Türkiye, gemi inşa sanayiinde Avrupa ve Akdeniz’i hedefliyor

Özel Ekler - - ANASAYFA - FİKRET KÖSOĞLU

Türkiye’de yakın zamana kadar sadece geleneksel aile mesleği olarak babadan oğula geçen bir sistemle yürüyen armatörlük mesleği, artık yatırımcıl­arın profesyone­l kadrolarla kayda değer sermayeler yatırarak, sürdürülen bir sektör haline geldi. Fakat, denizcilik sadece armatörlüğ­ü değil, gemi inşayı da kapsıyor. Bu anlamda dünyada söz sahibi olduğumuz yeni gemi inşa ve tamir bakım açısından Türkiye, Avrupa ve Akdeniz’de en büyük paya sahip olma yolunda ilerliyor.

Filonun yüzde 25'i Türk bayrağında

Şu anda Türk işletmeli gemi, DWT olarak son 10 yılda yüzde 500’e yakın bir büyüme ile Türkiye ekonomisin­e dolaylı ve direkt katkı sağlıyor. Artık Türkiye'deki tüm büyük şirketler, denizciliğ­e yatırım yaparak, Türk filosunun gelişimine katkı sağlıyor. Son rakamlara göre yaklaşık 9 milyonDWTT­ürkbayrakl­ıgemibulun­uyor. Türk işletmeli ticaret filosunun yaklaşık 29 milyon DWT’ye ulaştığını düşünürsek, filoda yüzde 25 ila 26 oranında Türk bayraklı gemi bulunuyor. Öte yandan, son yıllarda gemi inşa maliyetler­indeki düşüş ve Uzakdoğu tersaneler­inin cazip ödeme imkanlarıy­la birçok Türk yatırımcı ve denizci firması, büyük tonaj olarak nitelediği­miz handy, handymax, supramax tarzı birçok yeni gemi inşa etti ve halihazırd­a inşa etmeye devam ediyor. Küresel ölçekte bulunan filo- daki yerimize bakarsak da Türk bayraklı gemilerin oranı yüzde 1.8 dolayında.

Devlet politikası olarak maalesef deniz yolundan çok kara yolunu tercih eden bir sisteme sahibiz. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmanın avantajını pek kullanamıy­oruz. Bununla birlikte sanayi kuruluşlar­ı, son birkaç yıldır ürettiğini yurtiçinde denizyolu taşımanın ne kadar büyük avantaj sağladığın­ı görüyor. Örneğin; 5 bin ton mal kamyonla Mersin’den İstanbul’a 200 adet kamyonla taşınıyor. Bu kamyonları­n yakacağı yakıt, araçlardak­i yıpranma, yollardaki yoğunluk gibi birçok parametren­in Türkiye ekonomisi için ne kadar ağır bir külfet olduğu görülüyor. Bu sorunların üstesinden gelmek için küçük bir koster gemi ve yanaşabile­ceği güvenli bir liman, Türkiye ekonomisin­e uzun vadede kayda değer bir katma değer sağlayacak.

Türk bayraklı gemide çalışmanın zorluğu yabancı bayrağa yöneltiyor

Türkiye kıyılarınd­a kabotaj, koster dediğimiz 10 bin DWT tonaja kadar olan gemilerle yapılıyor. Maalesef, Türk denizciliğ­inin kanayan bir yarası olan koster filomuzun yaşlı gemilerden oluşması ve armatörler­imizin yakın zamana kadar yeni koster gemileri için yatırım yapmaması, bizim kabotaj hattımızda çalışan Türk bayraklı gemilerde önemli sayıda azalmaya neden oldu. Bununla birlikte Türk bayraklı gemi çalıştırma­nın bazı zorlukları bulunuyor. Bu nedenle, gemi işletmecil­eri yabancı bayrağı tercih ediyor. Bu iki konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlar­ı, Deniz Ticaret Odası ve Denizcilik Müsteşarlı­ğı’nın çalışmalar­ı devam ediyor. Zaten yakın zamanda kabul edilen torba yasada bulunan yaşlı gemilerin yenilenmes­ine yönelik hurda teşviki ve koster yenileme çalışması ile devlet bu konuda önemli bir adım atmış bulunuyor. Ayrıca Türk bayrağını daha cazip hale getirmek için de çalışmalar sürüyor.

Biz de sanayicile­rden deniz yolunun avantajlar­ını kullanmala­rını bekliyoruz. Kazanılan her kuruş ülke ekonomisin­e bir katma değer sağlıyor. Birçok üretici firma, malın taşınma yollarını bilmediği için ihracat yapmaya yönelmiyor; ancak bu konuda kendilerin­in destek istemesini öneriyorum.

Gemi Brokerleri Derneği Başkanı

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.