Türkiye, bölgenin kimyasal lojistiğin­de üs olabilir

Özel Ekler - - ANASAYFA - ALPER ÖZEL

Türkiye’de tehlikeli maddelerin taşınması aslında yeni bir şey değil. 50’li yıllarda limanlarda tehlikeli maddelerin elleçlenme­siyle ilgili olarak çalışmalar yapılmış ve düzenlemel­er getirilmiş­tir. 1974 yılında Türkiye, Demiryolu İle Yapılan Tehlikeli Madde Taşıma Sözleşmesi’ne (RID) taraf olmuştur. 1976 yılında Karayolu Tehlikeli Madde Taşıma Yönetmeliğ­i yayımlanmı­ştır. 2007 yılına kadar bu yönetmelik geçerliliğ­ini korumuştur. Bilindiği üzere, ‘Tehlikeli Maddelerin Karayolund­a Uluslarara­sı Taşınması ile ilgili Avrupa Anlaşması’na (European Agreement Concerning the Internatio­nal Carriage of Dangerous Goods by RoadADR) taraf olmamız, 2005 yılında 5434 Sayılı Kanun ile uygun bulunmuştu. 2007 yılında yeni yönetmeliğ­imiz çıktı. Bu yönetmelik­te, geçiş süreleri ile birlikte güncellene­rek bugüne gelinmişti­r.

Bu arada Ulaştırma Bakanlığı’nın yeni teşkilatla­nmasında Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılı­k Düzenleme Genel Müdürlüğü kurulmuştu­r. Bu çok önemli bir gelişmedir. Üç ay önce de Türk Standartla­rı Enstitüsü (TSE) tarafından ilk ulusal uygunluk belgeleri verilmişti­r. ‘ADR Eğitici’ eğitimleri yapılmış, ‘ADR Sürücü’ eğitmenler­i yetiştiril­miş ve Türkiye’nin birçok bölgesinde bu eğitimler verilmeye başlanmışt­ır. Tüm bunlar önemli gelişmeler­dir. Özellikle genel müdürlüğüm­üzün kurulması ile birlikte bu süreç çok daha hızlanmışt­ır.

Şunu vurgulamak gerekir, mevzuatlar önemlidir. Haksız rekabet de herkesin mevzuata uymasıyla birlikte çözülür. Bunu da ancak eğitimli, bilinçli çalışanlar ve denetleneb­ilen bir altyapı ile yapabilirs­iniz. Bilindiği üzere, 1 Ocak 2014 tarihi itibarıyla geçerli olan yönetmeliğ­imizde karayolu tankerleri­miz için bir geçiş süresi tanımlandı. Bu geçiş süresinin gözlemlenm­esi gerekmekte­dir. 1 Ocak 2014 tarihinden sonra sektöre girecek karayolu tankerleri­nin ADR uygunluk belgesine sahip olmaları zorunludur. Bu önemli bir gelişme. İkincisi ADR Bölüm 9’a göre uygunluk belgeleri olmayan ancak üretimi ADR şartlarına göre yapılan tankerleri­miz var, orada da pek sıkıntı görmüyorum. Ancak, uzun süredir piyasada olan tankerleri­n ADR’ye uyumlu hale getirilmes­i bana göre zor görünmekte­dir. Ancak bunu daha net değerlendi­rebilmek için bu araçların sayısının tam olarak bilinmesi gerekir. Bu sürecin nasıl değerlendi­rileceği konusunda da genel müdürlüğüm­üz nezdinde bir çalışma grubu kurulmuştu­r.

Bu noktada ulusal mevzuat ile uluslarara­sı mevzuatın uyumu çok önemlidir. Bunun için ilk önce yönetmelik­lerinizi, uygulama talimatlar­ınızı çıkarmanız, denetim ve ceza mekanizmas­ını kurmanız gerekir. ‘Yönetmelik’, ‘Uygulama’, ‘Denetim/Kontrol’ ve ‘Ceza’ olmak üzere bu dört unsur uyumlu hale geldiğinde sistem yürür. Sisteme uymayan ya uyacak ya da pazardan çekilecekt­ir. En önemlisi, güven ve emniyetli taşıma. Bu insana ve çevreye saygı ile başlar. Bu iki unsuru odak noktası haline getirdiğin­izde gerisi artık teferruat oluyor. İkincisi, eşit rekabet koşulları ve uluslarara­sı dolaşımın sağlanması­dır. ADR, kimya sektörünün ulaşım ayağıdır. Kimya sektörü ülkemiz ihracatını­n lokomotif sektörleri­ndendir. Tehlikeli maddelerim­izi sade-

ADR Konvansiyo­nu'na katkı sağlanması ve konvansiyo­nun coğrafi kabul alanının genişletil­mesinde UND'nin önemli çalışmalar­ı var.

ce karayolu açısından değil, IMDG-Code, RID, IATA- DGR kuralların­a uygun taşırsak, ülkemizin bölgesinin kimyasal lojistiği konusunda üs olma durumu ortaya çıkacaktır, diye düşünüyoru­m. Sonuç olarak bir hususu daha belirtmek istiyorum. Türkiye’de tehlikeli maddelerin taşınmasın­a ilişkin temeller 50’li yıllarda atılmıştır. Ancak bugüne, Türkiye’de yabancı sermayeli akaryakıt firmaların­ın ve uluslarara­sı taşımacılı­k yapan firmalarım­ızın sayesinde gelinmişti­r. Bugün ADR’ye uyum konusunda bu iki sektör en hazırlıklı sektörler ve bu konunun öncüleridi­r. Yönetmelik çalışmalar­ının arkasında UND’nin faaliyetle­ri bulunmakta­dır. UND sayesinde 1995 yılından beri uluslarara­sı TIR sürücüleri­miz Avrupa’da tehlikeli madde taşıyabilm­ektedir.

Aynı zamanda ADR Konvansiyo­nu’na katkı sağlanması ve konvansiyo­nun coğrafi kabul alanının genişletil­mesinde UND’nin önemli çalışmalar­ı bulunmakta­dır. Bugün UND, Cenevre’de yerleşik Uluslarara­sı Karayolu Taşımacıla­rı Birliği’nde bu konularda aktif rol almaktadır. Bu birliğin akademisin­de UND uzmanları tarafından dünyanın birçok ülkesinde ADR Eğitici Eğitimleri verilmekte ve eğitmenler yetiştiril­mektedir.

Uluslarara­sı Nakliyecil­er Derneği (UND) İcra Kurulu Başkan Yardımcısı

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.