Sahadan Öyküler

Popular Science (Turkey) - - İÇINDEKILER - JULIE ANDERSON, PROFESYONEL TADILAT USTASI

Yaklaşık 20 yıldır ev tadilatı yapan biri olarak şunu söyleyebilirim ki neyle uğraştığınızı önceden kestirmeniz mümkün değil. Duvarları yıkmaya bir giriştiniz mi, karşınıza ne çıkacağını asla bilemezsiniz.

Korkunç elektrik keşmekeşlerine rastladığım oluyor. İnsanlar kabloları birbirine düğümlüyor, etrafını izolasyon bandıyla sarmalayıp duvarın içine itiyor, sonra da unutuyorlar. Bu tarz bağlantılar gerçekten çok tehlikeli ama en korkuncu bunlardan kaç tane olduğunu bilememek. Sürekli “Acaba hiç bulamadığımız kalacak mı?” diye soruyorsunuz kendi kendinize. Yepyeni hale getirdiğiniz bir evi her yeri yangın tuzağıyla dolu bırakmak istemiyorsunuz.

İşin ucunda yangın olmasa da, yaratıcı tesisatlar da baş ağrıtıyor. Bir seferinde eski bir evin duvarını kırdığımda duvarın ortasından geçen 10 cm çaplı döküm demirden bir su borusu buldum. Hiçbir anlam veremedim zira banyodan gelmiyor ya da banyoya gitmiyordu. Bu durumlarda ne yapacağınıza kafa yormanız gerekiyor. Öylece bırakıp yeni duvarı etrafına mı öreceksiniz yoksa üç gün boyunca testereyle kesmeye mi çalışacaksınız?

Bir de işin alet edevatla ilgili olmayan kısmı var. Tadilat demek çürüme demektir. Daima iğrenç şeylerle uğraşmanız gerekir. Döşeme altı boşluklarında ve çatı katlarında, duvarları kırdığımda ölü hayvanlarla, hatta daha da korkuncu canlı hayvanlarla karşılaşıyorum. Bu işi yapacaksanız mideniz sağlam olmalı.

Aslına bakarsanız ölü hayvanların kokusu iyiye işaret. Böyle geçici kokular gayrimenkulün fiyatını düşürür ama dişinizi sıkar da temizlerseniz uzun vadede evin değerini etkilemez. Oyüzden hep “ne kadar kötü kokarsa o kadar iyi” derim. En azından kolayca giderebileceğiniz bir sorun.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.