DEVLETTEKİ İSRAFI KİM TESBİT EDECEK?

Yeni Asya - - BAŞ SAYFA - [email protected] Faruk Çakır farukcakir53

Yine güzel bir çalışma yapılmış ve Türkiye’deki israf belli ölçülerde ortaya konulmuş. ‘Belli ölçülerde’ diyoruz, çünkü Ticaret Bakanlığı’nca yapılan ‘Türkiye İsraf Araştırması’ devletteki israfı dikkate almamış.

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda bir araştırma şirketi ve Hacettepe Üniversitesi akademisyenleri iş birliğiyle Türkiye genelinde 26 ilde 2 bin 209 tüketici ile anket yapılmış ve tesbit edilen bilgiler ortaya konulmuş. “2018 yılı Türkiye İsraf Araştırması”sonuçlarına bakıldığında israf anlayışında pek değişiklik olmadığı, bilhassa gıda israfının büyük ölçüde devam ettiği görülüyor. Tabiî ki bu tablo “Müslüman Türkiye”ye yakışan bir tablo değil. İsraf konusunda ölçü bellidir: Evimizin önünden nehir ya da dere aksa ve biz buradan abdest alsak yine de suyu israf edemeyiz.

Araştırma, aylık ortalama hane giderleri, konut, otomobil ve eşya sahipliği, kişilerin israf algısı, gıda, ekmek, giyim tüketim davranışı ve israfı, geri dönüşüm kavramının toplumdaki yeri, kişilerin tasarruf, birikim ve borçlanma davranışları gibi pek çok başlıkta önemli tesbitler ortaya koymuş.

Aynı araştırma ile 2017 araştırma sonuçları dikkate alındığında bitirilemeden çöpe atılan yemek miktarında artış olduğu tesbit edilirken, gıdaların tüketilmeden çöpe atıldığını belirtenlerin oranı yüzde 22,8 olmuş. İsraf noktasında gençler de iyi örnek olmamış. Araştırmaya göre kişiler haftada ortalama iki adet ekmeği çöpe atıyor. Bir israf yolu da cep telefonları olmuş. Buna göre ortalama 3,7 yılda bir cep telefonu değiştiriliyor.

Tesbit edilen konulardan biri de Türkiye’de ‘ortak araç kullanımı’nın çok düşük seviyelerde kalmış olması. İşe girip gelirken “toplu ulaşım araçları” tercih ediliyor, ama arkadaşımızı, komşumuzu, mahallelimizi aracımıza alıp yol üstündeki işyerine bırakma alışkanlığımız yok. Tasarruf aracı olarak altının tercih edilmesi de ayrı bir tesbit. (AA, 12 Ocak 2019)

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde, araştırmayla israfın büyüklüğünün tesbit edildiğini ve bu konuda kamuoyu bilincinin arttırılması gerektiğini hatırlatmış. Pekcan, vatandaşların tasarrularını finansal sistem içerisinde nasıl değerlendirmesi gerektiği konusunda farkındalık oluşturulmasının önemine de işaret ederek, “15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla bu yıl 22’ncisi düzenlenecek Tüketici Ödülleri Programı kapsamında ‘Tüketici Özel Ödülü’nün verilmesinde tematik bir yaklaşım benimsendi. Bu yılın temasını ‘İsrafın Önlenmesi ve Sıfır Atık’ olarak belirledik” demiş.

Çok güzel. İsrafın bir dert olarak ortaya konulması ve bu hususta araştırma yapılması elbette alkışlanacak bir tavır. Fakat israf ile mücadele için sadece araştırma yapmak yeter mi? Bu araştırmaların mutlak surette uygulamalar ile desteklenmesi gerekir.

Hepsinden daha önemli olan bir nokta daha var, o da şudur: Bu araştırmada bir satır olsun devletteki israfa dikkat çekilmemesi, bu meselenin araştırılmamış olması çok büyük bir hata değil mi? Elbette ekmekteki israfı araştıralım, konuşalım ve çare arayalım. Ama bundan çok daha tehlikeli olan devletteki israfı görmemek olur mu? Devlet hiç israf yapmıyor mu ki böyle bir araştırmada tek satır bilgi yer almamış?

Bu bize ders olsun ve sadece devletteki israfı ortaya koyacak çok daha geniş, çok daha ayrıntılı bir araştırma yapalım. Bunu başarabilir ve devletteki israfın sınırlarını tesbit edebilirsek büyük bir hayra imza atmış oluruz.

Asıl ve büyük israfın devlet kademelerinde olduğunu bilmeyen var mı? Peki o halde devletteki israfı kimin tesbit edip çare bulacağını sormak hakkımız değil mi?

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.