ARAŞTIRMA

Türkiye’de 30. yılını kutlayan 3M’in 14 ülkede 14 bini aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği ‘3M Bilime Bakış Endeksi’ çalışmasına göre, katılımcıların yüzde 63’ü ‘bilimin toplum geneli için öneminin çok büyük’ olduğuna inanıyor.

Makina Magazin - - ICINDEKILER -

‘3M Bilime Bakış Endeksi’nin sonuçları açıklandı

Türkiye’de 30. yılını kutlayan ve “3M Bilimi Hayatın Her Anında” söylemiyle faaliyetlerini sürdüren 3M, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bilime dayalı inovatif ürünleriyle insanların yaşamını kolaylaştırmayı ve bilimin yaygınlaştırma çalışmalarını sürdürüyor.

Şirket, 3M Türkiye Genel Müdürü Mert Büyükyazgan’ın ev sahipliğinde; 3M Endüstriyel İş Grubu Ar-ge Dünya Başkan Yardımcısı Denise Rutherford ve 3M Türkiye Ar-ge Direktörü Ali Kuday’ın katılımıyla bir basın toplantısı düzenlenledi. Toplantıda konuşan Büyükyazgan, 3M’in 30 yılda Türkiye’de gerçekleştirdiği gelişmeleri özetleyerek, İTÜ Çekirdek işbirliği hakkında bilgi verirken; Rutherford ise 3M tarafından yapılan küresel ‘3M Bilime Bakış Endeksi’nin sonuçlarını açıkladı.

Rutherford: “Bilim yeterince takdir edilmiyor”

14 ülkede 14 bin 36 kişinin katılımıyla ‘3M Bilime Bakış Endeksi’ adıyla bir araştırma gerçekleştirdiklerini kaydeden 3M Endüstriyel İş Grubu Ar-ge Dünya Başkan Yardımcısı Denise Rutherford, “Araştırma, bilimin yeterince takdir edilmediğini ortaya koyuyor. Katılımcıların neredeyse yarısı, bilime şüphe veya kayıtsızlık ile yaklaşırken; genel olarak bilimin geleceği konusunda iyimser oldukları görülüyor” diye konuştu.

‘3M Bilime Bakış Endeksi’ni, kamuoyunun bilim ve dünya üzerindeki etkisi hakkında duygu ve düşüncelerini öğrenmek amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Rutherford, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bilime değer veriliyor ve güven duyuluyor mu, yoksa bilim yeterince takdir edilmiyor mu?' bunu anlamaya çalıştık. Dünya, her geçen gün teknolojik olarak daha gelişmiş bir hale geliyor ve bu teknolojik atılımlar da bilimden güç alıyor. Araştırma verilerini bulunabilir ve erişilebilir hale getirerek, dünyanın her yerindeki bilim savunucuları ve geleceğin bilim insanlarına ilham vermeyi ve dünya çapında bilimin daha fazla takdir edilmesini sağlamayı umuyoruz.”

“Bilimin bir savunucuya ihtiyacı var”

Toplum genelinin bilime yönelik tavırlarını ortaya koyan küresel ‘Bilimin Durumu Endeksi’nin sonucunda, bilimin bir savunucuya ihtiyacı olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Rutherford, “Sonuçlara ilk bakışta, bilime yönelik hissiyatın son derece olumlu olduğu fikrine varıyorsunuz. Örneğin; katılımcıların yarısı, uçan otomobillerin kendi yaşamları içinde gerçek olacağına inanıyor, yüzde 87’si ise bilimi sıkıcı değil hayranlık verici buluyor. Ancak sonuçlara biraz daha yakından bakıldığında çalışma, birçok insanın bilimin yaşamında yaptığı etkinin farkında olmadığını ortaya koyuyor. Katılanların yüzde 38’i, bilim var olmasaydı günlük yaşamın şimdikinden çok da farklı olmayacağına inanıyor. Ayrıca, bilime yönelik bir şüphecilik olduğu da anlaşılıyor. Sonuçlar; katılımcıların yüzde 32’sinin bilime şüphe ile yaklaştığını, yüzde 20’sinin ise bilim insanlarına güvenmediğini ortaya çıkardı. Büyük bilimsel ilerlemeler bile, yıllar süren çalışmalar sırasında gerçekleştirilen çok sayıda keşif sonucunda ortaya çıkıyor. Eğer insanlar sadece dâhilerin bilim alanında bir kariyer yapabileceğine inanıyorsa ve insanlar bilime karşı kayıtsız kalırsa, toplum olarak nasıl gelişebilir ve inovasyon yapmaya devam edebiliriz? Daha iyi bir geleceği güvence altına almak için, insanların bilimin bizlere getirdiği tüm inanılmaz fırsat ve inovasyonları farketmesine yardım etmemiz gerekiyor” dedi.

‘3M Bilime Bakış Endeksi’nde ortaya çıkan sonuçlar:

14 ülkeyi içine alan bağımsız ‘3M Bilime Bakış Endeksi’, bilim ve inovasyon şirketi olan 3M tarafından, global pazar araştırma şirketi Ipsos’a yaptırıldı. Çalışma, dünyanın dört bir yanında bilimin imajını değerlendiriyor. Katılımcılara; hem bilim hakkında ne bildikleri, bilimi ne

kadar anladıkları ve takdir ettikleri konularında, hem de bilimin imajı ve geleceği hakkında sorular soruldu.

• Bilim sadece ‘dâhilerin’ erişebildiği bir şey olarak görülüyor: Bilimin insanların üçte birinden fazlasının gözünü korkuttuğunu ortaya koyan çalışmaya göre, yüzde 36’lık bir kesim sadece dâhilerin bilim insanı olarak kariyer yapacağını düşünüyor.

• Kadın ve erkeklerin bilime yaklaşımında büyük farklılık var: Kadınlar, erkeklere kıyasla bilim ile daha az meşgul ve ilgili. Bir kadının bilim hakkında hiçbir şey bilmediğini söylemesi, erkeklere göre daha olasıyken (yüzde 21’e karşılık yüzde 15), kadınlar arasında mühendisliğin tatminkar bir kariyer seçimi olduğuna inananlar da çok daha düşük (yüzde 9’a karşılık yüzde 25). Bununla birlikte kadınlar, erkeklere göre tıp (yüzde 20’ye karşılık yüzde 14) ve yaşam bilimi (yüzde 15’e karşılık yüzde 10) ile daha fazla ilgililer.

• Bilim, günlük yaşama etkilerinden çok toplumsal etkileri açısından takdir görüyor: Bilimin toplumun geneli için önemli olduğuna inananlar (yüzde 63), günlük yaşam için önemli olduğuna inananlardan (yüzde 46) çok daha fazla.

• İnsanların bilimden çok büyük beklentileri var: Her dört kişinin yaklaşık üçü, bilimin Birleşmiş Milletler’in ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden esinlenen farklı global zorlukları çözebileceğine inanıyor. Global olarak insanlar, bilimin mâkul fiyatlı yenilenebilir enerjiye erişim (yüzde 75) ve enerji arzı (yüzde 74) ile ilişkili sıkıntıları çözebileceğine inanıyor. İnsanlar aynı zamanda; hastalıkların tedavisi (yüzde 75), temiz su ve sıhhi tesisat (yüzde 73) ve internet erişimi (yüzde 73) ile ilişkili zorlukları çözmek için de yüzünü yine bilime dönüyorlar. Ancak; iklim değişikliği (yüzde 46), açlık (yüzde 45), yaşlanan nüfus (yüzde 41) ve işsizlik (yüzde 33) gibi global sıkıntıların çözüme kavuşturulmasında bilime duyulan güven çok daha az.

