Pozitif - - ILIŞKI -

Aynada Seni lgu n Gördüm” A n kitabıyla girdi i yl hayatımıza. A Varlığımızın aynada gördüğümüzden çok daha büyük olduğunu, aslında aşk ilişkilerimize bakarak bile kendimizi derinden keşfedebileceğimizi anlattı. Aylin Algun, enerjisiyle en derin duygulara değindi… Kendi yolculuğuna kişisel gelişim ile başlayıp spiritüel alana doğru ilerleyen Algun, kitabı da aynı şekilde yazdı. Okudukça derinleşebilir, “Neden olmuyor?” sorusunun yanıtını kitapta değil, kitabı okurken kendi içinizde bulabilirsiniz.

“25 yıllık evlilik kadar, birkaç seferlik ilişkiye de özel ve değerli olarak bakıyorum. Yoksa derslerimizi nasıl görebiliriz?”

İş hayatıma medya sektörüyle başladım. Satış ve pazarlama alanlarında yöneticilik yaptım. 2005-2006 yıllarında kişisel gelişim konusunda eğitimler aldım ve ilk olarak kurumlara eğitim ve danışmanlık yaparak bu işe başladım. Sonrasında sadece kişilerin iş performansına yönelik değil, daha geniş bir alanda çalışmaya karar vererek Yaşam Koçu ve NLP terapisti olarak çalıştım. 2007 yılında geçirdiğim bir rahatsızlıktan sonra spiritüel yolculuğuma başladım. İyileşemez olarak adlandırılan kronik bir rahatsızlıkla iki yıl uğraştıktan sonra, şifa seanslarını denedim ve iyileşmem sadece iki hafta sürdü. O noktadan sonra hayatımdaki her mesele için Türkiye’den ve dünyadan kişilerin enerji bedenleri ile çalışan şifacılar ve mentorlarla kendim için çalışmaya başladım. Bir noktada da benim sezgi ve algılarım dönüştü ve ben de kişilere aynı şekilde hizmet vermeye başladım. Sürecim Louise Hay’in öğretisi Heal Your Life’ın (Hayatınızı İyileştirin) yurt dışındaki eğitimleri ile devam etti. Şu an geldiğim noktada Heal Your Life’ın Türkiye’deki eğitmenlerini ve koçlarını yetiştirme misyonum var. Her ülkede bir kişi bunun için yetkilendiriliyor. Ayrıca şimdi kurumlara ilişkin içeriğimiz de geldi. Dolayısıyla Kurumsal eğitmenlerini de yetiştirme görevim var. Bunun dışında benim kendi yaptığım çalışmalar var. Kişilerin enerji bedenleri ile çalıştığım spiritüel bazlı bireysel seanslar ve eğitimler devam ediyor. Bir taraftan yazmaya devam edeceğim. Başka projeler de var. İyi hissettiğim şeyi yapan bir insanım. Çok severek yaptığım şeyleri “iş” olarak yapıyorum.

Aslında benim inancıma göre herkeste her parça var, her enerji var. Çünkü biz aynı kaynaktan geliyorsak aynı kaynağın enerjisi hepimizin içinde varsa, aslında herkeste her yan olmalı. Bazı enerjiler o an uykuda, bazı enerjiler o an aktif olabilir. Aktif olan enerjine göre çekiyorsun ya da yaşam yolculuğunda geldiğin o durakta, vermen gereken ders ne ise hayat bunu şefkatli bir şekilde senin önüne çıkarıyor. Aslında söylediğim iki cümlenin de anlamı aynı, ifadesi farklı.

