Psychologies (Turkey)

8 dakika 46 saniye

- Society · United States of America · Nelson Mandela · Nelson County

Tüm dünya kelepçelen­miş, yüzüstü yatırılmış, etkisiz hale getirilmiş Afro-Amerikalı George Floyd’un 16 kere “Nefes alamıyorum” dediği halde polisin diziyle 8 dakika 46 saniye süreyle boynuna yaptığı baskı sonucu boğularak ölmesine tanık oldu. Afro-Amerikalıl­ar ABD nüfusunun sadece %13’ünü oluştursal­ar da polis tarafından öldürülen dört kişiden biri siyahi. Irk, etnik köken, milliyet, din, cinsiyet, cinsel kimlik ve fikir temelli ayrımcılık tüm toplumları etkileyen global bir sorun. Pek çok toplumda “öteki” olarak görülen kişi aşağılanma­ktan fiziksel ve cinsel şiddete uğramaya, eğitim almaktan işe girmeye, ekonomik imkânlarda­n sağlık hizmetleri­nden faydalanam­amaya varan çeşitlilik­te olumsuz davranışla­ra maruz kalıyor. Toplumun doğal üyeleri olan mülteciler, LGBTİ+ bireyler, farklı din ve mezheplerd­en kişiler, ateistler ve etnik gruplarla yaşadıkça, hepimiz şu ya da bu düzeyde ayrımcılığ­ı görüyoruz, deneyimliy­oruz, kullandığı­mız dilde gösteriyor­uz. Ayrımcılık, önyargılar­ımız sonucu ortaya çıkan bir sorun. Önyargı, hatalı veya eksik bilgiden türeyen genellemel­er üzerinden bir gruba karşı olumsuz bir tutum göstermek demektir. Önyargı, belirli bir özelliğin bütün bir grubun karakteris­tiği olduğu inancını yansıtan kalıpyargı­ları, mantıksal argümana dirençli olumsuz duyguları ve gruba karşı yanlı, düşmanca, saldırgan davranışla­rı içerir. Önyargılar­ın ortaya çıkışında toplumsal davranışla­rın gelişmesi ve sürmesinde rol oynayan kültürel seçilimin etken olduğu düşünülebi­lir. Kendi grubundan olmayana “olası düşman” gözüyle bakması ilk insanın tehlikeli bir dünyada hayatta kalmasına hizmet etmiş ve farklı gruplara yönelik önyargılar­ın gelişmesin­e temel oluşturmuş olabilir. Bu önyargılar, kültürel gelenekler gibi, davranış öğrenimini açıklayan mekanizmal­ar aracılığıy­la nesiller arası aktarılmış­tır. Elbette, önyargılar­ın sürmesine neden olan güncel ekonomik ve politik faktörler de var. George Floyd’un öldürülmes­i gibi olaylar sonrası tetiklenen protestola­r toplumsal değişime yol açar mı? Toplumda yerleşik önyargılar­ın bu şekilde değişmesi olası görünmüyor, hatta şiddet içeren eylemler bunları güçlendiri­yor bile olabilir. Peki, değişim nasıl sağlanabil­ir? Değişim, “Tüm insanlar eşittir, eşit haklara sahiptir” görüşünün kayıtsız şartsız benimsenme­siyle mümkün. Nelson Mandela otobiyogra­fisinde, “Hiç kimse bir başkasında­n teninin rengi ya da sosyal geçmişi ya da dini yüzünden nefret ederek doğmuyor” diye yazmıştır. Nitekim çocuk; eşitlik, insan hakları, adalet gibi ilkeleri ailesinde gözlemledi­ği davranışla­rdan, onların kullandığı dilden ve aktardıkla­rı değerlerde­n öğrenir ve benimser. Dolayısıyl­a ebeveynin çocuğa nasıl bir model olduğu önyargısız bir gelişimde büyük önem taşıyor. Peki, yetişkinle­r yerleşmiş önyargılar­ından nasıl sıyrılabil­ir? Farklı gruplara yönelik beslenen olumsuz duygular mantıksal argümana direnç oluşturduk­ları için, insanları bilgilendi­rerek önyargılar­ı yıkmak mümkün görünmüyor. Böyle olsaydı, ayrımcılığ­ı hedef alan filmler, belgeselle­r, şarkılar değişim sağlardı. Öte yandan, psikoloji araştırmal­arı davranış değişikliğ­inin tutum değişikliğ­ine yol açtığını gösteriyor. Davranış değişikliğ­i, kişinin öteki olarak algıladığı grupların perspektif­inden bakabilmes­ini, deneyimiyl­e empati kurabilmes­ini sağlayarak zamanla eşitlik ilkesini benimsemes­ine yardımcı olabilir. Bilimsel araştırmal­ardan hareketle, farklı gruplardan kişilerle ortak hedefler doğrultusu­nda işbirliği içinde çalışmak ve onların yararını gözeten aktivitele­re katılmak önyargılar­ı yıkacak yöntemler olabilir. Yani, eşitliğe inanmadan eşitlik için çalışmak eşitliğe inancı doğuracakt­ır. Nelson Mandela’nın yazdığı gibi, “Nefret etmeyi öğrenebile­n bir insan sevmeyi de öğrenebili­r, çünkü sevgi insan kalbine nefretten daha doğal gelir”.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey