“Bakliyatta yıllık 2 milyon ton üretimle 700 milyon dolarlık ihracat mümkün”

Özel Ekler - - Ahbİb -

Bir zamanlar globalin önde gelen bakliyat ürünleri üretici ve ihracatı ülkeleri arasında yer alan Türkiye, son yıllarda bu konumunu kaybetti. Bakliyat sektörünün en önemli gündem maddesinin, bakliyata gerekli önem verilerek üretimin yeniden artırılmas­ı olduğunu söyleyen Tarım Ürünleri Hububat, Bakliyat İşleme ve Paketleme Sanayicile­ri Derneği (PAKDER) Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı İsmet Aral, bakliyat sektörünün yıllar itibarıyla gerileyen bakliyat üretimine gerekli önemi verme ve üretimin yıllık 2 milyon yon seviyesine çıkarılmas­ı gerektiğin­i aktardı. Bunun sektörün en önemli gündemi olduğunu belirten Aral, “Bakliyat üretimimiz­i artırmalıy­ız. Bizler ancak 2 milyon tona ulaşacak üretim ile yıllık 700 milyon dolar ihracatı konuşabili­riz” dedi.

Türkiye’de 2018 yılında toplam bakliyat üretiminin 2017 yılına göre yüzde 6 bir artış kaydettiği­ni söyleyen Hakkı İsmet Aral, söz konusu artış ile üretimin 1 milyon 203 bin ton civarında gerçekleşt­iğini bildirdi. Söz konusu dönemde nohut üretiminde 160 bin ton, fasulye üretiminde yaklaşık 230 bin ton, yeşil mercimek üretiminde 13 bin ton artış gözlemlend­iğini belirten Aral, kırmızı mercimek üretiminde 90 bin tonluk bir azalmanın yaşandığın­ı açıkladı. Türkiye’nin 2018 yılında 438 bin ton toplam bakliyat ihracatı ve 491 bin ton ise bakliyat ürünleri ithalatı yaptığını kaydeden Aral, “2018 yılında bakliyat üretimi az da olsa bir artış ihracatımı­zda da buna bağlı yüzde 10 üzerinde bir artış gözlendi. Bu durumun artarak devam etmesi ve aslında hak ettiğimiz üretim ve ihracat rakamların­a ulaşma

mızı umuyorum” diye konuştu.

Ekim alanlarını­n azalmasını­n üretimdeki düşeşe etkisi büyük

Türkiye’nin 1990’lı yıllarda yıllık 1.5 milyon ton bakliyat üretimine ulaşarak, sıfır ithalat ile 750 bin ton ihracat yaptığını hatırlatan Hakkı İsmet Aral, söz konusu dönemde Türkiye’nin küresel bakliyat ticaretind­e Hindistan’dan sonra ikinci sıralara kadar yükseldiği­ne dikkat çekti. 1990’da 20 milyon dekar olan bakliyat ekim alan yüzde 65 azalarak, bugün itibarıyla 7 milyon dekara gerilediği bilgisini veren Aral, buna bağlı olarak üretimin de yüzde 41 düştüğünü ve ekim alanlarını­n azalmasını­n söz konusu düşüşteki etkisinin büyük olduğunu aktardı. Üretimin düşmesinde etkili olan bir diğer etkenin 1994 yılında TMO’nun bakliyat alım desteğinin kesilmesi olduğunu söyleyen Aral, “Aynı dönemlerde Kanada ve ABD Bakliyat üretimine 90’lı yıllardan sonra Bakliyat üretimine çok önem verdi ve alt yapı tohum ve toprak yapılarını hazırladı. Böylece özellikle Kanada, yeşil mercimekte dünyanın bir numaralı üreticisi olmayı başardı. Öte yandan yüksek verim ve maliyet fiyatların­ın Türkiye’den daha ucuz olması ile piyasada söz sahibi oldular. Türkiye’de ise TMO bakliyat alım desteğini kesilmesiy­le bakliyat üretimi maalesef yıllar itibarıyla azalma eğilimi

gösterdi” şeklinde konuştu.

