Elveda Hawking

Popular Science (Turkey) - - İÇINDEKILER -

Dünyanın en tanınan bilim insanları listesinin ilk sırasında yer alan, çok satan kitaplarıyla ve bilimin popülerleşmesi adına yaptığı çalışmalarla fiziği küçük çocuklara bile sevdiren, hayatı filmlere konu olan, adını kara deliklerle andığımız İngiliz fizikçi Stephen Hawking aramızdan ayrıldı.

Albert Einstein’ın doğum günü olan 14 Mart’ta kaybettiğimiz Hawking, ilk belirtileri 20’li yaşlarının başında ortaya çıkmaya başlayan merkezi sinir sistemi hastalığı ALS’ye rağmen hayata sımsıkı tutunup kendine özgü mizah anlayışını hiç kaybetmeden 76 yaşına kadar pes etmeden yaşadı. En uzun süre yaşayan ALS hastası olan ve hastalığının; kaslarda güç azalması, ağrılar, solunum yetersizliği, konuşma ve yutkunma güçlüğü gibi yaşamı son derece zorlaştıran olumsuz koşullarına rağmen yaşama sevincini hiç kaybetmeden bilimi herkes tarafından anlaşılır kılma misyonunu devam ettiren ünlü fizikçi, ALS hastası insanlar için de parıl parıl parlayan bir umut ışığı oldu. Aramızdan ayrıldığına dair haberler medyaya düştüğünde, İngiltere’de Motor Nöron Hastalıkları Derneği’ne yağan bağışlar, derneğin internet sitesinin çökmesiyle sonuçlandı.

Bilimseverlerin başucundaki yerini hiç kaybetmeyen Zamanın Kısa Tarihi adlı, 40’dan fazla dile çevrilip 10 milyondan fazla satmış olan kitabı dünya çapında “en çok satanlar” listelerine girdiğinde, bu beklenmedik gelişme bilimin herkes tarafından anlaşılmaya başlamasını sağlamak adına bir dönüm noktası niteliğindeydi. Abartıdan uzak, sade bir dille öyküleyerek yazdığı bu şaheser niteliğindeki kitap sayesinde evrenin zihin büken tarihini bir çırpıda okuyup öğrenmekle kalmadık, fizikle daha önce hiç alakadar olmamış insanların bile anlayabileceği şekilde tartışabilecek duruma eriştik. İşte bu onun bizlere bıraktığı en önemli mirastı.

KARADELİKLERİNBABASI

Stephen Hawking, 1966’da Cambridge Üniversitesi’ndesunduğu doktora teziyle tüm fizikçilerin dikkatini bir anda üzerine çekip, deyim yerindeyse; fizik dünyasını silkeleyen bir çalışmaya imza attı. Tezinde, Roger Penrose’un kara deliklerin tekilliğini ele alan teoremini, “Genişleyen Evrenin Özellikleri” başlığı altında değerlendirip genelleştirerek kara deliklerle ilgili birçok teorinin hayata geçirilmesini sağladı. Tekillik sorununa dikkat çekip, kara deliklerin anlaşılabilmesi için Einstein’ın genel görelilik kuramının yeterli olmadığını gösteren fizikçi, uzun yıllar sonra Amsterdam’da gerçekleştirilen kara deliklerle ilgili bir sempozyumda, kuantum kuramında Einstein’ın karşı çıktığı rastlantısallık konusuna değinip o ünlü alaycılığıyla; “Kafası karışık olan Einsten’dı, kuantum kuramı değil” diyerek konuyu tek cümleyle özetledi.