• İnsanlar bilim ve bilimin yaşamları üzerindeki etkisi konusunda bilinçsizler: Çoğunluk (yüzde 66), bilimin günlük yaşamları üzerindeki etkisini 'çok az' veya 'hiç' düşünmüyor.

• Nüfusun yarıya yakını, bilim alanında bir kariyer yapmadığı için üzgün: Sorulara cevap verenler her ne kadar (yüzde 54), bilim dışında bir kariyer takip etmiş olmaktan pişmanlık duymasalar da, yarıya yakını (yüzde 46) bilim alanında kariyer yapmış olmayı diliyor.

• Bilime şüphe ile bakanlar ve destek verenler, çocukları ve yeni nesil konularında birleşiyorlar: Yeni nesiller söz konusu olduğunda, bilime şüphe ile bakanlar ve destek verenler şaşırtıcı derecede aynı görüşe sahipler. Yüzde 82’lik bir kesim, çocuğunu bilim alanında kariyer yapmaya teşvik edeceğini söylerken; ebeveynlerin yüzde 92’si ise, çocuklarının bilim hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasını istiyor. Aynı zamanda, yüzde 33’ü de bilim alanında bir kariyer yapmaya ikna olmak için, öğrencilerin bilimin dünyayı nasıl iyileştirdiği konusunu daha iyi anlamaları gerektiğini düşünüyor.

• Bilimin geleceğine yönelik olarak iyimserlik hâkim: Bilim konusundaki şüpheciliğe ve genel yanlış anlamaya rağmen, bilimsel ilerlemelerin geleceğine duyulan heyecan oldukça yüksek. Bilimin kendi yaşam sürelerinde neleri başarabileceğine inandıkları sorulan katılımcıların en çok verdiği cevaplar arasında; her iş yerinde robot (yüzde 64), her evde robot (yüzde 55) ve uçan otomobil (yüzde 51) bulunuyor. Ayrıca, denizin altında yaşam (yüzde 41) ve Mars’a yerleşimin (yüzde 35) kendi yaşam sürelerinde gerçekleştirilmesini bekleyenler de var.

Anket, gelişmekte olan ülkelerin bilimsel ilerlemelerin geleceği konusunda gelişmiş ülkelerin katılımcılarına göre daha iyimser olduğunu ortaya koydu. Gelişmekte olan ülkeler, uçan otomobillerin (gelişmekte olan ülkelerde yüzde 58, gelişmiş ülkelerde yüzde 43) ve havanın kontrol edilmesinin (yüzde 43’e karşı yüzde 22) kendi yaşamları içinde mümkün hale geleceğine inanmaya daha meyilliler.

Araştırma Ipsos tarafından yapıldı

Ipsos, çalışmayı 14 Haziran 2017-26 Ağustos 2017 tarihleri arasında, 14 ülkedeki 14 bin 36 yetişkin ile gerçekleştirdi. Araştırma, çevrimiçi ve çevrimdışı görüşmelerin bir kombinasyonu ile düzenlendi. Her ülkede, yaşı 18’in üzerinde yaklaşık bin kişi ile anket yapıldı. Araştırmada yer alan ülkeler; Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Japonya, Meksika, Polonya, Suudi Arabistan Krallığı, Singapur, Güney Afrika, Birleşik Krallık ve Birleşik Devletler. Her bir ülkedeki örneklem; yaş, cinsiyet, bölge ve ırk bazında ülkedeki grupları temsil ediyor (uygun olduğu yerlerde).

Büyükyazgan: “Üretim üssü konumundayız”

3M Türkiye’nin faaliyetlerine 1987 yılında başladığını belirten 3M Türkiye Genel Müdürü Mert Büyükyazgan ise, şöyle konuştu: “3M Türkiye, elde edilen gelir açısından Orta ve Doğu Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri konumunda. Scotch Brite’ın yanı sıra, otomotiv ve bebek bezine yönelik ürünlerde bölgede üretim üssü olarak hizmet veriyoruz. Türkiye Ar-ge merkezi olarak bebek bezine yönelik ürünlerde üç patent aldık.”

