19.

Pozitif - - YAZAR -

yüzyılın başlarında, Afganistan’da, asil bir ailenin kızı olarak dünyaya geldiğinde, ismini Gulrukh (gül yüzlü) koydular. Farklı bir çocuktu. Erken bir yaşta, Kuran’ı ezberlemişti. Arkadaşlarıyla oynamak yerine yalnız kalmayı; zamanını dua ve tefekkürle geçirmeyi seçerdi. Çok zekiydi. Pathan dilinin yanı sıra, Arapça ve Farsça’yı rahatlıkla konuşabiliyordu.

Ergenlik çağına geldiğinde onu evlendirmek istediler. Direndi. Bu direnç aileyi mahçup eden bir hale geldiğinde, düşünülemeyeni yaptı ve evden çok uzaklara kaçtı. On sekiz yaşındaydı, Punjab eyaletindeki Rawalpindi’ye kazasız belasız ulaştığında. Yaşamının bu dönemi hakkında çok fazla bir şey bilinmemekle beraber, Gulrukh’un yıllarca burada kaldığı ve bir Hint evliyası tarafından inisiye edildiği söylenilir. Daha sonra, otuz yedi yaşındayken yeni bir mürşitle tanıştı. Bu seferki öğretmeni kendisine aydınlanmayı bahşedecek bir Sufi evliyasıydı.

İnsanların kalbinde Hazret Babajan adıyla yer eden Gulrukh, sonunda çok az faniye nasip olan bir mertebeye, “Kutup” seviyesine erişti. Vecd halindeyken söylediği sözler ulemayı dehşet içinde bırakınca, diri diri gömülmesine karar verildi. Ama öldürülemedi. Yıllarca bir dilenci gibi Hindistan’ı dolaştı. Işığını gittiği her yere saçtıktan sonra, Poona’daki bir Neem ağacını mesken tutarak dünyayı terk edene dek yerinden kıpırdamadı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.