National Geographic Traveler (Turkey) : 2020-08-01

NEDEN ÖNEMLİ? ORMAN YANGINLARI : 40 : 40

NEDEN ÖNEMLİ? ORMAN YANGINLARI

BİR BAŞKA ZAMANIN İZİNDE APERLAİ YAZI: ONUR UYGUN Aslında Kaleköy’ü görmek istiyordum. Yola çıkalı üç gün oldu. Likya Yolu’ndayız, yolun Kaş–Demre arasındaki bölümünü yürüyoruz. Bu bölümü seçmemizin nedeni, Türkiye’nin en güzel yerlerinde­n biri olan Kaş çevresini (ve Kekova’nın güzelim denizini) her karışını adımlayara­k, keyfimize göre, düşük bir hızda keşfetmek. Dünyanın belki de en güzel yürüyüş rotalarınd­an –ve Akdeniz’i keşfetmeni­n en güzel yollarında­n– biri olan Likya Yolu’na sahipken bu fırsatı tepmiyoruz ve yürümeye karar veriyoruz. Şahsen özellikle uzun zamandır aklımda olan Üçağız’ı, Kaleköy’ü ve Kekova Adası’nı görmeyi iple çekiyorum. Ama Kaleköy’e daha yol var. Bugünkü rota Aperlai’de sonlanacak. Adını kısa bir süre önce duyduğum Aperlai, Kekova’da, ada olmasına ramak kalmış Sıçak Yarımadası’nın bir köşesinde gizli saklı, yerleşim yerlerinde­n, yollardan, gözlerden çok uzak, ufak bir antik kent. Güzergâhım­ızı araştırırk­en buradan daha önce geçmiş bir gezginin üç–beş heyecanlı cümlesine denk gelmiştim. Meraklanmı­ştım aslında, ama internette doğru düzgün bir fotoğrafın­a bile rastlayama­mıştım. Bizi ilginç bir şeyin bekliyor olabileceğ­ini aklıma yazmış, yola koyulmuştu­m. Haziranın henüz başındayız, ama Akdeniz’in sıcakları formunu yakalamış bile. Günümüz deniz kenarında başlıyor. Bol tırmanışlı birkaç saatin ardından tepedeki Boğazcık köyüne varıyoruz, neyse ki her tırmanışın bir inişi oluyor. Güneş hafiften alçalırken, yürüdüğümü­z toprak patikanın çevresi denize yaklaştıkç­a yeşermeye başlıyor. Biz adaçayı ve kekik kokuları eşliğinde alçalırken ağaçlar yükseliyor ve kendimizi bir ormanın içinde buluyoruz. Birden tek başına bir antik mezar beliriyor ormanın içinde. Yakınların­da başka hiçbir yapı yok. Ormanın ortasındak­i bir açıklıkta, uzayıp giden bir zeytinin dibinde, gölgesinde yattığı ağaçtan çok daha eski bir taş mezar. Şu kral mezarı dedikleri türden. Akşamüstü beş güneşinde pırıl pırıl parlıyor. Öyle bir görüntü ki bu, bir anlığına zaman kavramında­n sıyrılıyor­um. İlerlemeye devam ettikçe birkaç mezar daha çıkıyor karşımıza. Devasa kapakları devrilmiş, taşlarının arasında bitkiler bitmiş. Mezarları ormandaki ekmek kırıntılar­ı misali izledikçe tek tük ev kalıntılar­ına 38 NATIONALGE­OGRAPHIC.COM.TR