‘3M Bilimi Hayatın Her Anında’ söylemiyle, çalışmalarını bilim ve inovasyon temelinde sürdürdüklerinin altını çizen Büyükyazgan, “Geleceğe katkıda bulunmak ve bilimi her alanda desteklemek için Türkiye’nin bilim potansiyeline yatırım yapıyoruz” dedi.

Kuday: “Gelirin yüzde 6’sı Ar-ge’ye ayrılıyor”

Basın toplantısında Türkiye’deki Ar-ge çalışmaları hakkında bilgi veren 3M Türkiye Ar-ge Direktörü Ali Kuday ise, 3M’in bilimi hayata uygulayarak, inovasyon yeteneğini 60 bini aşkın ürünüyle sergilediğini belirtti. Kuday, konuşmasına şöyle devam etti: “Küresel olarak yıllık satışlarının üçte birini son beş yılda geliştirilen ürünlerden elde eden 3M, her yıl gelirinin yaklaşık yüzde 6’sını Ar-ge faaliyetlerine ayırıyor. Şirketimizde küresel düzeyde Arge alanında çalışan mühendis sayısı ise yaklaşık 8 bin 100. 2015 yılında İstanbul’da açılan Müşteri İnovasyon Merkezi, müşterilerimize Ar-ge ekibi rehberliğinde 3M teknolojilerini tanıma ve deneyimleme fırsatı tanıyarak, ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirilmesini sağlıyor.”

“İTÜ Çekirdek ile işbirliği yapıyoruz”

Uluslararası UBI Global tarafından, Avrupa’nın en iyi ikinci ve dünyanın en iyi üçüncü merkezi seçilen İTÜ Çekirdek ile işbirliklerinin bu yıl, gelen projelerden birine maddi destek vermekle başlayacacağına anlatan Kuday, “Ayrıca proje liderini, şirket dilinde ‘3M Bilim İnsanı’ olarak geçen ve 3M’in global Ar-ge departmanının en başındaki sayılı kişilerden birisi ile projesi hakkında görüştürerek fikir alışverişinde bulunmasını sağlayacağız. Bu yıl başlayan İTÜ Çekirdek işbirliğimizin önümüzdeki dönemlerde de gelişerek devam etmesini öngörüyoruz” dedi.

Bilimin insan yaşamını kolaylaştırmadaki katkısına inanan bir şirket olarak, Türkiye’de bilimin gelişmesine katkı sağlamayı da çok önemsediklerini aktaran Ali Kuday, gençleri bilime yönlendirme sorumluluğunu üstlendiklerini ifade etti.

3M’in desteklediği First Robotics Turnuvası hakkında da bilgi veren Kuday, şöyle devam etti: “First Robotics turnuvası kapsamında Türkiye’nin genç bilim beyinlerini destekliyoruz. 2018’de Türkiye’de yedi takımın sponsorluğunu üstlenerek, katılımcılara robot setlerinin temin edilmesine katkıda bulunduk. Ayrıca, ekiplere ürün desteği ve bazı takımlara da mentorluk sağladık. Gençlerimizi Kavacık’ta bulunan ve 3M bilimi ve inovasyonunu deneyimlene fırsatı buldukları Müşteri İnovasyon Merkezi’mizde ağırlayarak, şirketimizin biliminden de ilham almalarını sağladık.”

Mert Büyükyazgan, “3M Türkiye, elde edilen gelir açısından Orta ve Doğu Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri konumunda” dedi.

Denise Rutherford, ‘3M Bilime Bakış Endeksi’ araştırmasının bilimin yeterince takdir edilmediğini ortaya koyduğunu aktardı.

Ali Kuday, 3M’in bilimi hayata uygulayarak, inovasyon yeteneğini 60 bini aşkın ürünüyle sergilediğini ifade etti.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.