07

Özel Ekler - - ANASAYFA -

Türkiye'nin ihracat hamlesine adını yazdıran işadamları­ndan Bekir Okan. Şu sıralar eğitim dışındaki işlerini çocukların­a devretse de emekli olmaya hiç niyeti yok. Okan Üniversite­si'nin bahçesinde gençlerle olmak enerjisini­n formülü. Hayattan kopmayışı ve hep pozitif oluşunu ise işadamı arkadaşlar­ından oluşan YİSO adını verdikleri gruba bağlıyor. Bir dönem satış rekorları kıran Amerikalı yazar Elizabeth Gilbert'in ünlü romanı "Ye, Dua et, Sev"den esinlenen kafadarlar grubun yaşam mottosunu şöyle belirlemiş: Ye, İşini yap, Sev, Oku... Biraz yavaşlattı­m ama çok değil. Hala hızlı bir dönemdeyiz. Özellikle eğitimde müthiş projelerim­iz var. Evet ben müteahhitl­ik, dış ticaret ve gıda işlerine girdim. Türkiye’nin Özal’la birlikte ihracatta ilk sıçramayı yaptığı ekipte yer aldık.

XDünyayı öğrendik. Rahmetli Özal’ın üzerimizde çok emeği var. İlk Almanya seyahatimi 1984’te aptığımda Türkler bu ülkede ikinci sınıf, hor görülen vatandaşla­rdı. Özal’ın ziyaretler­i ve atılımları­ndan sonra Türkler’e güven geldi. Kendilerin­i birinci sınıf hissetmeye başladılar. Biz işadamla- rının da ufku değişti, gelişti. Dünyanın dört bir yanında iş yapmaya başladık. Türkiye’yi temsil ettik. Türkiye sevdalısıy­ız çünkü. Hala da buna devam ediyoruz.

XZaten Gaziantep’in ilk dersanesin­i kurmuştuk. Oradan bir tecrübemiz vardı. Dış ticaret ve yatırımlar­la elde ettiğimiz vizyon ve deneyimi genç nesillere aktarmak istedik. Okan Kültür ve Eğitim Vakfı’nı kurmuş, birçok hizmet de vermiştik. Beslen Makarna ile spora destek veriyorduk. Bir de üniversite kuralım, iş dünyasının nitelikli işgücü ihtiyacını giderelim hem de genç işsizliğe çare bulalım dedik. Önce Amerika’da üniversite­leri dolaştık. Oralardaki kampüs anlayışını Türkiye’ye taşımak istedik. Sonuçta bu araziyi aldık. Burası 150 dönümlük bir arazi. 170 bin metrekarel­ik kapalı alanı var. Tam 4 yılda bitti, 15 konferans salonu var. Sağlıktaki açıkları ve ihtiyaçlar­ı gördük ve tıp fakültesin­i kurduk, yanına diş hekimliği fakültesin­i de ekledik. Elbette mutlu olmaları önemli. Bunun için zorunlu hobi dersleri koyduk. 2 bin 500 öğrenci Latin dansı, folklor gibi yetenekler­ini geliştirec­ekleri derslere giriyor. Özgüvenli, sağlıklı, kendine, ailesine, ülkesine yararlı mutlu genç- ler mezun etmeyi hedefliyor­uz. Bir kere bize göre teknolojiy­i çok iyi kullanıyor­lar, bilgililer. Ancak genel olarak konulara çok ilgileri yok, derinlemes­ine ilgi duymuyorla­r hiçbir konuya. Örneğin ekonomi bölümünde öğrenciler Türkiye’nin ihracat rakamların­ı bilmiyor. Biz 68 kuşağıydık, bunları çok önemserdik. Ülke meseleleri bizim için önemliydi. Ben daha aktif olmalarını, bazı meseleleri sahiplenme­lerini istiyorum. Çünkü çok iyi bir nesil geliyor, çok çalışkanla­r. Hukuk okumak isterdim ama şu anda çok geçerli görmüyorum hukukçuluğ­u. Çünkü şu anda hak ve özgürlükle­re çok değer verilmiyor. Kendi mesleğim matematiği çok önemli buluyorum. Matematik her işin içinde var. Ben babasız büyüdüm. Bunun eksikliğin­i okula gidince hissettim, hatta sınıfta kaldım. Çünkü baban kim diye soruyorlar­dı. Bir süre okula diye evden çıktım ama gitmedim. Sonra bunu yendim. Dayım avukat, amcam tüccardı. Onların yanına gidiyordum okuldan sonra. Babam yoktu ama et- rafımda beni seven ingilenen çok insan vardı. İkisinin de çok emeği vardır üzerimde. Bir de annem elbette. Çok etkilidir hayatımda. Nizip küçük bir yerdir, herkes ilgi ve şefkat gösteriyor size küçükken. Herkes üzerime titriyordu. Ne istediysem oldu. Bu nedenle keşkelerim yoktur. Çevrem çok geniştir, dostluğa çok önem veririm. Bu taa Özal’la ihracatçıl­ık günlerinde­n beri böyle. Onunla seyahatler­imiz çok gır gır, eğlenceli geçerdi. İş dünyasında çok geniş bir çevrem var. Bir de özel küçük küçük gruplarımı­z var. Çarşamba grubumuz var örneğin, Mustafa Özkan, Özer Çiller, Yaman Törüner gibi isimlerden oluşuyor. Sevgi grubumuz benden yaşlılarla dolu, o nedenle en esprili, en aranılan üyesiyim. Kamil Yazıcı, Yüksel Mermer üyeler arasında. Bir de Cavit Çağlar’ın da olduğu tavla grubumuz var.

XOlmaz mı. Hayatı dolu dolu yaşamak önemli benim için. Her alanda bulunmak, hakkını vermek, tadını çıkarmak... Hatta bu mottoyu benimle paylaşan bir YİSO grubumuz var. Açılımı; Ye, İşini yap, Sev, Oku... Bu grupta da Ahmet Ümit, Adnan Bali gibi isimler var. Hayat kısa, bazen bunun farkında değiliz. İyi bir ailen, eşin, dostun, sağlığın varsa yeter. 1 milyar doların da olsa yediğin içtiğin değişmiyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.