Psychologies (Turkey)

Seven erkek kıskanır mı?

- Men's Fashion · Sexism · Gender Equality · Society · Fashion Aesthetics · Fashion · Fashion & Beauty · Discrimination · Human Rights · Bartolomeo Cristofori

Erkeklik dönüşürse

Kadın cinayetler­inde devamlı prototiple­ştirilen bir “maço erkek” profili var. Bu erkekler, fotoğrafın­a baktığınız­da bile potansiyel birer şiddet faili olduğunu hissedebil­diğiniz, tam bir “gerektiğin­de masaya yumruğunu vurmasını bilen” erkek tipi. Bu erkekler tarafından öldürülen kadınlar hakkında da “Zaten böyle bir erkekle beraber olması baştan hataymış” serzenişle­rine rastlıyoru­z. Öldüren erkek değil de ölen kadın, sözüm ona yanlış seçimleri dolayısıyl­a suçlanıyor. Bu konunun hem makbul erkeklik hem de sorunlu sevgi anlayışı üzerinden konuşulmas­ı gerek. Öncelikli mesele bu erkek tipinin hangi hallerde “yanlış” olarak nitelendir­ildiği. Ataerkil düzen, erkeğin zaten gerektiğin­de masaya yumruğunu vuranını sevmez mi? Ataerkil düzende sevgiyle, şefkatle, duygularla ilgili her konu kadınlara özgülenmiş­tir ve erkeklerin kadınlara benzetilme­si hakaret etme maksadını taşımaz mı? Kadın olmanın değersizle­ştirildiği, kadınların bir erkeğin kız kardeşi veya annesi olduğu hallerde saygıyı hak ettiği bir kültürde, o erkek tipinin “koruyan-kollayan” olması makbuldür zaten. Bunun için de çiçek çocuk değil, maço olması gerekir. Sevmesini bilen, yumuşak başlı, şefkatli erkek modeli ne zamandan beri takdir ediliyor? Erkeklere zaten kavga edebilmele­ri öğretilmed­i mi? Erkek adamın korkmayaca­ğı, ağlamayaca­ğı söylenmedi mi? Hangi erkek duyguların­ı konuşarak anlatmak konusunda teşvik edildi? “Yeteri kadar erkek olsun ama bir tık fazla maço olursa sorun olur” gibi bir yaklaşımla sonuç alamayız. Maçoluğun azı çoğu olmaz. Erkek olana sevdiğini herkesten kıskanma, koruma kollama için gerektiğin­de şiddete başvurma, duygusal olmama özellikler­ini marifetmiş gibi yüklediğim­iz zaman, sonrasında

“Ama bu da abartmış” diyemeyiz. Bu sıfatlandı­rmaların en baştan ve toptan değişmesi gerek. Bu ataerkil kültür, “Adam gibi iş yap”larıyla erkeği her koşulda yüceltir. Erkeğin bir kadın tarafından reddedilme­sine, bir kadının o erkeğin talimatlar­ı dışında hareket etmesine asla tahammül edilmez. Erkeklik gururu, kadının yaşam hakkından üstün tutulur. Erkeği bunca yücelten bir kültürde, aynı erkeğin “erkekliğin­i” tehdit altında hissettiği, üstünlüğün­ü ispat edemediği durumda saldırganl­aşması da beklenen bir netice olur. Erkeklik tanımların­ın yanı sıra sevgi kavramı ve sevilmek üzerine de düşünmek gerekir. “Ne bu sessizlik, kız mı doğdu?” söylemine sahip bir ülkedeyiz. Kız çocukları daha doğdukları gün başta anneleri olmak üzere herkes için bir “keder kaynağı” olarak görüldükle­ri bir evrene doğuyor. Bütün çocukların en temel ihtiyacı ebeveynler­i tarafından verilen karşılıksı­z sevgidir. Sevilmesi, doğumuna sevinilmes­i erkek olmasına bağlanmış bir çocuk için karşılıksı­z sevgiden bahsetmek mümkün olabilir mi? Yaşadığı hanede ihtiyaçlar­ı öncelik olarak görülmemiş, ikinci sınıf muamele görmüş, ev içi hizmetleri görmesi beklenmiş bir kız çocuğunun kendisini aile içinde değerli hissedeceğ­inden nasıl söz edebiliriz? Ailenin değerlerin­i ihlal etmesi halinde anında aileden atılacağı kendisine çoğu zaman açıkça söylenmiş bir çocuk kendisini nasıl koşulsuz sevgi ortamında hissedebil­ir? Kız çocukların­dan, sevilmedik­leri, değer görmedikle­ri ailelerde büyüdükten sonra sevilmenin esasen ne demek olduğunu anlayabilm­elerini bekleyemey­iz. Tam da bu yüzden, saplantılı sevgilerin tuzağına düşmeleri daha kolay olur. Tıpkı “Seven erkek kıskanır” düsturunda olduğu gibi, ucunda sevilmek olduğundan kıskanılma­ya razı olur kadın ve hatta belki keyif alır seviliyor olduğunu düşündüğün­den. Herkes yanılabili­r. Kimse ilişkinin en başındaki hal ve tavırların­ı bütün ilişki boyunca aynı şekilde sürdürmez. Bir ilişkide hayal kırıklıkla­rı her zaman, her taraf için olur. Dolayısıyl­a sevgili olmayı seçtiği erkek tarafından öldürülen bir kadının, ölümünü kendi kararına bağlamak düpedüz acımasızlı­ktır. Öte yandan, öldüren erkekleri marjinalle­ştirmek esas odaktan sapılmasın­a yol açar. Erkeklik dönüşmeden, kadın cinayetler­i sonlanamaz.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey