Aman Arda dikkat!

Marketing Türkiye - - BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL -

Tabii ki Türkiye’nin medar-ı iftiharı, tabii ki Türkiye’nin gözdesi, tabii ki Türkiye’deki bir futbolcunun ulaşabildiği tüm zirveleri aşmış bir sporcu… Ahlaklı, düzgün, adam gibi bir adam… Arda Turan ulusal ve uluslararası her markanın reklam için peşinden koşacağı bir şöhret… Kural basit aslında: İki marka yan yana geldiğinde güçlü marka nispeten daha az güçlü olan markayı yukarı çeker; daha az güçlü olan marka da diğerini aradaki fark oranında aşağıya çeker. Bu nedenle bugün formunun ve şöhretinin hem de itibarının zirvesini yaşayan Arda Turan ile her marka yan yana gelmeyi ister… Ancak iletişimde üç kural daha var: ➝ Fazla olan yanlıştır… Fazla olan zaman içinde değerini kaybeder (Türk Dil Kurumu sözlüğü, “müptezellik” sözcüğünü bu şekilde açıklıyor.) ➝ Güç Kirlenmesi denen bir kavram vardır. Bu da güçlünün gücünü fazla göstermesi sonucu ortaya çıkar. ➝ Araya gereken zamanı koymadan çok sayıda farklı markayla yan yana gelmek o markaların istedikleri ticarî etkiyi elde etmelerini engellediği gibi stara da zarar verebilir. Hani parfüm çeşitlerini denetirken arada kahve koklatırlar ya… Bir önceki kokunun etkisini silmek adına… Reklamda da mutlaka bir önceki unutulmadan yenisine geçmenin hayli hatalı olacağını söylersek yalan olmaz. Şimdi son yıllarda Arda Turan’ın oynadığı kampanyaları şöyle bir hatırlamaya çalışalım (unuttuklarımız olabilir): Clear, Nike, Turkcell, Bank of Azerbaijan, Defacto, İspanya’da Dünya Kupası tanıtım kampanyası, Simit Sarayı, Türkiye Finans, Mastercard, İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), Lassa, Opet… Aman Arda dikkat!.. Sürantrene (Overtraining) olma!.. Sen bize daha çok lazımsın…

Sporda daha başarılı olmak için aşırı yüklenme sonucu performansın düşmesi

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.