Arz güvenliğini sağlayacak uzun vadeli yatırımlar için piyasaya güven gerekiyor

Sektör Ekleri - - ANASAYFA -

Enerrjide oluşan arz fazlası, tarife yapısından kaynaklı fiyat baskısı ve öngörülebilirlik konusunda yaşanan olumsuz gelişmeler, son yıllarda piyasa işleyişinde sorunlara neden oldu. Söz konusu etkenlerden dolayı sektörün gelişiminin yavaşladığı gözlemleniyor. Oysa enerji yatırımlarının gerçekleşme süreleri dikkate alındığında, gelecekte oluşabilecek arz güvenliği sorunlarının bugünden hesaplanarak, uzun vadeli yatırımların sürmesi sağlanmalı. Bunun için de piyasaya güvenin artması gerekiyor.

Enerji, globalde olduğu gibi Türkiye’de de çok önemli bir yere sahip sektörlerden birisi ve enerji sektörü yapısı gereği birçok alt sektörden oluşuyor. Bu alt sektörler akaryakıt, elektrik ve doğalgaz olarak sayılabilir. Etd’nin faaliyet alanı içinde ise temel olarak elektrik ve doğalgaz alt sektörleri öne çıkmakla beraber elektrik piyasasının diğer piyasalara oranla daha gelişmiş olması nedeni ile elektrik ticareti konusu öne çıkıyor. Türkiye elektrik sektörünün büyümesi büyük ölçüde sanayinin gelişimine ve perakende satış piyasasının gelişimine bağlı. Dolayısıyla sektörün gelecekteki potansiyeli açısından, ekonomik büyümenin gelişi- mi ve maliyet bazlı fiyatlandırma kayda değer önem taşıyor. Toptan ticaret piyasasına bakıldığında ise özellikle VİOP ve brokerler aracılığıyla ticaret yapılan tezgah üstü piyasadaki hacmin yeniden artış trendine girmesi önemli. Bu pazarların derinliği, sağlıklı vadeli fiyat oluşumu için ve bunun neticesinde yatırımcıların sektöre ilgisini artıracağı için hayati değer taşıyor.

Diğer taraftan enerji sektörünün gelişimi, genel ekonomik büyüme ile doğrudan ve çok yakın ilişki içinde. Bu sebeple özellikle elektrik piyasasındaki büyüme hedefleri de Türkiye’nin globaldeki ilk 10 ekonomi arasına girmesininhedeflendiği2023vizyonuile doğru orantılı. Bu kapsamda elektrik tüketiminin 2023 yılında 400 TWH arasında gerçekleşmesi beklenmekte, bunu karşılamak için ise kurulu gücün aynı döneme kadar 100 bin MW’A ulaşması hedefleniyor.

Yenilenebilir enerjide kaynak çeşitliliğinin artması hedefleniyor

Ülkenin elektrik üretim portföyünün gelişimiyle birlikte hedeflenen bir diğer husus ise özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının ağırlığının artırılması suretiyle kaynak çeşitliliğinin sağlanması. Bu bağlamda uzun dönemde Türkiye’nin elektrik üretim portföyünün yüzde 30 hidrolik, yüzde 30 termik, yüzde 30 yenilenebilir ve yüzde 10 oranında nükleer kaynaklar olarak dengelenmesi hedefleniyor. Son yıllarda özellikle talep artışında görülen yavaşlama ve yenilenebilir enerji yatırımlarında ilerlemenin istenen hızda devam etmemesi sebebiyle, hedeflenen rakamlara ulaşmanın biraz daha uzun sürmesini bekliyoruz.

Türkiye’nin kurulu gücü, 10 yıl öncesindeki kapasitenin iki katına ulaştı. Dağıtım özelleştirmelerini de göz önüne alırsak, elektrik enerjisi sektöründe yapılan bu yatırımın kayda değer bölümünü özel sektör gerçekleştirdi. Ancak son birkaç yılda, özellikle oluşan arz fazlası, tarife yapısından kaynaklı fiyat baskısı ve öngörülebi- lirlik konusunda yaşanan olumsuz gelişmeler ile bunun piyasa işleyişinde oluşturduğu sorunlar nedeniyle sektörün gelişiminin yavaşladığı gözlemleniyor. Oysa enerji yatırımlarının gerçekleşme süreleri dikkate alındığında, gelecekte oluşabilecek arz güvenliği sorunlarının bugünden hesaplanarak gerekli yatırımların sürmesi sağlanmalı.

Bu trendin devam etmesi için, yatırımcıların geleceğe dönük öngörülerini yapabilmelerini sağlayacak doğru ve güvenilir referans fiyatların oluştuğu yüksek hacim ve derinlikli piyasa yapısı ve işleyişini sağlamak bir zorunluluk. Bunun için şeffaflık, regülasyon öngörülebilirliği ve kamu şirketleri dahil tüm piyasa katılımcılarının piyasa koşullarında gerçekleşecek maliyet bazlı fiyatlandırmayı esas alarak aktivitelerini sürdürmeleri gereken şartlardır. Bu şartlar ve sonuçların bütünlüğünün sağlanabilmesi ve sürdürülebilmesi açısından başta piyasada hâkim durumdaki kamu unsurları başta olmak üzere tüm paydaşların ortak iradeleri ve etkin iletişimi büyük önem taşıyor.

Elektrik sektörünün genel performansına bakıldığında kurulu güç, 2017 yılında 5 bin 512 MW artışla yak- laşık 83 bin 275 MW’A ulaştı. Bu da 2016 ile kıyaslandığında yüzde 7 artışa işaret ediyor. 2018 yılının ilk yarısında ise 3 bin 691 MW ilave kapasite ile kurulu güç 86 bin 966 MW mertebesine geldi. Tüketim tarafında bakıldığında ise 2017 yılında gerçekleşen yaklaşık 15 TWH artışla 290 Twh’a ulaştı. Bu durumda tüketim artışı yüzde 6 civarında oldu. 2018 yılının ilk yarısında ise tüketim miktarı 141 TWH olarak ölçüldü. 2017 yılının ilk yarısında gerçekleşen 138 TWH ile kıyaslandığında bu yılın ilk yarısında tüketimde yüzde 2 artıştan bahsedilebilir.

Hem Türkiye’de elektrik üretimindeki ağırlığı hem de son dönemde yaşanan gelişmeler göz önüne alındığında doğalgaz tüketimine de göz atmak faydalı olacak. 2016 yılında 46.3 milyar metreküpün üzerinde olan rakamın2017yılında53.8milyarmetreküp olarak gerçekleştiği görülüyor. Bu durum da yaklaşık yüzde 16 artışa işaret ediyor. 2018 yılı için EPDK tarafından ilan edilen tüketim tahmini ise 54.5 milyar metreküp. Mayıs sonu itibarıyla gerçekleşen tüketimin 23 milyar metreküp olduğu göz önüne alındığında, yıllık tüketimin 2017’nin değerlerine yakın seviyelerde gerçekleşmesinin beklenebileceği görülüyor.

TAMER ÇALIŞIR

Enerji Ticareti Derneği (ETD) Başkanı

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.