ÖZEL GENÇLER!

Yeni Asya - - BAŞ SAYFA - Sebahattin Yaşar [email protected]

‘Ö zel gençler’ deyip özel bir vurgu yapınca, hemen kim bu ‘özel’ler sorusu akla geliyor. Çeyrek asrı bulan bir zaman diliminde hep ‘özel’ insanlar olan, ‘gençler’le ilgilenince ister istemez o ‘özel’ insanlara dair ‘özel’ sorular ve konular da artmaya başlıyor.

Genci olup da,‘no-problem’diyen yok. Tabiî konunun da çok değişik boyutları bulunuyor. Kimse için birkaç tesbit, birkaç kabukta cümle, birkaç doğruyu içinde barındıran tedavi yeterli gelmiyor. Olay çok yönlü, çok temelli ve çok farklı dinamikler kullanılarak ele alınması gerekiyor.

Gencin içinde büyüdüğü aile, ailenin içinde olduğu toplum, toplumun içinde olduğu iç ve dış dinamikler; yaşanan coğrafi yapı, sosyo-ekonomik doku, burada yaşayan, şahsa bir şekilde temas eden eğitici unsurlar, ortamdaki insanların okuma yazma oranı, beslendikleri maddî-manevî dinamikler, şahısları etkileyen ideolojik ve fikir akımları gibi onlarca derin madde içerisinden orada yaşayan gençlerin problemlerine bir takım çareler üreteceksiniz; gel de çık çıkabilirsen işin içinden. En önemli şey de, kolaya kaçmayacaksınız!

Anne baba ve eğitimciler için, ‘gencin kafasındaki dünya algısı içine girmeden’ onu anlamak kolay gözükmüyor. Olayın her genç dünyasındaki karşılığı farklı. Kimileri aynı şartları sıçrama vesilesi yaparken, kimileri o şartlarda boğuluyor.

Konuyu, ‘İman hizmeti ve gençlerimiz!’ yazımıza gelen isabetli yorumla tamamlayalım:

“Gençlerin her birinin problem bileşenleri farklı farklıdır. Bu özel ihtiyaçlara göre genel çözümler deva olmuyor…”

Yerinde ve doğru bir tesbit. Bu gün tıp alanında bile kişiye özel tedavi Dünya’nın gündeminde. Risalede bu konu ile ilgili ilginç bir cümle var. Onu paylaşmak istiyorum. O cümle şu: “…maddî ve mânevî, cevherî-arazî, herbir şeyin, herbir insanın hakikati, birer ismin nuruna dayanır ve hakikatine istinad ederler.” (26. Söz.)

Her insanın hakikati bu merkezde iken; bütün insanları aynı kategoriğe koyup eğitim vermek doğru mudur? Her insanın hakikati ilâhî bir ismin nuru ve yansıması olduğuna göre, her insanı ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Her bir insan farklı bir âlemdir. Kabiliyetleri, duyguları, zevkleri ayrı ayrıdır. Her insan farklı bir ilâhî program ve şifreler yumağıdır. Her insanın bakış açısı, idrak durumu, merağı, eğilimi farklıdır. Bu farklı özelliklere göre muhatap olmak fıtrat gereği değil midir? Konuya dikkat çektim. Gerisi eğitimcilerimizin irfanına kalmış.”

Gençlere ulaşmak düşünüldüğü kadar kolay değil. Bu ‘özel’ ders, genci olanlar ve gençle olanlar için çalışılmayı bekliyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.