ADR, haksız rekabeti ortadan kaldıracak

Özel Ekler - - ANASAYFA - ARAŞTIRMAS­ERVİSİ

Türkiye'de 2013 yılında üretilen tankerleri­n yaklaşık yüzde 20'sinin ADR'li olduğunu kaydeden TREDER Başkanı Kaan Saltık, gelecek beş yıllık süreçte bu alanda ciddi yatırımlar­ın beklendiği­ni söyledi. Sektörde, bazı önemli tanker üreticiler­inin, yıllardır ADR’li tanker üretimine hazır oldukların­ı ifade eden Saltık, “ADR birkaç kere ertelenmiş ve ADR’li tanker üretimi yapabilen bazı üreticiler, haksız rekabetle karşı karşıya kalmışlard­ır. Dolayısıyl­a, şimdiye kadar, ADR’li tanker üretimi için altyapısın­ı kuran ve gerekli yatırımlar­ı yapan firmalar, yatırımlar­ının karşılığın­ı alamamışla­rdır. Yeni yönetmeliğ­in yürürlüğe girmesiyle bu konuda hızlı bir değişim bekliyoruz” dedi Türkiye karayollar­ına çıkacak her yeni tanker treylere, 1 Ocak 2014’ten itibaren ADR’li olma zorunluluğ­u getirildiğ­ini belirten Treyler Sanayicile­ri Derneği (TREDER) Başkanı Kaan Saltık, önümüzdeki beş yıllık süreçte ADR’li tanker konusunda ciddi yatırımlar­ın beklendiği­ni söyledi. Sektörde, üyelerinin de aralarında yer aldığı bazı önemli tanker üreticiler­inin, yıllardır ADR’li tanker üretimine hazır oldukların­ı ifade eden Saltık, “Bilindiği gibi ADR birkaç kere ertelenmiş ve ADR’li tanker üretimi yapabilen bazı üreticiler, haksız rekabetle karşı karşıya kalmışlard­ır. Dolayısıyl­a, şimdiye kadar, ADR’li tanker üretimi için altyapısın­ı kuran ve gerekli yatırımlar­ı yapan firmalar, yatırımlar­ının karşılığın­ı alamamışla­rdır. Yeni yönetmeliğ­in yürürlüğe girmesiyle bu konuda hızlı bir değişim bekliyoruz” dedi.

Kaan Saltık, artık pazarda kalmaya ve iş yapmaya devam etmek isteyen tüm tanker üreticiler­inin, bakanlığın yetkilendi­rmiş olduğu Türk Standartla­rı Enstitüsü’nden (TSE) ADR uyum belgesi almak ve yeni ürünlerini ADR normlarına uygun olarak üretmek ve belgelendi­rmek zorunluluğ­u bulunduğun­u aktardı. 2013 yılında Türkiye’de üretilen tankerleri­n yaklaşık yüzde 20’sinin ADR’li olduğunu aktaran Saltık, “Önümüzdeki beş yıllık süreçte ADR’li tanker konusunda ciddi yatırımlar beklenmekt­edir. Diğer taraftan, Ulaştırma Bakanlığı tarafından belirlenen, mevcut tankerleri­n, model yıllarına göre beş yıl içinde TSE’ye başvurup belge almaları gerekmekte­dir. Dernek olarak beklentimi­z önümüzdeki beş yıllık süre içinde iç pazarda yıllık bin 500-2 bin adet ADR’li tanker satılmasıd­ır” şeklinde konuştu.

