5. SAHABELERİN İLİM-İBADET VE TEFEKKÜRLERİ:

Yeni Asya - - DÍZÍ -

Sahabeler Peygamberimize (asm) nazil olan Kur’ân âyet ve sûrelerini öğrenme ve öğretme konusunda çok gayretliydiler. bir âyetin nâzil olduğunu duydukları zaman hemen “acaba Yüce allah ne buyurdu?” diyerek heyecanla öğrenmeye koşarlardı. Öğrendikleri zaman da yine aynı heyecanla duymayan ve işinden dolayı gelemeyen kardeşlerine ulaştırmayı büyük bir ibadet sayarlardı. Çünkü o dönemde Kur’ân-ı Kerîm’i öğrenmek ve öğretmekten başka ibadetler ile emredilmemişlerdi. aynı heyecan ve gayretle evlerinde gizli olarak eşlerine, çocuklarına ve komşularına Kur’ân öğretirlerdi.

Peygamberimiz de (asm) bu hususta sahabelerini teşvik ederlerdi. bir defasında iki kardeşten birisi Peygamberimize (asm) gelerek diğer kardeşini şikâyet etti. “Kardeşim bana yardımcı olmuyor. ben tek başına işlerin çoğunu yapmak durumunda kalıyorum. O ise devamlı sizin yanınıza gelerek beni yalnız bırakıyor” dedi.

Peygamberimiz (asm) buyurdular:

“Umulur ki sen onun sayesinde rızıklanıyorsun. Öyle bırak onu ilim öğrensin, başkalarına da öğretsin. Sen de ilim yönünden ondan faydalanmaya bak” buyurdular.

Peygamberimiz (asm) kendisine bir şeyler öğrenmek için gelenleri de tebrik eder ve teşvik eder, şöyle derdi:

“İlim öğrenmek için yanıma gelene merhaba! İlim öğrenmek için yola çıkan kimseye melekler arkadaş olurlar. etrafını kuşatırlar ve sevinçlerinden kanatlarını onun ayakları altına sererler. O kişiyi görmek ve tebrik etmek için gökleri birinci katına kadar birbirinin sırtına çıkarlar.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.