Başkasıyla ilgili aslında hiçbir şeyi bilemeyiz. Hepsi illüzyon. Onun zihninin içinde sadece o var, senin zihninin içinde de sadece sen varsın. Başkalarıyla ilgili her türlü yargı aslında bir varsayım. Aslında bir sürü “belki” lerden ibaret bu varsayımlar. Hepsi bizim yazdığımız hikayeler. Tamamen gerçeği bilebilir miyiz? Sanmıyorum. O kadar büyük varlıklarız ki aslında kendimizi fark etmemiz için bile ömürler geçiriyoruz. Burada kesin yargılara gitmek bana çok yanlış geliyor. Elbette, davranışlarından bir takım sinyaller geliyor olabilir. Bunları da dikkate alabilirsin. Ama gerçek ile kendimize yazdığımız hikayeler arasında benim genelde gördüğüm kadarıyla hep ciddi farklar var.

İçimizdeki duygusal yaralara göre yazıyoruz. Mesela fiziksel bedeninde bir yara olduğu zaman, dışarıdan bir etki aldığında önceliğin yara olur. Duygusal bedende de aynı kural geçerli. Dışarıdan bir kişi size bir etki yaptığında o yara neyse onu hissedip illüzyonunuzu öyle yazacaksınız. Kitapta da her sorundan sonra bir ‘İyileştirici’ kısım var. Oraları yapmasanız bile mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. İnsanlara yaşam yolculuklarıyla ilgili ihtiyaçları olanı, dönüştürmeleri gerekeni, varlıklarını görüp büyütebilmeleri için gerekenleri ilişkileri gösterir. Romantik ilişkiler, duygusal yoğunluğun fazlalığı sebebiyle bunu çarpıcı şekilde yapar. Her ilişkiye kutsal bakıyorum. 25 yıllık evlilik kadar, birkaç seferlik ilişkiye de özel ve değerli olarak bakıyorum. Yoksa derslerimizi nasıl görebiliriz? Bu dersler, içinde “can” olan bir kanal ile bana gelmek zorunda. Her karşılaştığım, bana benimle ilgili bir şey gösterecek. Bana beni anlatıp tanıtacak. O yüzden kitabın adı “Aynada Seni Gördüm”.

Sadece aşkta değil… Benim kitabım aslında, aşk ilişkileri üzerinden yazılmış bir kişisel farkındalık ve spiritüel yolculuk kitabı. Ben bunu sağlık, para, iş ilişkileri üzerinden de yazabilirdim. Ama burada biraz daha fazla kişiye ulaşmak istedim. Romantik ilişki dediğimiz alanda bir yoğunluk var. Çünkü çoğumuzun bu konuda farklı meseleleri var. Bir grup “Neden olmuyor?” diyerek doğru kişiyi bekliyor. Bir grup belki evlenmiş olsa bile ilişkisinden “Var ama duygusal olarak yok” diye yakınıyor. Bir grup ayrılıyor, boşanıyor, sarsılıyor, kimisi birisini unutamıyor, kimisi ilişkilere tamamen küsüyor… O yüzden bunun üzerinden yazdım. Ama yazdıklarım sadece aşk ilişkileri için geçerli değil. Kitaptaki iyileştiricilere döndüğünüz zaman aslında her ilişki için geçerli olduğunu görebilirsiniz. İşinizle olan ilişkiniz de bir ilişkidir. Parayla olan ilişkiniz de ilişkidir. Dünyanın düzeni ilişki üzerine kurulu. Maddi-manevi her şey, kendinizle ve kaynakla olan ilişkinizin bir açılımı.

Yetersizlik, iç dünyamızda, “Yeteri kadar iyi değilim” diyen bir sestir. Zaman zaman hepimizin içinden bu ses gelir. Yetersizlik, iç dünyamızda büyüyüp küçülebilen bir enerji. Mesela kendi uzmanlık alanımın konuşulduğu bir ortamda kendimi son derece yeterli hissedebilirim. Ama beni beyin cerrahisi konferansına götürdüğünüz anda yetersizlik hissim büyür. Bu his, içimde hep vardır ve iç dünyamda büyüyüp küçülür. Ben, yaratılışta, her şeyin artısı ve eksisi olduğuna inananlardanım. Bir şey verildiyse bize, bunu yok etmeye çalışmak doğru bir davranış değil. Yetersizliğin artısı ne olabilir?

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.