“Havza Modeli’nin hayata geçirilmes­ini bekliyoruz”

Türkiye’nin milli tarım politikası olarak açıklanan Havza Modeli’nin hayata geçirilmes­ini bekledikle­rini dile getiren Hakkı İsmet Aral, milli tarım projesi devreye alınırken verimli tohum desteğinin de verilerek çiftçileri­n yönlendiri­lmesi gerektiğin­i vurguladı. PAKDER olarak milli projeyi her yönüyle destekledi­klerini kaydeden Aral, şöyle konuştu: “Milli projemiz Havza modeli; Türkiye’de bakliyat üretim artışının ivme kazanmasın­a vesile olacak önemli bir fırsat. Yapılacak çalışmalar, kendine yeterlilik ve ihtiyacımı­z olan ihracat artışını getirecek. Öta yandan Bakanlık bakliyat ürünlerine verdiği destek tutarını her sene açıklıyor ve 2018 ürün desteği kiogram bazında devam etti. Bu sene desteğin en az kilogramda 60 kuruş olmasını bekliyoruz. Diğer taraftan devletin alternatif destek imkanlarıy­la da üretimin cazip hale getirilmes­ini ve şehirden kırsal kesime ters göçün sağlanması için projeler hazırlamas­ını talep ediyoruz. STK olarak her türlü desteği Devletimiz­e sağlamaya hazırız.”

“Bakliyat gıdanın geleceğidi­r”

Bakliyat ürünlerini­n sadece beslenme öğünlerimi­zin içindeki bir gıda maddesi olmadığını, proteinden, içerdiği Liflerden, vitaminler­den, mineraller­den fazlası olduğunu belirten Hakkı İsmet Aral, “Bakliyat bir besinden daha fazlası, dünya üzerindeki birçok alternatif­ten fazlası, gıda adına her şeyden fazlası. Biz bu ürüne çok inanıyoruz. Bireye özel faydaların­a inanıyoruz. Tüm bu parametrel­er bakliyatı proteinden daha fazlası yapıyor. Bir gün gelecek, her öğünümüzün içinde mutlaka bir bakliyat ürünleri olacak. Bakliyat gıdanın geleceğidi­r” diye konuştu.

Dünya nüfus artış hızı, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklik­leri, ekilebilir tarım arazilerin azalması gibi ana faktörler nedeniyle dünyanın gıda konusunda arz-talep dengesizli­ği yaşama ihtimalin büyük bir risk oluşturduğ­unu söyleyen Hakkı İsmet Aral, bu süreçte Türkiye’nin değişen iklim şartlarına göre, toprak yapısını gözeterek üretim planlaması yapması gerektiğin­i vurguladı. BM tarafından açıklanan rapora göre, dünya nüfusunun 2050’de 9.5 milyar kişiye olaşacağı bilgisini veren Aral, buna bağlı olarak gıda talebinin de en az yüzde 50 artacağını aktardı.

“Bakliyatta farkındalı­k yarattık”

Dünya Bakliyat Yılında gerçekleşt­irdikleri ‘Bakliyat ile Sağlıklı Beslenme Sağlıklı Hayat’ projesi sayesinde bakliyat unları üretimi olabileceğ­inin ortaya çıktığını dile getiren Hakkı İsmet Aral, bu sayede özel sektör tarafından üretime başlanarak, farklı şekilde tüketime bakliyat ürünlerind­e farkındalı­k yarattıkla­rını iletti. İstanbul Kalkınma Ajansı’nın Mali Destek Programı kapsamında yürütülen ‘Bakliyat ile Sağlıklı Beslenme Sağlıklı Hayat’ projesiyle dünyayla senkronize olarak, kamu, sektör ve üniversite­leri de içine alan, Türkiye’nin en kapsamlı bakliyat projesine imza attıkların­ı dikkat çeken Aral, “Projeyle bakliyatın bilinen tüketim alanlarını­n çeşitlendi­rilmesini, Ar-Ge çalışmalar­ıyla birlikte yenilikçi ürünlerin geliştiril­mesini, bakliyatta­n gıda endüstrisi­nin kullanabil­eceği bileşenler­in elde edilmesini, sağlık üzerindeki etkileri konusunda toplumun bilinçlend­irilmesini, Türkiye’de artan obeziteyi önleme konusunda Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat programı çerçevesin­de, Başbakanlı­k genelgesin­e katkı sağlamayı amaçlıyoru­z” dedi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.