda yatırımı şekillendirmek firmalara sağlam adımlarla ilerleme fırsatı sağlar. Bu süreçte şirketlerin ekiplerini; ileri düzeyde teknolojiyi kullanabilecek, teknolojiyi ve büyük veriyi yönetim süreçlerine adapte edebilecek yetkinliğe sahip pozisyona taşımaları da oldukça önemli” dedi.

“Toplumlara daha iyi yarınlar bırakmayı hedefliyoruz”

Mitsubishi Electric’in çevre ve sosyal sorumluluk konularındaki faaliyetleri hakkında da bilgi veren Şevket Saraçoğlu, şunları aktardı: “Mitsubishi Electric’in global felsefesi olan ‘Changes for the Better’ yani ‘Daha İyisi İçin Değişim’; markamızın değişirken ve büyürken ‘daha iyisine ulaşmak’ yönündeki çalışma amacını ve ilkesini temsil ediyor. Bu marka vaadimiz; ‘teknolojiyi, hizmetleri ve yaratıcılığı daha iyiye götürme’ amacımızı ve toplumlara ‘çok daha iyi yarınlar bırakma’ sözümüzü ortaya koyuyor. Bu doğrultuda faaliyet gösterdiğimiz her alanda, attığımız her adımda, her zaman ‘Daha İyisi İçin Değişim’i hedefliyoruz. Global ölçekte öncü bir yeşil şirket olan Mitsubishi Electric; evler, ofisler, fabrikalar, altyapılar ve hatta uzay için geliştirdiği teknolojik yeniliklerle dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmak ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir dünya sağlamak için çalışıyor. Sürdürülebilir dünyanın önündeki en önemli engelin iklim değişikliği olduğu bilinciyle hareket eden markamız, çevre yönetimi konusundaki tutumunu ifade eden ‘Eco Changes’ (Eko Değişim) ilkesi çerçevesinde, hem çalışanlarının, hem de toplumun ekobilinç düzeyini artırmayı hedefliyor.”

“2021’de 100. yaşımızı kutlayacağız”

Mitsubishi Electric’in, 100’üncü yıldönümü olan 2021 yılına kadar ürün kullanımı ve üretimden kaynaklanan karbondioksit salınımını yüzde 30 azaltmayı hedeflediğinin altını çizen Saraçoğlu, “En son Çevre Raporu’na göre, bu hedefe büyük ölçüde ulaşılmış durumda. Üretimden başlayarak geri dönüşüme kadar ürün döngüsünün her adımında daha az kaynak tüketerek, verimli ve sürdürülebilir hizmet sunmak markamızın temel prensipleri arasında yer alıyor” diye konuştu.

“Yeni meslekler ortaya çıkacak”

Geleceğin meslekleri hakkında da açıklamalarda bulunan Saraçoğlu, “Teknolojinin her geçen gün büyük bir hızla ilerlemesi, sistem içinde toplanan verilerin doğru bir şekilde analiz edilmesi ihtiyacı, bilgi teknolojilerinin ve internetin yoğun bir şekilde kullanılması ve robotların üretim süreçlerine daha fazla dâhil olması, bu yeni teknolojileri kullanabilecek donanımda insan kaynağını gerekli kılıyor. Bu çerçeveden baktığımızda, ilerleyen süreçte yeni mesleklerin gelişeceğini söyleyebiliriz. Sanayi 4.0 evresinin, bilgi mühendisliği ya da bilgi madenciliği olarak tanımlanabilecek yeni mesleklerle birlikte; robotik, mekatronik, bilgi teknolojileri ve oto biyonik gibi mesleklere de daha çok ihtiyaç duyulmasına yol açacağını öngörüyoruz. Nitelikli iş gücü tüm sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüz için de çok önemli bir konu. Mitsubishi Electric olarak, Türkiye’de gelecekte otomasyon teknolojilerini geliştirecek ve sektöre yön verecek genç kuşağın gelişimi için üniversitelerin mühendislik fakültelerinde fabrika otomasyon ve robotik bölümlerine destek veriyoruz. Üniversitelerde Robot Eğitim Merkezi kurulmasına katkı sağlamanın yanı sıra, Türkiye genelinde üniversite etkinliklerine katılarak, öğrencilerimizin geleceklerine yön verecek yenilikçi bakış açısı edinmelerine yardımcı oluyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Şevket Saraçoğlu, “Türkiye’deki firmaların Sanayi 4.0 konusu ile her geçen gün daha yakından ilgilendiklerini görüyoruz” diye konuştu.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.