NEDİM ÖZGEN’İ BEKLERKEN

Yacht - - SEVGİLİ TEKNEM -

“Adam teknenin adını, kızının da adı olan İnge koymuş. Mevcut direği ve armayı, 18 metrelik karşılıklı yapıştırılmış direkle ve 80 metrekare yelken taşıyan markoni armayla değiştirmiş. Kapitone kumaş kaplı ve iki adet ranza yatağın bulunduğu iç alana karışmamış. Babama bir arkadaşı İnge’nin fotoğrafını vermişti: Gurcatasında Gamalı Haç bayrağı dalgalanıyordu. Atatürk’ün Fenerbahçe’de çekilen bir fotoğrafında da İnge görünür arkada. İnge’nin bir sonraki sahibi Prens Abbas Halim’miş. Tekneyi almış, Suadiye İskelesi’nin bitişiğindeki yalısının önüne bağlamış ve adını Serap koymuş. Kuluçkaya yatmış gibi kımıldamadan dururmuş Serap. Bu yüzden İnge olarak tanınmaya devam etmiş. 1944’te babam Prens’in tekneyi satacağını işitmiş. Botla görmeye gitmiş fakat yanlış alarm… 1945’te Fenerbahçe Koyu’nda yarı batık vaziyette bulduğu Yavru isimli tekneyi almış. Yavru, babamdan sonraki sahibi Prof. Dr. Süleyman Dirvana’nın koyduğu Seddülbahir ismiyle bilinir.

İnge’nin yazgısı babama kadar gerçekten düzensizmiş. Yıllar sonra Prens Abbas Halim’den tekneyi Tuzla Jeep Fabrikası’nın ortaklarından Ferruh Verdi almış. 1956’da Ferruh Bey ve İnge talihsiz bir kaza yaşamış. Babam o zaman Horoz isimli teknesini satmış, hâlâ İnge’yi istiyormuş. İnge Fenerbahçe’ye Mustafa Kaptan’ın mekânına getirilmiş; üstü örtülüp terkedilmiş. 1957’de babam yakın arkadaşı Athar Beşpınar’a İnge’yi inceletmiş. Athar Amca onaylayınca, sonunda Ferruh Bey’den 36 bin liraya satın almış. Karada havuzluğun tabanı açılmış, 1 metreye yakın derinlikteki kıç omurganın tozu toprağı atılmış. Altın, bakır olduğu için temizliği denizde halledilmiş. İstanbul’da bilinen ilk naylon halat da İnge’nin mavi iskotasıymış; satarken onu babama vermemişler.”

Atatürk, Fenerbahçe'de. Arkasındaki teknelerden biri de Inge.

Sene 1970. Levent, Fenerbahçe sularında süzülüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.