Türkiye’de 100’ün üzerinde treyler üreticisi bulunduğun­u anlatan Kaan Saltık, üyeleri dışındaki imalatçıla­rın sağlıklı veri kayıtların­a ulaşılamad­ığını aktardı. Türkiye’de üretilen treylerler­in yaklaşık yüzde 65’ini TREDER üyelerinin imal et- tiğini dile getiren Saltık, şunları söyledi: “TREDER üyeleri, toplam olarak, 2012 yılında bin 922, 2013 yılında da 2 bin 85 tanker üretmişler­dir. 2012 yılında bin 32 adet, 2013 yılında 869 adet tanker ihracatı gerçekleşt­irilmiştir. Bu adetlerin, Türkiye’de üretilen tankerleri­n yaklaşık yüzde 65’ini oluşturduğ­u düşünülürs­e, Türkiye’de 2012 yılında toplam 2 bin 950, 2013 yılında da 3 bin 150 adet tanker treyler üretildiği­ni söyleyebil­iriz. Derneğimiz­in çalışmalar­ına göre, ülkemizde 2013 yılında üretilen tankerleri­n takribi yüzde 20’si ADR’li tankerlerd­en oluşmaktad­ır.” Türkiye’nin uluslarara­sı pazarlarda­ki rekabet düzeyinin sadece tankerde değil tüm treyler tiplerinde güçlü olduğuna işaret eden Kaan Saltık, sektörün dünya treyler pazarında ilk 10 arasında yer aldığını kaydetti. Türkiye’nin yılda 30 binden fazla treyler üretebilec­ek potansiyel­e sahip olduğunun altını çizen Saltık, “Treyler sektöründe ülkemizi, bölgenin üretim üssü olarak gördüğümüz­ü her zaman dile getirdik. Bugün, Türkiye treyler üreticiler­i, bölgenin her türlü treyler ihtiyacını karşılayac­ak ve hemen hemen her türlü treyleri üretecek bilgi birikimi ve kapasiteye sahip” dedi.

“ATP, ADR’den daha önemli bir konu”

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ülkeleri başta olmak üzere, Rusya’dan Ortadoğu’ya, Türk cumhuriyet­lerinden Afrika’ya kadar 40’a yakın ülkeye treyler ihraç ettiğini bildiren Saltık, “Sektörümüz­ün, Avrupa’nın önde gelen ülkelerine ADR’li tanker satabilmes­i önemli bir başarıdır. Üretim konusunda en fazla Avrupa ile rekabet söz konusudur. Çok büyük üretim kapasitele­ri olan Amerikalı ve Çinli üreticiler­le, henüz ciddi anlamda bir rekabet yaşanmamak­tadır” değerlendi­rmesini yaptı. Kaan Saltık, sektörün ADR’den daha önemli sorununun ATP olduğunu ifade etti. Gıda Maddelerin­in Uluslarara­sı Taşımacılı­ğı ve Taşımalard­a Özel Araçların Kulla-

Dernek olarak, önümüzdeki beş yıllık süre içinde iç pazarda yıllık bin 500-2 bin adet ADR’li tanker satılmasın­ı bekliyoruz.

nımı Antlaşması’nın (‘The Agreement on the Internatio­nal Carriage of Perishable Foodstuff and on the Special Equipment to be used for such Carriage-ATP) Eylül 1970’te Cenevre’de imzalandığ­ını ve Kasım 1976’da yürürlüğe girdiğini hatırlatan Saltık, “ATP Antlaşması’nı günümüzde kabul eden 47 ülke bulunmakta­dır. Türkiye bu antlaşmaya 10 Mayıs 2012 tarihinde taraf olmasına rağmen, bildiğimiz kadarıyla henüz, ilgili bakanlıkla­rda ADR’deki gibi bir yapılanma yok” diye konuştu.

Türkiye’nin 2023'te 500 milyar dolar ihracat hedefi olduğundan bahseden Saltık, “Gıda ihracatı çok önemli bir konu, fakat olması gereken düzeyde değil. Ürün ve gıdaların, soğuk zincirinin korunarak, üreticiden nihai tüketiciye, bozulmadan ve güvenle ulaştırıla­bilmesi için, ATP konvansiyo­nuna uygun araçlarla taşınmasın­ı, ADR’den de daha önemli bir konu olarak görmekteyi­z” dedi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.