İ

Pozitif - - RÖPORTAJ -

çinden iyilik ve masal geçen bir ev hayal edin. Bu dünyaya hiç de ait gözükmeyen iki insan sayesinde gerçek olmuş bir hayal düşünün şimdi de.

Bit pazarında bir şeyleri karıştırırken yolları kesişen Sinem ve Murat Asilcan’a

bugün hikayelerini sorduğumda; “Biz çöpte tanıştık” diyorlar. Murat ressam, Sinem ise sinematelevizyon mezunu. Ve gün geliyor hayatın sinerjisi onları buluşturuyor, birleştiriyor. Çünkü onlar dünyaya çok önemli bir görev için gönderilmişler. Yardım edecekleri çok insan, iyilik yapacakları çok çocuk var. Arkasında çıkara dayalı hiçbir neden olmayan, sadece iyilik yap, denize at anlayışından ibaret olan, şimdiden sekiz üniversiteye tez olmuş bir projeyi hayata geçirmeleri de birbirlerini bulmalarıyla başlıyor aslında. Şimdi hikayelerini biraz geriden, onların ağzından dinlemeye başlayalım: “Üç yıldır süregelen ‘BySatKurtul’ adındaki proje ile geri dönüşüm kültürünün insanların hayatında yeniden yaşam bulmasını sağlıyoruz. Kullanmadıkları eşyaları getirip satıyorlar ve bir nevi endüstriyel tüketim çılgınlığına karşı kullanılmayan eşyaları hayata yeniden kazandırıyorduk. Böylece insanlar hem bundan bir gelir elde ediyorlardı, hem de çöp olarak gördükleri nesnelerin başkalarının hayatında hazineye dönüşmesine vesile oluyorlardı. Getirilen eşyaların yüzde doksanı satılıyordu ama bir gün satılmayanlar ile ne yapabiliriz diye düşündük. Böylece ‘BySatKurtul’un ‘PaylaşKurtul’ adlı bir sosyal sorumluluk projesini oluşturduk. İnsanlar satamadıkları şeyleri paylaşsınlar istedik. Bu sayede haftada 200-250 kişiye kıyafet, oyuncak, masal kitapları dağıtmaya başladık. Öyle olunca, üç hafta öncesine kadar BySatKurtul projesini dondurduk ve PaylaşKurtul’a ağırlık verdik. Hobbit House Balat’ın en önemli görevi de bu oldu.”

Geri dönüşüme dayalı bu sosyal sorumluluk projesini hayata geçirecekleri evin de insanlar gibi yaşayan, enerjisi olan, hayata küçük mutlu dokunuşları olan bir bina olmasını dilemişler. Dilekleri gerçek olmuş ve toplamda 28 metrekare olan Balat’ın en küçük binası Hobbit House’u yaratmışlar. Bu mekan içinde barındırdığı, PaylaşKurtul açık gardırobu, kütüphanesi, sebili, maması, müzesi ve askıda yemeği ile hayal ettiklerinin ötesinde bir yer olmuş. Kısa sürede geldikleri noktayı kendileri de şu sözlerle anlatıyor; “Toplumda inanılmaz bir farkındalık yarattı. Günde üç beş kişiye dağıtım yaparken şimdi ulaştığımız rakam bizi çok umutlandırdı. Şu an itibariyle haftada 5000 kişiyi ikinci elden giydiriyoruz.” Keza sosyal medyada paylaşım rekorları kıran projeyi duyan elinde poşetlerle gelmeye başlamış. Kapının önü, masal kitaplarından çocuk kıyafetlerine her şeyi temizleyip bağışlayan insanlarla dolmaya başlamış. Çünkü onların biz insanlardan tek bir ricası var; “Kullanmadığınız kıyafet ya da eşyaları lütfen getirin.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.