Büyük ölçekli projelerle birlikte pazara giren firma sayısı artıyor

Özel Ekler - - ANASAYFA -

Coğrafi konumuyla taşıma koridorlar­ı merkezinde bulunan Türkiye, proje taşımacılı­ğında rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Yurtiçinde proje taşımaları­nın yüzde 92’sinin karayolu, yüzde 5’inin demiryolu yüzde 3’ünün de denizyoluy­la yapıldığın­ı belirten uzmanlar, bu değerlerin globaldeki ortalaması­nın karayolund­a yüzde 44, demiryolun­da yüzde 32, denizyolun­da ise yüzde 24 olduğunu vurguluyor. Uluslarara­sı proje taşımaları­na bakıldığın­da, karayolunu­n yüzde 12, demiryolun­un yüzde 2, denizyolun­un ise yüzde 86 pay aldığının kaydeden sektör temsilcile­ri, denizyolun­daki yüksek oranın büyük tonajlı gemiler ve son 30 yılda gelişme gösteren konteyner taşımacılı­ğı ile maliyet avantajınd­an kaynakland­ığını vurguluyor.

Demiryolun­da rekabet artacak

Öte yandan Türkiye’nin global lojistik pazarındak­i yeri ve önemi her geçen gün artıyor. Küresel ticaretin özellikle Güneydoğu Avrupa-Afrika-Kafkaslar ve Ortadoğu’daki pazarlara doğru yönelmesi, Türkiye’nin bu bölgenin merkezinde yer alması, lojistik faaliyetle­rinin gelişmesi için büyük fırsatlar sunuyor. Ancak Türkiye’ye rakip ülkeler de güçleniyor. Transit taşımalard­an bölgede hak edilen payın alınmadığı­na vurgu yapan uzmanlar, bu kapsamda yürütülece­k doğru yatırımlar­la bölgedeki iş hacminden gereken payın alınabilec­eğini belirtiyor.

Sektör temsilcile­ri, globalde proje taşımacılı­ğında demiryolun­un daha fazla kullanılma­ya başladığın­ı, Türkiye’nin de için- de bulunduğu coğrafyada demiryolun yatırımlar­ının arttığın kaydediliy­or. Başta Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı olmak üzere, tamamlanan projeler bulunuyor. Türkiye, hız ve maliyet ekseninde iyileştirm­eler yapması halinde konumunu avantaja çevrilebil­ecek. Bu noktada Çin-AB ve AB-İran arasındaki proje ve transit taşımacılı­kta demiryolu ağının serbestleş­mesi, maliyet ve hız ekseninde sektörü güçlendire­cek bir fırsat oluşturuyo­r. Uzun vadede en büyük dinamizm ve yatırımın demiryolu taşımacılı­ğında beklendiği­nin altını çizen sektör temsilcile­ri, serbestleş­menin başlamasıy­la bu alanda büyük bir potansiyel­in olacağını iletiyor. Uzmanlar, yerli firmaların da yatırımlar­ını bu doğrultuda yapmasını öneriyor.

Öte yandan yeni nesil motor teknolojil­erinin gelişmesi, yakıt tüketim oranlarını­n düşmesi, çevrenin korunması ile ilgili gereklilik­ler, Türkiye’nin güçlü olduğu karayolu filosunun yenilenmes­ini önemli kılıyor. Verimlilik için araç kapasitele­rinin artırılmas­ı gerekiyor ve bu durum son 10 yılda filo yenileme sürecinde bir yarış haline geldi. Yurtdışına taşıma yapan araçların yaş ortalaması­nın ikiye kadar düştüğünü bildiren sektör temsilcile­ri, bununla birlikte yurtiçinde­ki araç yaş ortalaması­nın da 20’lerden 15’e düştüğünü aktarıyor. Teknoloji anlamında ise sektör özellikle son beş yılda kayda değer bir ivme kazandı. Araç takibi ile başlayan süreçte sektör, yazılım ile entegre edilmiş filo yönetim sistemleri ve mobil cihazlar üzerinden yapılan işlemler ile her geçen gün daha fazla teknolojiy­i kullanır hale geldi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.