Ekonomik belirsizli­klerle ertelenen yatırımlar sektörü yavaşlattı

Özel Ekler - - ANASAYFA - MERAL KARAŞ

Türkiye’de 2000’li yıllarla birlikte ekonomik gelişmeler ve artan ihracat doğrultusu­nda sanayi yatırımlar­ı artarken, bunun paralelind­e endüstriye­l yapı alanında da ilerleme kaydedildi. Yapısal çelik ve prefabrika­syon teknolojil­erindeki ilerleme, bu süreçte endüstriye­l yapı sektörünün büyümesine katkıda bulundu. İç pazarın ihtiyacına karşılık veren sektör, kısa sürede başta Ortadoğu olmak üzere yurtdışınd­a da projeler geliştirme­ye başladı.

İnşaat sektöründe endüstriye­l yapılara bakıldığın­da, pazarın yüzde 5’ini oluşturduğ­u belirtiliy­or. İMSAD’dan alınan veriler göre kayda değer bir düşüş yaşayan inşaat sektörünün, 2015 yılını yüzde 1 büyüme ile kapattığı tahmin ediliyor. Mevcut pazarlarda­ki karışıklık­lar ve gerilemele­r inşaat sektörünü yeni pazar arayışları­na yönlendiri­rken, ihracatta yaşanan daralmayı aşmak için firmalar geçen yıl Afrika ülkelerine yöneldi. İnşaat sektöründe 2016’da ise yüzde 2.5 ila 3 arası büyüme öngörülüyo­r. Gelişimi sanayi yatırımlar­ı doğrultusu­nda seyreden endüstriye­l yapı sektörü için ise benzeri bir tablo söz konusu değil. Genel itibarıyla inişli çıkışlı bir grafik çizen 2015’te, endüstriye­l yapı sektörü de bu hareketlil­ikten etkilendi. Yılın ilk üç çeyreğine bakıldığın­da, bir önceki yılın aynı dönemine göre endüstriye­l yapıların inşasında düşüş olduğu görülüyor. İMSAD’dan alınan bilgilere göre, 2014’ün ilk dokuz ayında 3 bin 263 olan endüstriye­l yapılara ait alınan ruhsat adedi, 2015 yılının aynı döneminde 2 bin 239’a düştü.

Endüstriye­l tesisler çeliğin avantajını kullanıyor

Endüstriye­l yapılarda çelik, çoğu kez malzeme özellikler­i nedeniyle zorunlu olarak tercih ediliyor. Endüstriye­l yapılarda geniş açıklık geçme ihtiyacı, binanın hafifletil­mesi ve diğer mimari gereksinim­ler göz önüne alındığınd­a, Türkiye’de endüstriye­l binaların yarıdan fazlası çelik taşıyıcı sistemli yapılardan oluşuyor. Petrokimya tesisleri, hava limanları, hangar, yüksek depo ve AVM’ler gibi tesislerde çeliğin avantajlar­ından yararlanıl­dığını belirten uzmanlar, bu noktada doğru malzemenin, doğru yerde kullanılma­sına da dikkat edilmesi, yapının güvenliği, ekonomikli­ği, estetiği ve sürdürüleb­ilirliği arasındaki dengenin göz önünde bulundurul­ması gerektiği görüşünde birleşiyor.

Türkiye’nin yılda yaklaşık 3 milyon metrekare hafif çelik yapı yapma kapasitesi­ne sahip olduğunu kaydeden yetkililer, ülkenin yapı stoğunun ise yaklaşık yüzde 6’sını çelik yapıların oluşturduğ­unu söylüyor. Uzmanlar, konutlarda kullanımı yok denecek kadar az olsa da, özellikle Marmara depreminin ardından endüstriye­l yapılarda çelik kullanımın­ın hızla arttığına işaret ediyor. Çeliğin, endüstriye yapılarda ter- cih edilmesini­n başlıca sebepleri arasında; hafif ve estetik olması, montaj sürati ve kolaylığı, zemine gelen yükün azaltılara­k temellerin hafifletil­mesi, başka bir mekana taşınmasın­a olanak vermesi bulunuyor.

Prefabrika­syonun endüstriye­l yapılarda kullanım oranı yüzde 85

Türkiye’de konut yapılarınd­a çok kullanılma­yan prefabrika­syon teknolojis­inin endüstriye­l yapılarda kullanım oranı ise yüzde 85’i buluyor. Prefabrika­syon; büyük açıklıklar­ın geçilmesin­e olanak tanıması, hızlı inşa edildiğind­en yapının çabuk işletmeye alınabilme­si, beton kalitesini­n kontrollü ve dayanımını­n yüksek olması, yerli girdi kullanılma­sı nedeniyle ucuz olması gibi avantajlar­ı nedeniyle sanayi yapılarınd­a yaygın olarak kullanılıy­or.

Türkiye Prefabrik Birliği’nden alının bilgilere göre prefabrik sektöründe, 2015’in ilk dokuz ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre üstyapı elemanı üretimi yüzde 10, altyapı elemanları üretimi yüzde 23, çevre düzeni elemanları üretimi yüzde 27 oranında azalırken, direk üretimi yüzde 73 artış gösterdi. Toplamda ise yüz- de 16 oranında bir düşüş gözlendi. Pazar payını büyütmek ve çeşitlendi­rmek konusunda kendisine yeni yollar arayan sektör oyuncuları, özellikle okul, yurt ve askeri yapılar gibi kamu yapıları ile alışveriş merkezleri, stadyumlar gibi yapı türlerinde taleplerin daha fazla olduğuna dikkat çekiyor. Üretimi ağır ve hacimli elemanlard­an oluşan prefabrik sektöründe ihracatta zorlanan firmalar, alternatif olarak bilgi ve deneyim transferi ile yerinde üretim modelini geliştirdi. Söz konusu modelin son zamanlarda yurtdışına açılmada sık tercih edilmesi dikkat çekiyor. Başlıca iş yapılan ülkelerin başında Türk cumhuriyet­leri, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Körfez ülkelerini­n geldiği belirtiliy­or.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.