İ

Pozitif - - KADıN -

çinizdeki vahşi kadınla hiç ivi ci

Ç karşılaştınız mı? “Ben öyle m saldırgan biri değilim de

i ki” diyorsanız “vahşi” D kelimesinin üzerinde düşünmenizde yarar var. Vahşi Kadın Akademisi Kurucusu ve Eğitmeni Didem Çivici, vahşi kadını şöyle açıklıyor: “Vahşi kadın, bedeniyle, duygularıyla ve zihniyle derinden bağlantıda olan kadın anlamına geliyor. Doğanın bilgeliğini kendisine rehber edinmiş, doğa döngülerinin farkında ve var oluşu ile uyumlu olan kadındır. Tüm bunlarla birlikte, sadece feminen özünü değil, maskulen özünü de sahiplenen ve ‘bütüncül insan’ olma yolunda bu iki özü sağlıklı kılmak için çabalayan, kalbi açık olan kadındır.”

“Benim için vahşilik; doğallık ve saf kalp anlamına geliyor. Kalbimi açık tuttuğum, duygularımı özgürce ve derinden, aşkla ifade ettiğim her an vahşiyim.”

“Vahşi Kadın”ın ilk tohumu, aslında senelerce ev sahibi olduğum “vajinal mantar” sayesinde atıldı toprağa. Sekiz yıldan fazla bir süre kadınlığımla ilişkili olan bu rahatsızlığın kökenlerini anlamaya ve sağlığıma kavuşmaya çabaladım. Ancak ne yaptıysam olmadı ve bu sorun tüm bedenimi ele geçirdi. Sadece bedensel değil, duygusal ve ruhsal anlamda da beni çürütmeye başladı. Çalışamıyor, hatta dışarı dahi çıkamıyordum. Bu esnada dikkatim başka bir yöne yoğunlaşmaya başladı. Vajinal mantarın kadınlığımla ve feminen özümle alakası olduğunu hissettim. Kadın olarak bastırdığım tüm duygularım ve ifadelerim sanki genital bölgemde hastalık halini almıştı. Şimdi anlıyorum ki bu durum, sağlıklı bir maskulen öze sahip olmamamdan kaynaklanıyordu. Sağlıklı bir maskulen enerjim varsa, özgürce dişiliğimi yaşayabilirdim, zira sağlıklı eril, dişi olana her daim alan tutar ve onun kendisini ifade etmesi için uygun ortamı sağlar. Feminen özün kendisini aşkla ifade edememesi, dünyada pek çok kadının özellikle genital hastalıklar yaşamasına neden oluyor. Bu ikilemi anlamamla birlikte ben de bu rahatsızlığı düşman yerine bir öğretmen gibi görmeye karar verdim. Ne zaman ki onu düşman gibi görmeyi bıraktım, tüm hayatım bir anda değişmeye başladı ve Vahşi Kadın Akademisi’nin tohumları atıldı. O ağrılı ve zor dönem, içimde baskıladığım feminenin çığlık çığlığa varlığını ifade etmeye çabaladığını fark ettirdi bana. Doğa ile iç içe olmama rağmen kendi doğamı reddettiğimi fark ettirdi ve bunları idrak ettiğim anda artık yapabileceğim başka bir şey yoktu. Adım atmalı ve anlatmalıydım.

WWA, “Bütüncül İnsan Modeli”ni oluşturmayı amaçlayan bir akademidir. Bütüncül insanın, maskulen ve feminen özlerin sağlıklı ve ahenkli bir şekilde hayat bulmasıyla oluşabileceğini savunur. Bunun için de ilk adım vahşiliği ve gücü yeniden kazanmaktır. Modern yaşam ve doğadan kopuk yaşamak bizleri özlerimizden adım adım uzaklaştırıyor. Bu, “Gidin ve doğada yaşayın” demek değil. Doğada yaşayabilirsiniz ancak yine de duygularınızdan ve merkezinizden ayrı düşebilirsiniz. Zira modernleşen toplumların çocuklarıyız ve doğayla “yeniden” iletişime geçmek, maalesef duygularımızla ve özlerimizle de hemen bağlantı kurabileceğimiz anlamına gelmiyor. Çünkü bize nasıl hissetmemiz ve bu hislerle nasıl bağlantıda kalmamız gerektiği öğretilmedi. Bize kalplerimizi nasıl açık tutacağımız da öğretilmedi.