Adı kara deliklerle birlikte anılan fizikçi, kara deliklerin o meşhur olay ufku alanlarının yutulan her maddeyle biraz daha genişlediğini gösterip, bu kaçınılmaz durumun termodinamiğin ikinci yasasında ifade edilen evrendeki entropinin sürekli olarak artıyor oluşuna benzediğini ortaya çıkarınca fizik dünyasındaki ikinci Hawking devrimini gerçekleştirdi. Sonuçta, kara delik yasaları ve termodinamik yasalarının bir arada yorumlanmasını sağlayıp, bir kara deliğin olay ufku alanını entropiyle tanımlamak zorunda olduğumuzu keşfetmiş ve kara deliklerdeki bu duruma bir de sıcaklık atfetmemiz gerektiğini belirtmişti. Özetle şunu anlatıyordu; bir kara deliğin sıcaklığı sıfırın üzerindeyse, temel fizik ilkeleri onun mutlaka radyasyon yaymasını, yani parlamasını gerektirir. Diğer bir deyişle, kara deliklerin aslında pek de kara olmadıklarını söylüyordu. Onların sırlarını biraz daha aydınlatıp, kara delikleri anlama yolunda bize ışık tutan bu ışımaya Hawking Işıması adı verildi.

HawkingIşıması,genelgörelilikvekuantummekaniğinin kısıtlı bir ölçüde olsa bile bir araya getirilmesini sağlayıp, kara deliklerden yayılan sıcaklığın, olay ufkundaki kütleçekimialanınınkuvvetiylebelirlendiğiniortayakoydu.Sonuçtakaradeliğindeentropisiolduğuanlaşıldı.Ancakmaalesef HawkingIşıması’nıgöremeyizçünküdeneyselyöntemlerle tespit edilemeyecek kadar zayıf. Bu, fizik dünyasına damgasını vurup Nobel Ödülünü hak eden bir çalışma olsa da kendisinin sık sık şakayla karışık bir vurguyla dile getirdiği üzere; Kara deliklerin ışımalarını görebilecek olsaydık, Hawking bu keşfi ispatlar ve Nobel’i alırdı.

Stephen Hawking, kara deliklerin ışıma yaydıklarında küçüldüğü ve zamanla yok olduklarını öne sürünce, bu iddia, sonraki yıllarda bilim dünyasının şahit olduğu en ateşli tartışmalardan birine; “Enformasyon Paradoksu” olarak adlandırılan bir duruma yol açtı. Çünkü şu soruyu ortaya çıkarıyordu: İçine düşen madde yutulduğunda kara delik yok oluyorsa, yutulan maddenin taşıdığı bilgiye ne olur?

Tartışma uzun yıllar boyunca sürdü. Hawking önce bilginin de yok olacağını söylediği için ağır eleştirilere maruz kaldı ama sonunda kendisi de bu durumun kuantum mekaniğine ters düştüğünü kabul edip, sicim kuramı fizikçilerinden Leonard Susskind önderliğinde gelen çözümü kabul etti: Enformasyon asla kaybolmaz. Öyleyse yutulan maddenin içerdiği bilgi bir şekilde kopyalanıp simüle edilerek korunmakzorunda.

Yaşamının son günlerine kadar bu paradoksla uğraşan fizikçi, Amsterdam’daki sempozyumda konuyu şu sözleriyle özetlemişti: “Fizikçilerin çoğu, bu bilginin kaybolmadığına inanmak ister. Çünkü bu, Dünya’yı emniyetli ve öngörülebilir bir yer kılıyor. Fakat Einstein’ın genel görelilik kuramını ciddiye alacak olursak;uzay-zamanındüğümleroluşturması,bilginindekatmanlar arasında kaybolması olasılığını görmezden gelmememiz gerektiğine inanıyorum. Enformasyonun başına ne geldiğini belirlemek, bugün kuramsal fiziğin en büyük meselelerinden biridir.” Hayata veda etmeden hemen önce sunduğu son çalışmasıyla paralel evrenler konusuna da el atıp, çoklu evrenler modelinde yaşıyorsak bunu ispatlamanın yolları olduğuna değinen Stephen Hawking, özünde; bilinen ve bilinmeyenlerin iç içe geçtiği evreni insan algısının kavrayabileceği düzeyde açıklamanın yollarını arayan biri olarak tarihin en önemli figürleri arasında yer almaya devam edecek. Bilinç için ölümden sonrası da varsa, aradığı soruların yanıtlarına kavuştuğunu ümit ediyoruz.

Hawking Işıması Bir kara deliğin sıcaklığı sıfırın üzerindeyse, temel fizik ilkeleri onun mutlaka radyasyon yaymasını, yani parlamasını gerektirir.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.