İşte WWA’nin asıl amacı da budur: Kalbi açık, doğasıyla, özüyle bağlantıda olan insanlar yaratmak, ilişkilerin ekolojisini sağlıklı ve sürdürülebilir hale getirmek.

Evet, “vahşi” kelimesi gerçekten de zor bir kelime. Bu konuda bazen oldukça olumsuz yorumlar duyuyorum ve bu yorumların gelmesini de çok normal buluyorum. Çünkü “modernizm” adı altında ilkel olanı o kadar küçümsemişiz ki, bu kelime de ilkel olan ile bir anılmaya başlamış. Vahşi deyince aklımıza hemen saldırganlık ve vahşet geliyor. Oysa ki vahşi, öz anlamı itibariyle “kendi doğasıyla bağlantıda olan ve doğaya ait” demektir. Bu anlamın kaybolmuş olması beni şaşırtmıyor. Çevremize bakarsak zaten pek çoğu doğallıktan kopmuş olan biz insan yaratıkları için vahşiliğin de olumlu bir anlamı kalmamış olması oldukça normal. Benim için vahşilik, doğallık ve saf kalp anlamına geliyor. Kalbimi açık tuttuğum, duygularımı özgürce ve derinden, aşkla ifade ettiğim her an vahşiyim. Doğa ile senkronize olduğum, doğayla uyuyup doğayla uyandığım, ay döngüsüyle kanayıp, ay döngüsüyle yumurtladığım her an vahşiyim. Hislerimi bastırmadan, bedenimi tahrip etmeden, sağlıklı beslendiğim ve aşkla nefes aldığım her an vahşiyim aslında.

Genel olarak “fazla maskulen” olduğunu düşünen, ilişkilerinde doyum yaşamayan, bağımlılıklarından kurtulmaya çalışan ve genital bölgede sağlık sorunu yaşayan kadınlarla çalışıyorum. Bunların dışında hayat içerisinde kendisine hedef seçemeyen, kayıp hisseden ve yaşam amacını arayan kadınlar da var ki bu durumu “maskulen öz eksikliği” olarak yorumluyorum.

Maskulen öz eksikliği derken öncelikle belirtmeliyim ki bu, “sağlıklı maskulen” eksikliğidir. Sağlıklı bir maskulen; merkezinde, sağlam, odaklı, yaşam amacını bilen, yargısız, nötr bir şekilde gözlemleyen, tanık, sarsılmayandır. Yaşamın dramı içerisinde kendisini kaybetmeyen, ne istediğinden emin ve kendi inandığı yolda aşkla ve açık bir kalple yürüyendir.

Genelde, “fazla maskulen” kişilerde gördüğüm durum aslında bu kişilerin “fazla” maskulen değil “az” ve “sağlıksız” maskulen öze sahip oldukları. Feminen enerjinin aşkla ve tüm parlaklığıyla ifade bulabilmesi için asıl gereken, sağlıklı ve güçlü bir maskulen özdür. Maskulen sağlamlık ve kararlılık olmadıkça feminen enerji savrulmaya meyillidir. Dans ettiğinizi düşünün. Dansta eril tarafın merkezinde olması ve güçlü yönlendirmesi çok önemlidir. Ona güvenmezseniz kendinizi, feminen yanınızı ona teslim edemezsiniz. İlişkilerimizde de aynı böyledir. İlişki içerisinde eşinize güvenmezseniz ona teslim olamazsınız. Bir de kendi yaşamlarımıza bakalım. Ben, disiplinli ve kararlı bir şekilde kendi hayatımı yönlendirmezsem hayatın dramı içerisinde kaybolmam çok olasıdır. Bu, aynı “Zen Zihni” gibidir. Yaşam gelir ve gider, tüm oyunlarını oynar ve siz tüm sakinliğiniz ve odaklılığınızla orada doğal bir şekilde nefes almaktasınızdır. Yani, sağlıklı bir maskulen öz, bize farkındalığı sunar ve güçlü bir feminen özün ifade bulması için alan sağlar.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.